2011 çabuk git, yerine bana senden daha güzel bir sene gönder

“Kahkahaya teslim saatleri, hesapsızca profiterol yemeyi, ışık saçan bir bebeği sevmeyi, hayalleri olan biri ile konuşmayı, ‘boşvermişim dünyaya’ şarkısını söylemeyi, açlıktan sızmış bir kediyi doyurmayı, maceralı bir yola çıkmayı, gecenin bir saati bir üst geçitten ışıklı İstanbul’u seyretmeyi, çocukla çocuk olmayı, sokağı hayatı özlemişim…” diyerek başlamıştım 2011’e. Kocaman bir sene hızlıca geçti. Her sene biterken...
Okumaya devam...