Apartman yangınından nasıl kurtulduk?

Dün cuma idi. Ali’nin kreşte yangın tatbikatı vardı. Perşembe günü de okulda konu yine itfaiye imiş. Evde yangın çıkınca itfaiyeyi aramak gerek konulu bir hikaye ile çocuklara bilgi vermişler. Ali okuldan dönerken heyecanla anlatıyordu “tencerenin içinden alevler yükseldi, yükseldi en tepelere ulaştı”

Öğretmenlerin çocuklara bu şekilde bilgi aktarımlarını seviyorum. Pekiştirerek tüm haftaya konuyu yaymak mantıklı. Bu hafta demek ki yangın ve itfaiye konusuna değinmişler. Ne güzel. Ne bilelim yangın tatbikatının kralı bu akşam bizim evde olacak.

Cuma akşam saatlerinde hep beraber yemeğimizi yedik. Ali banyosunu yaptı. Tam uyumak üzereydi ki apartmandan sesler gelmeye başladı. Kavga çıktı sandım. Çünkü iki kişi bağırışıyordu. Ali’yi yatak odasına aldım. Kapıyı açıp polisi aramak gereken bir durum var mı onu öğreneyim dedim. Kulak kabartacaktım sadece. Sanırım çöp konusundan dolayı bir tartışma yaşanıyordu. Hangi komşular birbirine girmiş ki, diyerek söyleyene söylene kapıyı açtım. Birden evin içi kötü bir kokuyla doldu. Kağıt yakmışlar, dedim eşime. Apartman fena kokmuş. Balkona çıktım ki bir kalabalık bizim binaya doğru bakıyor. Pardon ne oluyor acaba dedim. Sesimde bir meraklı teyze tonlaması. O kadar aklıma getirmiyorum ki. Yangın var dedi komşular. Tekrar apartman kapısını açtık her yer gri dumanla kaplıydı. Pijamalarını giymiş olan oğlumuzun üstüne 2 kat kıyafet geçirdim. Giydirmek eylemi tam olarak yaptığım şeyi kapsamıyor. Resmen zorla kafasından kollarından kazağını geçiriverdim. Aynı şekilde ayağıma cepleri çok olan pantolonumu geçirdim. Bilgisayarımı, kapının girişinde Ali’nin eşyalarının hazır olduğu çantaya tıkıştırdım. İlaçlarını ceplerime tıkıştırdım. Prizdeki şarj aletini ve feneri cebime attım. Ali’nin dolabından katlanmış, ütülenmiş atletlerden iki tanesini ıslatıp elimize aldım. Ağzımıza tuta tuta aşağıya indik. Hepi topu 5 dakika sürmüştür hazırlanmamız. Biz ayakkabılarımızı giyerken siren sesleri duyuldu. Yalnız bizim ev 4. katta. Ve aşağıya inişimiz o kadar zor oldu ki. Apartmanın yaşlı nüfusu oldukça yüksekmiş. Bir de meraklı olduklarını belirtecek olursam gerçekten yol vermemeleri sayesinde aşağıya inene kadar is içinde kaldık. Ali zaten hemen kapıda öksürmeye başladı. İndik bahçede soluklandık. Ön tarafa geçtik. Kapıda 4 tane itfaiye arabası ve göl haline gelmiş kaldırımın üzerinde kıyafetlerini değiştiren itfaiyecileri gördük.

Yangın 2. katta çıkmış. Apartmanda yangın alarmı ötmedi. Duman dedektörü yok. Yangının çıktığı yer yangın merdivenine çok yakındı ve orası epey duman olduğu için inmemiz gereken yerden inemedik. Aşağı indiğimizde apartman yöneticisi ya da yetkili birini göremedik. Gece saat 9. Tam bir panik anı.

Biz annemin evi bize yakın olduğu için oraya geçtik. Ama inatçı apartman sakinlerinden bazıları tehlikenin geçtiğini düşünerek gece evde kalmış. Duman kokusu yüzünden uyuyamamış hatta rahatsızlanmış. Alev elbette korkutucu da duman da hiç ihmal edilecek bir şey değil. Azıcık dumandan bir şey olmaz değil. Azıcık dumandan çok şey olur.

Yazının burasına kadar okuduysanız bu yazı ile herhangi bir yangın durumunda sıcaklığın dakikalar içinde 260 dereceye yükselebileceğini, dumanın hızla üst katlara ulaşabileceğini, evden dışarı çıkmak için fazlasıyla acele etmeniz gerektiğini paylaşmak isterim.

Apartmanda evinizde dinlenirken bizim başımıza geldiği gibi bir durum başınıza gelebilir. Apartman içinde duman dedektörü, yangın alarmı, her katta kolaylıkla ulaşılabilecek yangın tüplerinin “çalışır durumda yangın tüplerinin” olduğundan emin olun. Ev halkı ile önceden böyle durumlar için bir planınız olsun. Bizde iş bölümü şu: Eşim ocak, fırın açıksa kapatıyor, doğalgazı kapatıyor, çocuğumuzu alıyor. Ben önceden hazırladığımız çantayı alıyorum, ceplerimi acil ihtiyaçlar ile dolduruyorum hızlıca evden ayrılıyoruz. Eğer aynı anda ayrılamaz isek sözleştiğimiz yerde buluşuyoruz. Acil ihtiyaçlardan kast ettiğim Ali’nin dönemsel ilaçları mendil, fener vb. Bunlar tam olarak evin ortasında duruyor, aramak bulmak için uğraşmıyorum. Zaten öyle bir zamanınız olmuyor.  Uykuda ya da banyoda yakalanmak da epey sıkıntılı ama elimizden geleni yapmış olalım da gerisi takdir-i ilahi.

Yangın durumunda duman hızla yukarı ulaştığı için hızla aşağı inmekte fayda var. Ateş büyükmüş, küçükmüş. İtfaiye gelmiş fark etmiyor. Ateş söndürülse dahi eğer üst katlarda yaşıyorsanız bir an önce aşağı inmelisiniz. Yangın durumunda aşağı inerken yüzünüzü ıslak bir havlu, penye tshirt gibi bir bez ile korumaya almanız sağlıklı nefes almanız için ve olası bir patlamadan hasarsız kurtulmanız için önemli. Uyku sersemi 20 kilo bir çocuk kucakta iken göz gözü görmeyen merdivenleri inmek ve bu arada ıslak bir havluyu onun yüzünde tutmak bizi epey zorladı. O nedenle Ali’nin yüzünü şal ile sarmaladık.

Allah korusun eğer kıyafetiniz tutuştuysa yangın üzerinize sıçradıysa ıslak bir battaniye, havlu bastırarak üzerinizdeki yangını söndürebilirsiniz. Alt kattaki yangın ocaktaki alev alan bir yağ tavasından çıkmış. Şu an mutfak kullanılamaz durumda imiş. Söndürmeye çalışmak için suya yağlı tavayı tutmak çok acılı sonuçlara katlanmak demek. O yağlar sıçrar ve yakar. Ocaktaki tava alev aldığında tam olarak 2 dakikanız oluyor imiş. levler koşarsanız daha da şiddetlenecektir. Çıkartmaya çalışırken geç kalabilirsiniz. Üzerinizde söndürmeye çalışın ve yuvarlanmak da ateşi söndürmek için faydalı. Mümkünse su tutun tabii de, ben o seçeneğe ulaşamayacağınız durumlardan bahsediyorum.

Apartmanlarda yangın merdivenlerinin eşyalarla dolu olmaması da böyle bir durumda erken tahliye için çok önemli. Biz dün geceyi sıkıntısız atlattık. Ali’ye de tam bir yangın tatbikatı oldu. Allah beterinden saklasın, sizin de başınıza hiç bir zaman gelmemesi temennim. Tedbiri elden bırakmamak için bu yazıyı paylaşmak ve daha çok kişiye bu kötü geceye ait yaşadıklarımızı aktarmak istedim.

 

Görsel: saglam.com

Berna Mutlu Aytekin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir