Akşam sabaha dönmeye başlayınca


Son yazımda hafta sonu deli gibi gezdiğimizden, kendimizi nerenin ne yemeği meşhursa onu tatmaya adadığımızdan bahsetmiştim.  Kaldığım yerden yani gece 12 sularından sonra anlatmaya devam edeyim. Gece soluğu Köşkeroğlu’nda alınca, istediğim gibi de bir güllaç bulunca sohbet muhabbet devam etti. Garsonlar çok iyiydi, leb demeden leblebiyi anlayan cinsten denir ya aynen öyle. Bir dediğimizi iki etmediler koşulsuz müşteri memnuniyeti diye buna derim.Sular geliyor, mendiller açılıp masaya konuyor falan, hizmet tatminkardı yani. Ardından test aracımız minik Spark’a binip Maltepe sahile gitmeye karar verdik. Bir kafe’de oturup pis yedili turnuvası yapmak üzere yola çıktık.

Maltepe sahile gitmek saat 2’yi buldu. Daha öncelerde de gittiğimiz Yalı Kafe‘de bol bol çay içip uyanık kalmaya ve sohbet etmeye devam ettik. Yakınlarda Ünlüer Gurme olduğu için sahurda da açık olduğunu bildiğimizden yemeği orada yeriz dedik. Yeni yer arayışına girmedik. Arkadaşlar Ünlüer Gurme’ye daha önce gitmişlerdi biz ilk defa gidecektik. Neyse sahur vaktinin dolmasına 1 saat kala Yalı Kafe’den ayrılıp Ünlüer’e doğru yol aldık. Fiks menü olduğunu bilince de Yalı Kafe’de iken bir şeyler yememiştik. Hata yapmışız.

Arabayı park etmeyle beraber koşar adım masalara geçtik. Ellerimizi yüzümüz yıkayalım diye önce bir tuvalete uğradık. Ortalığın hali içler acısıydı. Sanki 1 haftadır temizlik yapılmamış gibiydi. Tuvaletgurusu gibi olmak istemem ama, fotoğraflamak lazımdı kesinlikle evet. Fotoğraflamadım, gecenin 4’ünde aklıma gelmedi. Zaten bizi karşılayan garsonlarda yataktan kalkmış gibilerdi. Tuvaletlerin pisliğinden bahsedince üst kata çıksaydınız diye bir yanıt aldım. Özür dilerim aklıma gelmedi dedim ama anlayana. Madem pis ve oraya insan girsin istemiyorsunuz o zaman kapıyı kilitler “Kapalı, üst kata çıkın” diye not düşersiniz.

O garsonlar ayaklarında şipidek terlikler alelacele bir masaya çorbaları yolladılar. Menüyü görmek istedik çorbaları içerken. Söylediğimizi pek anlamadılar. Başka bir garson geldi. Elinde kahvaltılıklar vardı yine çarçabucak masaya dizmeye çalışıyordu. Menüde ne var diye sorunca aldığımız cevap sahur vaktinin dolmasına 40 dakika kala yemek yemeye motive olmuş bünyeye çok güzel geldi. Menü fiks menüymüş ama ana yemekleri bitmiş sadece kahvaltılık varmış. İnsanlardaki para kazanma hırsını anlamıyorum. O zaman neden yemeğimiz yok demiyorsun ki. Neredeyse aç aç oruç tutacaktık. Yine koşar adım ama bu sefer söylene söylene çorbaların parasını ödeyip çıktık. O dört kişilik masaya gelen küçücük kasedeki yemekler ile kim doyardı onu da merak ediyorum. Ufak bir araştırma yaptım ve şöyle bir şikayete rastladım bu şikayet de dün sisteme girilmiş. Zihniyette bir değişiklik yok bana denk gelmemiş en azından onu görmüş oldum. Siteden silinmesi ihtimaline karşılık burada yer vermek istiyorum.

“mustyberlin yazdı
ÜNLÜER GURME İnternette Yazan Fiyatla Restauranttaki Farklı Çıktı!
Pazar günü eşim ve çocuğumla dışarıda iftar yapmaya karar verdik. İftara 40 dakika kalmıştı ve acil nerde yiyeceğimizi de kararlaştırmalıydık. Aklımıza Ünlüer Gurme geldi. Acilen internet sitesine baktım, iftar menüsü verilmiş fakat fiyat yok, rezervasyon no ları var. Tekrar arattırdım, ve aşağıdaki linkte bir fiyat gördüm. Site firmanın kendi sitesi değildi belki ama burada verilen iftar menüsü aynı, tel no aynı ve fiyat 35TL yazıyor.
Hemen arayıp yer olup olmadığını sordum var dediler, arabaya binip hızlıca oraya gittik. Otoparkta yer yok! Kapıdaki görevli dışarı park et diyor, iftar saati dedik dışarıda iki sokak ötede yer bulduk. Geldiğimizde bizi bahçenin arkalarında bir yerde ağırladılar sağolsunlar. Yemekler geldi, menüde yazanlardan bir kaç tanesi yok fakat önemli değil zaten zengin menüden doymamak elde değil, fakat şansımıza iftarın ortalarında yağmur başladı.
Bahçedeki bir sürü masa şemsiyelerin altında olmasına rağmen bizimde dahil olduğumuz birkaç masa da şemsiye yok, garsonlara sorduk şemsiye yok dediler. Sonra bir baktık arkamızda biraz ensesi kalın bir abime şemsiye getirdiler, garsonu çağırıp bize yok dediniz dedim, abi napiyim ama bir şey olmaz yağmur gelip geçer dedi. Ama geçmek bir yana arttı ve sağanak hale gelince masadan kalktık, her şey ıslandı masada, biz içerde yer yok mu dedik yok dediler, oysa hesap öderken yer olduğunu gördük.
Yemeğin büyük bölümü, tatlı, meyve, çay, vs. Hiçbir şey yiyemeden kalkmak zorunda kaldık. Hesap ödemeye gelince baktık iki kişi 100tl neden dedim, internette 35 yazıyor, o kartal şubesi dediler, oysa linkten görebilirsiniz Maltepe yazıyor.Üstelik şemsiyesizlik şikayetimi kasada belirttim, oradaki üçlü eh, yağmur işte diyerek sırıttılar.”

Yol boş olmasına rağmen trafik kurallarına uya uya (bol bol kırmızı ışıkta dura dura) sahilde dürüm yapan bir yere gittik. Adı Altın Eldiven Dürüm. Yarım saatten az zaman kalmıştı. Dürümlerimiz ve ayranlar hemencecik hazır oldu. Herhalde en hızlı yediğim yemek olmuştur. Adalar’a karşı oturup güneşin doğuşunu beklemek, kefallerin ekmeklere saldırışını izlemek güzeldi. Sohbette güzeldi, bir de sabah ayazı gerçekten çok güzeldi. Ertesi gün bunu daha iyi anladım. Denize nazır atıştırmak isterseniz gayet güzel bir yer tavsiye ederim. Ekşisözlükte Altın Eldiven Dürüm hakkında bir şeyler yazmışlar bir göz atın isterseniz.

Ardından sabah 6 gibi evdeydik, çok yorgunduk ve sanırım ben hala yorgunum…

Görsel şu adresten alınmıştır.

Berna Mutlu Aytekin

2 yorum

  1. deafmute   •  

    Tüm aksiliklere rağmen çektiğiniz harika fotoğraftaki yerde sahur yapmak iyi olmuş bana kalırsa.

  2. BMA   •     Yazar

    Maalesef fotoğraf benim değil ama gök yüzü gerçekten çok güzeldi 🙂

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak