Tuvalet eğitimi, bir bez bırakma hikayesi

Bez bırakmak, eğer bebeğiniz artık 32 ayı geçtiyse altından kalkabileceğiniz bir durum imiş. Ben kalkabildim mi? Hayır. Hem çocuğum bezi bıraksın istiyorum. Hem de süreci çözemiyorum. Oğlum zaten dünden razı. Bezi takalım o hayatını yaşasın. Eşe dosta ağlanıyorum. Her gün dert yanıyorum. “Yok benim çocuğum inat yapıyor, yok benim çocuğumda bir gariplik var.”

Ali ile konuşuyorum. “Oğlum sen büyüdün artık, kocaman adam oldun, büyük adamlar çişlerini, kakalarını tuvalete yaparlar.” diyorum. Hayır diyor. İnce ince gülümsüyor. Beni kandırıyor. Büyük adamlar kakalarını, çişlerini yatağa yorgana yaparmış. Tekrar denedim, bir daha denedim, yine denedim. Toplam 5 defa bezsiz yaşama geçiş yapmayı denedim. Kiminde Ali bezi çıkardı attı, ben tuvalete yapacağım dedi. Bizi heveslendirdi. Meğerse bezi bırakmaya henüz karar vermemiş. O karar verdiğinde ise ben hazır olamadım. Süreç uzadı da uzadı.

  1. ayda yakın arkadaşı Zeynep bezi bırakınca ben de Ali’yi işlemeye başladım.

“Zeynep de artık tuvalete yapıyor. Bak tuvalet kitabında da Ahmet ve Mehmet nasıl yapıyordu?” derken derken ertesi gün ufak çapta bir delirme yaşadım ve ne olacaksa olsun, bağlamayacağım ben artık bu bezi dedim.

İç çamaşırı stoklarımızı çoğalttık, pijamalar ve pantolonları sıraya dizdik. O zaman haydi aksiyon başlasın. İlk gün lazımlığa daha hızlı ulaştırmak için neler yapabileceğimi düşündüm. Çocuğu hızlıca yetişsin diyerek evin ortasına da lazımlık koyanlar varmış. Ama bana uygun gelmedi. WC’nin kapısı hep kapalı olur ya hani. Onu açtık. Açık kalacak şekilde sabitledim. Kapısından anahtarları çıkardım. İçeri girer de kendini kilitler mazallah, Allah korusun. Lazımlığın altına kocaman bir havlu koydum. Islak zeminde kaymasın, kendini tedirgin hissetmesin. İlk gün hiç sorun olmadı. Ben bile şaştım. Ama biz bu tuvalet eğitiminde kaç 3. günlerden döndük. Her yemekten sonra soluğu lazımlıkta aldık. Ardından zırt pırt olmamak kaydıyla arada sormaya devam ettim. Her defasında olayı çözdük.

Ertesi gün bir cesaret ile dışarı çıktık. Parklara gideriz orada lazımlığa yapar nasıl olsa dedim. Yapmadı. Ama dışarı da yapmadı. Çocuklar için tuvaletlerin olduğu bir kafeye gittik. Orada yaptı. Dışarı hiç kaçırmadı. Eve geldik evde de sorun yok. Ben yine sormaya devam ediyorum tabii.

Üçüncü gün sabahtan beri her şey yolunda gitti. Dışarıda yine lazımlığa yapmak istemedi. Bir başka kafeye gittik ve orada yaptı. Hiç bez bağlamadık. Hiç alıştırma çamaşırı da kullanmadık. Zırt pırt sormaya devam ettim. Akşamda sorun çıkmadı.

Dördüncü gün inatlaşmaya başladı. Tuvalete gitmeyecekmiş. Gitse de yapmayacakmış. Lazımlığın yerini değiştirdik. Zor bela yaptı. Akşam olduğunda ise beklenen oldu. Tuvaletinin geldiğini nihayet söyledi. Ama bir farkla önce salona bir miktar yaptı. “Bazen böyle kazalar olabilir.” Kitapta öyle yazıyor. Ben yerleri silerken o da bana bu cümleyi kuruyordu.

Beşinci gün inatlaşma bitti. Şarkılarla, oyunlarla tuvalet zamanı geldi. Akşama doğru ise yine tuvaletinin geldiğini söyledi. Yine az biraz kaçırdı. Ne diyorduk; bazen böyle kazalar olabilir.

Altıncı gün hala gece hiç yatağa yapmamasının verdiği yetkiye dayanarak gündüz tuvaletler için zaman koymaya başladım. Tabi öyle nazi stili değil. Sabah erken kalkınca tuvalete götürüyorum. Ardından yemek yedikten sonra tuvalete gideceğimizi söylüyorum yemek yerken tuvaleti gelirse tutmasını rica ediyorum. Yemekten sonra tuvalete götürüyorum ve evden çıkarken tuvalete tekrar gideceğimizi söylüyorum. 1-2 saat içinde üstümüzü değiştirip evden çıkıyoruz. Evden çıkmadan yine tuvalete götürüyorum. Dışarıda uykuya dalmadan evvel eğer tuvaleti gelirse uyanınca yaptıracağımı, o yüzden tutması gerektiğini söylüyorum. Uyanınca tuvalete tekrar götürüyorum. Her defasında tuvaletinin gelip gelmediğini soruyorum. Akşam olduğunda da bir sorun çıkmadan altıncı günü tamamladık.

Yedinci gün gündüz 3 defa tuvalet yetişmedi. Yetişecekti ama kitaba daldı. Tuvaletinin geldiğini söyledi. Öğleden sonra ise sorunsuz geçti. Herhangi bir inatlama olmadı. Hala eğer vaktinde yetiştirmek istiyorsam benim “tuvaletin geldi mi?” diye sormam gerekiyor.

Efendim günler, haftalar geçti. Ben hala inanamasam da tuvalet işini çözdük. Saat tutmak gerekiyor. O oyuna dalıp biraz kaçırabiliyor. Başlarda kaç saatte bir tuvalete götürmek gerektiğini ancak not alarak çözüyoruz. Sonra ise bebek arabasındaysa, tuvalete uzak bir yerdeysek tutmasını söylüyorum. Tutabiliyor mu onu görmek için. Yoksa yanımızda portatif bir lazımlık mevcut. 38. aydan bildiriyorum ki halen on günde bir ya da iki defa gece ortalık batıyor. Lakin gündüzlerde sorun yaşamıyoruz. Yemeği geç yedirmemeye, belli saatten sonra suyu abartmamaya çalışmak lazım. Her gece uyumadan tembihlemeye devam ediyorum. Daha gece yataktan kalkıp “anne baba benim tuvaletim geldi” dediği olmadı. Sabah erkenden uyanınca ilk iş tuvalet olayını hallediyoruz.

Onun hazır olması kadar benim hazır olmam gerekliymiş. Her gün banyoyu yıkamaya devam. Her zaman temiz çamaşırları hazırda tutmaya devam. Ama hepsi bez bağlamaktan iyidir. Nihayet tuvalet eğitimini tamamladık. Beraber, beni de eğitti kendisi. Hazır olmak önemliymiş. Darısı başınıza.

 

Berna Mutlu Aytekin

5 yorum

  1. Rukiye   •  

    İyi de bu eğitim tamamlanmamış üzgünüm. Tuvalet eğitiminde esas olan çocuğun tuvaletinin geldiğini bildirmesidir. Ayrıca 7 günün sonunda kaçırmalar biter ,

  2. Neslihan   •  

    Tuvalet eğitimi herseyden zormuş sanki . Her yarım saatte 1 onu tuvalete koşturmam, çünkü geldiğini soylemiyor bugün 4.gün sanki artık rahatsiz olmaya başladı tuvaletim var deyip tuvalete gidince hemen kalkıyor ama biraz bekletince yapıyor 33 aylık oğlum. Geceleri bezi takiyorum sabah kupkuru iyice emin olmak için 1 hafta daha gece bezlemeyi düşünüyorum ama gerçekten çok yıpratıcı bi surec

  3. Berna Mutlu Aytekin   •     Yazar

    tüh sizden onay alamamak beni üzdü. bizim robotu ona göre ayarlayalım da kaçırmasın artık altına o zaman.

  4. Sebile   •  

    Rukiye Hanım, siz gerçek miydiniz?
    Siz de deneyimlerinizi paylaşsaydınız keşke! Her çocuk özeldir, biriciktir, kıyas götürmezler. Yakışıksız ifadeleriniz, bilgiden yoksun içeriğinize laf söylemeye niyetlenirken düşündüm de muhtemelen bu tavrınıza, yaklaşımınıza sebep acılarınız, travmalarınız olabilir. İnşallah farkındalık sağlar ve iyileşme yolunda adım atarsınız. Hele de bir evladınız varsa en güzeli bir uzmandan destek almanız.

  5. Sebile   •  

    Büyümek, öğrenmek ne zor çocuklar için. Yalnız oldukça da başarılılar. Meme emmeden, bezden vazgeçilmesi ne zor bir deneyimdir. Bezsiz donem hayırlı olsun inşallah, her şey olur geçer. Biz annelere düşen biraz fazla sabır, güç, sağlık (amin 🙂 ) Biz bu dönemi yılbaşında bitirdik ama Semih de halen son ana kadar bekleyip öyle wc ye gider. Oyunu bırakmak istemez. Ve kesinlikle çişin var mı vb.soruları kabul etmez, 3.gün farkedip sormayı bıraktım. Sormak ters etki yaptı. Sormayı bırakınca her şey bizim bezsiz donemde yoluna girdi diyebilirim. Bu dönemi düşünüp duran annelere yol gösterici bir deneyim, umarım faydalanırlar .
    Sevgiler.

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak