Zonguldak

Harika bir nostalji. Üniversite okuduğum şehirde üniversite’de tanışıp aşık olduğum adamla el ele gezmek. Yıldız kayarken dilediğim şeyler gerçekleşmiş. Gözümü o kayan yıldızın olduğu yere çevirip hınzırca bir bakış atmak gözyüzüne. Zonguldak özlenmişti, uzun zamandır gidilip görülmemişti. İyi oldu bu hafta sonu kaçamağı. Önce Bartın’a gittik hayırlı bir iş için sonra da kendimizi Zonguldak’ta bulduk.

fener'den bir manzara

Yollar karla kaplıydı. Çam ağaçlarına kar çok yakışıyor. Yol üzerinde inip fotoğraf çektiremedik ama aklım kaldı. Zonguldak ben yokken çok değişmiş. Üniversiteme ayrı bir giriş kapısı yapmışlar. Gima iken bol bol alışveriş yaptığımız şehrin en büyük marketinin üzerine bir sürü kat daha çıkmışlar. Arkasında Dedeman Otelinin inşaatı bitmiş harika bir deniz manzarasına bakan odalarında olmak istiyorum şimdiden.

Sahil yolu renklenmeye başlamıştı üzülmüştüm ben oradan mezun olurken. Hepten renkli bir hal almış. Bir sürü kafe şehre inen yolda güzel deniz manzarasına eşlik ediyor. Zaten Zonguldak Cumhuriyet ve Meşrutiyet caddesinden oluşan bir küçük şehir.

 

Öğrenciyken “Mecburiyet Caddesi ” derdik. Yarım saatte gezmesi dolaşması biten bu şehirden nefret eder İstanbulumuza dönmek için askerdekiler gibi gün sayardık. Gidince ve eğer güzel bir aşk da orada başlamışsa  kömürden karaların yolda yüzünüze yapışması bile kıymetli oluyor.

zonguldak üniversite

Fener’de deniz seyredilip güzel anılar canlandırıldı. Bir de 3 liraya 4 koca bardak çay içince ve deniz manzaralı evlerde insanların çok cüzi paralara kirada oturduğunu öğrenince, İstanbul sana gelen de pişman gelmeyen de dedim içimden…

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak