Dün de geçti, gitti.

galata

Bir kaç gündür yine koşturmacalar içindeyim. Çok fazla mobil durumda geziyorum. Tam teçhizatlı kameraman gibi oldum vallahi. Çantada netbook yok ama aynı işlevi gören LG Optimus var. Lensler, fotoğraf makinesi, yedek kıyafet, şarj aletleri… Geçen hafta çantayı yırttım uslanmadım. Şimdi kullandığım emektarı da yakında emekli ederim. Şu fotoğraf makinesi aldığımdan beri sırt çantası ne güzel bir şeymiş demeye başladım. Tabi spor ayakkabılarımın değerini de anlamış bulunuyorum. Yokuş çık, yokuş in. Köpeklerden kaç. Babet falan yalan en güzeli spor ayakkabıymış. Fotoğraf çekmek için Taksim’e gitmeye başladım. Kiliseler, Galata, Haliç manzarası oldukça tatminkar kareler yakalamama neden oldu. Bu hafta yine yolum düşecek gibi. Bir kaç kare paylaşırım sizinle.

Arada bir de  sinemaya gittim. Çok keyifli bir 3D seyrettim. Çılgın Hırsız. (Despicable Me) Animasyonlar çocuklara yönelikmiş kim demiş. Her seferinde bayıla bayıla gidiyorum. Eşim sağ olsun çocukluğumda çizgi film seyretmeyi sevmezken beni animasyon filmlere alıştırdı. Buz Devri ile başlayan bu güzel hastalık şimdi animasyonların 3d olması ile hepten zirvede. Bugün değil de artık haftaya güzel bir yazı yazacağım. Biz basın gösterimine davetliydik, sizler Eylül’de seyredebileceksiniz. Ufak bir tavsiye, korsan falan alıp da seyir zevkini mahvetmeyin mutlaka 3d seyredin.

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak