Tatil nedir?

Tatil nedir? Dinlenmek, eğlenmek, uyumak, kültürel geziler yapmak, eğer hele bir de mevsimlerden yaz ise çoğumuz içinde aynı cümle içinde üç güzel kelime demektir: Deniz, kum, güneş…

Ben neler yapıyorum. Miskinlik, kumsalda uyumak uyumak uyumak… Sıcak çoksa deniz ya da havuza kendini atmaca… Gezerek güzel fotoğraflar çekmece… Tüm bunların izlerini sosyal ağlarda bırakma isteği. Sonuncusundan bu yaz feragat ettim. Sanırım tatile Eylül ayına yakın çıktığım için olsa gerek insanların sıklıkla paylaştıkları tatil fotoğraflarına çok maruz kaldım. Bazen paylaşmanın büyüsüne o kadar çok kendimizi kaptırıyoruz ki anı yaşayamıyoruz. Yapmamız gereken şey aslında kendimizi dinlendirmek, rutinden çıkmak ama biz tatil süresince rutine halen devam ediyoruz. Sosyal medyada paylaşmaya devam, aynı yemekleri yemeğe devam, aynı satte mailleri kontrol etmeye devam, aynı yerden haberleri öğrenmeye, aynı müzikleri dinlemeye devam, aynı saatte uyanıp tüm gün benzer rutinlerle devam.  Tatil bedeni dinlendirmek kadar ruhu da dinlendirmek demekse bu sene düzeni biraz değiştirdim.

Araba ile gittiğimiz tatillerden farklı olarak bu sene gökyüzünden ülkeyi seyrederek güneylere inelim istedik. Atlasjet ile seyahat ettik. Gidiş yolculuğu çok güzeldi. Daha önce Business Class’da yolculuk yapmamıştım. Neden insanların tercih ettiğini şimdi daha iyi anladım. Antalya’ya inince burnuma narenciye kokuları gelmedi. Yazın geç döneminde geldiğim için olsa gerek. Artık bir sonraki sefere…

bulut1

Otel seçiminde büyük bir hata yapmışım. Buradan da söylemeliyim Porto Bello pişmanlıktır. Sinirlenip tüm tatili kendime zehir edeceğime her şeyi oluruna bıraktım. Durumu seyredip gülümsemek için kendime yollar buldum. Çok iyi oldu çok da güzel iyi oldu tamam mı 🙂

Tatile çıkmadan önce Facebook’ta tatilden beklentilerimi sıralamıştım. %80 gerçekleştirdim diyebilirim. Yine kendimi tutamadığım zamanlar oldu, özellikle su geçirmeyen telefonum XperiaZ ile çeşitli su gerçirmemezlik testleri yapmak, insanların tepkileri ve bunları paylaşmak çok eğlenceliydi. Sosyal medyada yazdıklarımı ve çektiğim fotoğrafları #BernasaHtatilde etiketiyle tarihe not aldım. Dönüştede Atlasjet ile sallantılı aksilikli bir yolculuk yaşadık. Ama tatil keyfimi hiç birisinin bozmasına izin vermedim. Eylül ayına girdik ve ben yarın sabah oldukça yoğun bir aya başlayacağım. Şarjım tam olmalı 🙂

Ekran Resmi 2013-09-01 22.54.05

Tatil boyunca hemen hemen her sabah erkenden uyandım, fotoğraflar çektim, kalori hesabı yapmadan yemek yedim, 32 yaşında olmama rağmen belki de ilk defa bu kadar bronzlaştım (organize çalışmanın gözünü seveyim) Antalya güneşi altında kemiklerim ısındı. 47 derece bir güneşten bahsediyoruz, neredeyse eriyecektim. Sosyal ağlar detoksu yaptım diyebiliriz. Bu çok çok çok iyi geldi. Gündemden uzak kaldım ama buradan kendime ayırdığım zamanı üç sevdiğim kitabı soluksuz okuyarak harcadım. Yanımda getirdiğim dergi güneş altında okunacak bir dergi değilmiş ama kitaplar insanı başka bir dünyaya sürüklüyor. Yaz tatilimin en büyük başarısı ise sırt üstü yüzmeyi öğrenmem oldu. İsteyince oluyormuş 🙂 Kork kork nereye kadar.

antalya konyalaltı gün doğumu

Uykulardan feragat etmek günlük hayatta fotoğraf çekmek için yaptığım fedakarlıklardandı. Ama yer Antalya, Konyalaltı olunca günün erken saatlerinde harika kareler yakalayabiliyorsunuz. Balık tutan bir çok kişi bizimle aynı saatlerde deniz kenarında oluyor. Gökyüzünde harika bir cümbüş var. Eğer sizinde bir gün yolunuz oraya düşerse mutlaka güne Akdeniz’in ılık sularında merhaba deyin. Standartlardan çıkın eğlenin, rutinden uzaklaşın ve ruhunuzu dinlendirin. Zaten asıl tatil denilen şey tam da bu olmalı…

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak