Yarışmak üzerine

Hali hatrı sayılır güzellikte bir otomobilin içindeyim. İşten eve dönüyorum karanlık ve ortalık sakin. Direksiyonun başındayım. Otomobil diyorum da deri koltuklar, uçak kokpiti gibi bir konsol, ben diyeyim 500 siz deyin 1000 beygir gücünde ve ben kırmızı ışığa yakalanmışım.

Yol boş o 90 saniyenin geçmesini bekliyorum. Yanımda bir araba. Modifiye edilmiş. Motoru iyice güçlendirilmiş. Abuk subuk sesler çıkarıyor. Belli ki gücü içine sığmıyor. O derece havalı bir hale gelmiş. Şöyle arkasında kanatları falan var. Egzoz çıkışı sayısı arttırılmış. Direksiyon başında heyecanlı bir genç. Yanıma yanaşıp var mısın kapışalım mı bakışı atıyor. Atıyor ve rekabet edecek gücü kendisinde bulduğu için nasıl mutlu, nasıl cin cin bakıyor gözleri. Hırs, azim hepsi var bu gençte. “Pistlerde görmek isteriz sizi” diyor bana bakan gözleri.

Yol müsait kimsecikler yok, gecenin bir vakti. Bassam gaza kapışır da benimle. Belli hayatını bu arabaya vermiş. Bu güzel hale getirmiş. Hem sabırlı hem azimli kendine rakip arıyor. Benim otomobili de görünce gözler kocaman oluyor tabi. Saniyeler geri sayıyor. Kapışacağımız için heyecanlı genç. Ayağı gazda kendisi de gaza gelmiş birazcık. Yeşil ışık yandığında çıldırmış gibi gaza basıyor. Bassın yakışır. Ben da sola sinyal verip evime doğru gidiyorum. Gaza basmayacaksam niye mi bu otomobile biniyorum? Ben bu otomobilin konforunu seviyorum.

Anlayana küçük bir yazı oldu. Saygılar sevgiler.

Görsel şuradan alınmıştır.

Berna Mutlu Aytekin

1 Yorum

  1. Yeşim Bilge   •  

    (: en azından vites boştayken gazı kökleseydin, nasıl da heyecan yapardı zavallı.

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak