Yeni kararlar: Sağlıklı beslenme – Sağlıklı hayat – Sade ev

Bu yıl bitmeden bu sırayla uygulamak istediğim kararlarım bunlardı. Ama temmuz itibariyle başlama düşüncem biraz sekteye uğradı. Biraz da sıralama da değişiklik oldu ama hayat zaten sen plan yaparken başından geçenler değil midir?

Geçtiğimiz günlerde sevgili arkadaşımız Kahraman’ın Youtube kanalında nasıl sağlıklı beslenerek 33 kilo verdiğine dair bir vidoyu izlerken bulduk eşimle kendimizi. Hiç bir noktasını kaçırmak istemedim. Zaten Kahraman’ı da özlemişiz. Sohbet edermişiz gibi anlatıyordu. Keyifle izledik. Sonra hızımızı alamadık bir daha izledik. Eşimle göz göze geldik. ‘Biz de yapalım mı, Kahraman ne sağlıklı gözüküyor’ dedik. Ve ertesi gün başlamaya karar verdik.

Sonra yanlışlıkla eve almış bulunduğumuz 4 ekmek aklımıza geldi. Ve ertesi sabah kahvaltısına da misafirimiz olacaktı. Bir sonraki gün başlayalım madem, dedik. Ama çok kararlıydık. Kararımızdan vazgeçmemek için “çıpa” olsun diye Instagram, Twitter ve Facebook’ta aşağıdaki iletiyi paylaştık.

Böylece kaçamayacağımızı düşündük. Çünkü daha önce bir çok kez bazı bazı yanlışlıkla bazı bazı da ‘amaan sonra başlarız’ diyerek bu sağlıklı beslenme hayallerinden caymıştık. Şimdi ise 15 gündür her şey gayet yolunda gidiyor. En azından bir ayı doldurmayı ve olumlu bir sonuç alırsam sizi beslenme şeklimle ilgili bilgilendirmeyi istiyorum. O yüzden yazının geri kalanını buradan bir diyet listesi alma amacıyla okumaya devam edecekseniz yollarımız burada ayrılıyor. Diyet listesi yok ama yaptığım bazı değişikliklerden bahsedeceğim. Benim bile bir diyet listem yokken size nasıl bir liste çıkartabilirim ki.

Bu yazı da size bu kararların neyi içerdiğini ve bu kararların sonuçlarından neler beklediğimi anlatacağım.

Sağlıklı hayat – sağlıklı ev aslında benim ilk ele almak istediğim konuydu. Ali doğduktan sonra beslenme şeklimi değiştirmekle ilgili bir karar almıştım. Ali hareketlendikten sonra ise evimizin daha güvenli ve hijyenik bir alan olması gerektiğini düşünüyordum. Ama nasıl başlayacağımı bilemiyordum. İlk başvuru kaynağım kitaplar, forumlar oldu. Daha sonra organik temizlik ürünleri ile tanıştım. Fermente ürünlerden yapılan temizlik ürünlerini araştırdım. Şu an evde kimyasal içeriği olmayan çözünebilir ürünler ile ev temizliği işini halletmiş bulunuyoruz. Bu karar bana Ali için daha güvenli bir ev ortamı sunmamı, doğaya daha az zarar vererek diğer çocuklara da daha güvenli bir dünya sağlamaya kendi çapımda destek olmamı sağlayacak. Sağlıklı ev, eve alınan ürünlerin paketi gıda olmaması, plastik tüketimini azaltma, en azından bakkala markete giderken market poşeti yerine bez torba ve file kullanma gibi minik kararlar içeriyordu. Bu konu benim algıladığımdan oldukça derinmiş biraz okuyup araştırmam gerekiyor o yüzden şimdilik sağlıklı beslenmeye odaklandım.

Nedir bu sağlıklı beslenme?

Önce bir buzdolabı, kiler temizliği ile başlıyoruz. Reçeller, şekerli ürünler, sucuk, sosis, salam, çikolatalar, paketli gıdalar her türlü salata sosu, barbekü sosu, makarna sosu, bilimum unlu gıda, bisküviler, kekler, cipsler, asitli içecekler, meyveli içecekler, light yemekler, makarnalar hepsi dışarı. E ne kaldı, der gibisiniz bakıyorum. Doğrudur. Dolap çokça boşaldı. İçeri girenler taze sebze, ev yapımı yoğurt, tam yağlı süt (ben çiğ süt alıp yoğurt yapıyorum) bol bol yumurta, kestane balı, pastırma, klasik peynir, zeytin, limon, tavuk, balık, kuzu eti, fermente turşular, bol çeşitlerle bakliyat, kefir, tereyağ, zeytinyağı, ceviz, badem, fındık, fıstık, baharatlar. Sonuç olarak sağlıklı yemekleri içeri, sağlıksız içinde ne olduğu belli olmayan, boyalı, tütsü aromalı, abuk subuk yağlar ile yapılmış paketlenmiş yemekler dışarı.

Ev yemeği yapar hale geleli çok oldu. Çünkü Ali var artık. Daha önce kebap, pizza, köfte ekmek, sosisli sandviç, hamburger, mantı döngüsünde yaşayıp giderdim. Şimdi bu listeden ancak köftemizi evde yapıyoruz. Diğerleri ile vedalaştık. Ev yapımı köftenin içinde de ne var ne yok biliyorum. Yağda kızartmıyorum. Demir tencere – tava dönemine geçtik. Yemekleri dökme demir tencerelerde pişiriyorum. Gerçekten tadı inanılmaz farklı oluyor. Sulu yemek dediğimiz yemekler için salçaları dahi evde kendim yapıyorum. O kadar basitmiş ki bugüne kadar aldığım salçaları bilseydim almazdım. En sevdiğim yemeklerden biri közlenmiş kırmızı biberdi. Hani şöyle cam kavanozlarda satılır ya. Artık onu da evde kendim yapıyorum. O cam kavanozun içinde buzdolabında donmayan, yağa benzeyen ama nedense donmayan bir sıvı vardı. Aklıma geldikçe ben bunu bunca sene nasıl yedim diyorum. Pişirdiğim yemeklerin içine zerdeçal, karabiber, sarımsak, kaya tuzu, kuru zencefil koyuyorum. Kakule, kişniş, kimyon, muskat ekliyorum. Yemeklerin tadını baharatlar çok değiştiriyor. Sağlıklı yemekler hazırlayacağım diye gurmeliğe doğru gidiyorum hakkımızda hayırlısı.

‘Eve ekmek girmiyor’ dediğim zaman, ‘hiç mi yemiyorsunuz?’ diyor insanlar. Evet hiç yemiyoruz. Çünkü yersek kısa bir süre sonra karnımızın acıkacağını, insülin seviyelerimizin değişeceğini biliyoruz. Nereden biliyoruz, test ettik. Açlık kan şekerim 100’lerden 80’e düştü ekmekli hayatta 100-105 bandındaydım. Bu gizli şeker demek oluyor. Akşamları bulgur yiyerek, et dahil bir çok yediğime limon sıkarak bir kısım düşürmek mümkündü, daha önceki deneyimlerimden biliyorum ama hiç 80’e kadar inmemişti. Düşük insülin seviyeleri sağlık için çok önemli. İnsülin seviyeleriniz yüksekse bu daha iştahlı bir insan olmanızı ve enerjinin harcanamayıp yağ olarak toplanmasını sağlıyor. Yani hem şişmanlıyorsunuz, hem haliniz yok, hem iştahınız açık, daha da şişmanlıyorsunuz. Büyük bir döngüye giriyorsunuz. Halsizlik, istediklerinizi yapacak enerjiyi bulamama, uyku hali ve depresyon. Sanırım çağımızın hastalığı insülin direnci olmalı. Çok şükür kurtuldum. Bundan kurtulmak için ne yenmeyecekse yememeye razıyım. En sevmediğim şey potansiyelimi değerlendirememek çünkü.

Bu beslenme biçimiyle hızlı bir biçimde 6 kilo verdim. Henüz 15 gün oldu. Vücudum günde 1 kiloluk ekmekleri yemeyi ve akşam kurabiyelerini kesince birden şoka girdi sanırım. Yoksa böyle hızla incelmeyi beklemiyordum.

Yemek böyle, peki ya içme kısmı? O da şu şekilde evde yarım litrelik şişeler var. Bazısının içine tarçın, bazısının limon ve maydonoz, bazısının da nane katıyorum. Böyle sıra sıra geceden diziyorum. Geceden bir şişe suya da kahvaltıdan önce içilmek üzere ceviz atıyorum. Böylece 2 litrelik değişik aromalı sularım oluyor. Dışarı çıkarken yanıma alıyorum. Dışarıda biterse normal su ile devam ediyorum. Günde 3 litreye yakın sadece su içiyorum bu şekilde. Bir de sıcak içecekler ya da yemeğe eşlik edenler var. Sabah kahvaltılarından çayı kaldırdım. Çay benim için şekersiz içildiğinde bir işe yaramayan bir içecek. Akşam yemeklerinde ise kefir ya da ayran içiyorum. Öğlen bazen ceviz ve fındık ile beraber süt içiyorum. Gece yatmadan kitap okurken bana eşlik etsin diye de ıhlamur içiyorum. Daha ne olsun.

Karnım acıkmıyor, kendimi iyi hissediyorum, yataktan dinç kalkıyorum, ve kıyafetler bol geldikçe de ‘vay be’ derken buluyorum kendimi.

Şimdi evde kendi temizlik malzemelerimi yapacağım ya da bu şekilde yapılan malzemeleri kullanacağım bir sağlıklı hayat ve eşyalarımın çoğunu elden ve aklımdan çıkartarak daha minimal bir hayata döneceğim sade ev projesi var. Bakalım yıl bitmeden o konularda da aldığım kararları uygulamak istiyorum. Umarım başarılı olabilirim.

Sağlıklı beslenme ile günlüğümü instagram’da @bernamutluaytekin adresinde #bmailesagliklibeslenme etiketi ile paylaşıyorum. Takip etmek yazımdaki isterseniz koyu renkli yerleri tıklamanız yeterli.

Yine destan yazdım, vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler. Siz de aramıza katılmak isterseniz sayfaya yorum bırakmayı ya da sosyal ağlardan beni bulmayı unutmayın.

Berna Mutlu Aytekin
Please follow and like us:

5 yorum

  1. gülizar   •  

    Okurken biranda gaza geldim ve bende su hazirladim icine tarcin attim yarin benim icinde daha temiz bir gun olucak ve devami gelicek insallah opuyorum sevgiler

  2. Şahika   •  

    Bir solukta okudum! Bugünlerde sadeleşmeye çalışan ben de yeni kararlar almaktayım.. umarım seninki de daim olur:)

  3. Zeynep Sönmez   •  

    Süpersiniz Tebrikler devamını getirin ins

  4. bir hayal kur   •  

    Merhabalar. Bir cirpida okudum yazinizi. Tebrik ediyorum harikasiniz:) olur bu iş. Azmin ve kararin elinden ne kurtulmus hele bir de somut olarak sonucunu gorunce daha bir guzel:)
    Sevgiler.

  5. NADİDE   •  

    helal olsun çok başarılı bir yazı başarılarınızın devamını diliyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir