Tansaş beni dolandırdı mı acaba?

İlginçtir, şu maydonozlu, “müdür bu buna konuş” reklamından sonra firmaya duyduğum sempatiden dolayıdır herhalde Tansaş bağımlılığına yakalanmıştım. Aslında reklam ajansının başarısı pek tabi ki, ama benim aklıma ilk gelen marketlerden biridir Tansaş. Migros da iyidir ama Tansaş bir başka güzeldir. Aradığım şeyleri bulur, harcayacağımdan  daha fazlasını harcar, yine de mutlu bir müşteri olarak terk ederim marketi. Aldığım ürünlerin Şok’da daha ucuza satıldığını bilsem bile, bana “bu ne bohemmiyet” tarzında yaklaşsa da etrafımdakiler Tansaş’a gittiğim için yine Tansaş’a giderim başka market aramam. Evi tuttuğumuzda da etrafta bol miktarda olduğunu görünce pek sevinmiştim. Neyse gelelim fasülyenin faydalarına. Geçen gün kavurma alma gayretinde bulundum. Kendim sevmem. Fiyatına da bakmadım. Üzerindeki rakamı görünce de şaşırdım, ilk defa alıyorum. Bu kadar sey bu kadar para yapıyormus falan deyip attım sepete. Kasada da rakam zannettiğimden yüksek çıkınca bir fişe bakayım dedim. Bu arada katolagda 3 lira yazan sey kasada 7 lira geçince o ürünü de almamaya karar verdim. Bi bakıyım ne almışım ben bu kadar, dedım göz ucuyla. Neyse almışım işte amaaan deyip fırladım eve doğru. Evde yine aklıma takıldı. Bir daha baktım fişe. Bizim kavurmanın fiyatı, üzerindeki şarküteri kağıdında yazandan 3 lira daha pahalı. Çağrı merkezini aradım. Numarasını fişin altına yazmışlar ne güzel. Hala sempatimi korumaya çalışıyorum. Olur böyle şeyler diyorum. İkna olaya razıyım. O kaprisli müşteri profilimden eser yok.  Markayı seviyorum. Mağaza çalışanı beni aradı. İsmini ve görevini söyledi. Gidersem yardımcı olacağını söyledi. Bende bir ara uğrarım dedim. O bir ara, hastalıktı derken taa 10 gün sonraya denk geldi. Gittim. 3 liraya ne alacağım ben şimdi derken, bari aylık dergilerimi alıyım dedim. Konuştuğum kişinin ismini söyledim olayı kısaca anlattım. Fişi verdim. Bir de azar işitmez miyim? Ne o çok geç kalmışım. 10 gün olmuş. Sakinim, sakinim diyorum kendime. Telkin aşamasına geçtiğimi gören eşim halletti işlemin detaylarını. Çıktık. “Ben bir daha bu Tansaş’a gelir miyim? terbiyesizler hastaydım, hesap mı vericem size?” diye söylene söylene eve geldim. Eşim gülüyor bana. Biliyor ki ben Tansaş’tan vazgeçmem. Ama sinirlendim bir kere. Mütemadiyen gittiğim eve yakın markete gitmedim. Derken krema arayıp da küçük marketlerde bulamayıncaya kadar. Hadi gideyim bir krema alıym dedim geçen akşam. Gittim yine söylediklerimi unutup yakındaki markete. O ,bu, şu derken yine 60 liralık alışveriş yapmışım. kendime kızamıyorum lazımdı aldım, hem hayat da çok pahalandı diyorum. Ne Tansaş’a ne kendime kızmıyorum. Şu çok merak ettiğim, yeni çıkan diş macununu da aldıktan ve fiyatına “hımm pahalıymış bu bayağı acaba işe yarıyor mu” deyip göz attıktan sonra kasaya geldim. Diş macunun fiyatı kasada farklı çıkıyor. Yine benim başıma gelmemiştir paranoya yapıyorum dedim. Elimdeki poşetleri güvenliğe bırakıp bir fiyatı kontrol ettikten sonra geldim ve mağaza müdürü ile görüşmek istediğimi söyledim. Kendisi bana beni anladığını fakat mağazada 8000 ürün olduğunu böyle şeyler olabileceğini güzel bir dille izah etti. Kendisine benim basıma gelen bu olayın İkinci olduğunu, acaba dolandırılıyor muyum diye düşündüğümü, bunu bana yaşattıkları için marka olarak gözümdeki değerlerini yitirdiklerini, bir daha asla buraya uğramayacağımı pek bi güzel izah ettiğimi sanıyorum. Dikkat ettiğim bir şey var başıma gelen bu olayın düpedüz dolandırıcılık olduğunu söylediğimde bana evet haklısınız denmesi. Yaptığım alışveriş ramazan ayında asgari ücret tutarı kadar olmuştu. Sizce bu firma beni daha evvelde dolandırmış olabilir mi? Ya sizi dolandırmadıklarından emin misiniz?

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak