Whiplash Oscar yolunda

Whiplash’in sinemaya geleceğini öğrendiğimden beri bir heyecanla bekliyorum. Çünkü içinde caz var, davul var. En sevdiğim. Oscar yolcusu olduğunu duyunca ise heyecanım resmen tavan yaptı. İki kere seyrettim. Sinemada seyretmeyerek güzelim müzik ziyafetini büyük ölçüde kaçırabilirsiniz. O yüzden mutlaka sinemada seyredin derim.

Whiplash nedir nasıl bir filmdir derseniz kısaca anlatayım:

Film Andrew’un (Miles Teller) müzik serüvenini anlatıyor. Andrew küçüklükten beri davul çalıyor. Tek istediği efsane olmak. Kendisi 19 yaşında önemli bir aşama kaydederek istediği yer olan Shcarffer Konservatuarı’nda okuma şansına kavuşuyor. Kariyeri için atacağı ikinci adım ise okulunda farklı eğitim politikası ile bilinen Terence Fletcher’ın (J.K. Simmons) dikkatini çekmek. Terence Fletcher’ın seçilmiş öğrencilerden oluşturduğu ‘studyo band’ine girmek hiç de kolay değil. Andrew buraya seçilmek için sürekli ders dışında da kendini geliştirmeye çalışıyor. Bir gün bu çalışmaları yaparken nihayet Terence Fletcher’ın dikkatini çekince kendisini zorlu bir sınav bekliyor. Seçilmek sadece bir başlangıç. Önemli olan orada kalabilmek. Eğitim ise hem pratik yaparak hem de psikolojik olarak hazırlanmak ile oluyor. Andrew bu eğitimi kaldırabilecek mi?

Filmi izleyen bir çok kişi filmin bir gerilim filmi olduğundan bahsetmiş. Açıkçası ben hiç öyle düşünmüyorum. Bunun dışında da oyunculuk çok iyi olmasına karşılık Oscar’a gidecek kadar da filmi başarılı bulduğum söylenemez. Hep bir şeyleri eksik geldi. Üstelik bazı olayların sonuçlarını da önceden tahmin edince pek de beni ters köşe yapmadı diyebilirim.

Yine bunun dışında yine bir çok kişi tarafından efsane bulunan final sahnesi de bana çok çok çok özel gelmedi. Bir çok konserde aradaki sololarda finalde bile değil bu performanstan daha güzellerini alkışladığımı biliyorum. Ayrıca final sahnesini de eksik bulduğumu söyleyebilirim.

Filmin içinde iki ya da üç farklı diyalog için çok iyi ve filmi özetliyor diyebilirim. Onları da buraya yazarak size spoiler vermiş olmak istemiyorum. Filmde Andrew’un kullandığı İstanbul – Bosphorus marka ziller ise gözünüze gözünüze çarpacak. Oscar yolunda bu kadarla var olmak da varmış. Olsun n’apalım.

whiplash

Filmin yönetmeni ve aynı zamanda senaristi olan Damien Chazelle‘in 85 doğumlu olması ve bu yaşta böyle bir başarıya imza atması dikkat çeken noktayı oluşturuyor. 30 Yaşında Oscar adaylığı çok keyifli olsa gerek. Filmin IMDb puanı 8.5. Ben o kadar vermezdim 8.1 belki. Oscar’ın gazı ile çok puanlanmış olabilir.

Diyeceğim o ki gaza gelmeden, beklentinizi yüksek tutmadan seyredin. Naif bir film, müzik seviyorsanız ritim duygunuz varsa çok seversiniz. Ama film olarak bakınca beklentimi o kadar da karşılamadı. O yüzden Oscar yolunda kendisine şans vermiyorum. Çok daha iyi filmler var. Onları da tek tek izliyorum. Yakında paylaşırım. Whiplash’in fragmanını usulca şuraya bırakıyorum.

Gidip de müziğe doyamadıysanız ise Özellikle Caravan ve Whiplash performansları için Spotify çalma listesini de aşağıda ayrıca paylaşıyorum.

Hayatınızdan müzik eksik olmasın. Şimdiden iyi seyirler…

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak