Saçı kısa prenses olur mu?

5 yaşımdaydım.  Annem teyzeme gideceğimizi söyleyince nasıl sevinirdim. Kuaför salonu, mis parfüm kokuları. Herkes yanaklarımı sıkar herkes çikolataya şekere boğar. Ne güzel:) Her seferinde birilerinin  saçımı güzelleştirmeye  çalışması, peşimde pervane insanlar. Kendimi prenses hissetmem tam olarak o dönemlerde başlamış demek ki. Her gittiğimde saçlarımın biraz daha kısalması sinirimi bozsa da.  Çocuksun ne kadar tepki gösterebilirsin ki:) Bir gün tüm çikolata tekliflerine rağmen kestirmemeye karar verdim. Makası görünce dükkandan kaçtığımı hatırlıyorum. Sonra kaçacağım yerlerde tespit edildiği için son kozumu oynayıp ağlamaya başladım. Hain kuaför çırakları ilişmedi saçıma, son kayboluşumdan sonra. O gün bugündür kestirmediğim sadece 2-3 cm kesilmesine izin verdiğim saçlarımı dün itibariyle kuaförün makasına teslim ettim. Kısacık oldu. Şimdiden en kadar zaman sonra uzar diye düşünüyorum. Acım büyük. Şu an hayatımı kolaylaştıracağını düşünemeyecek kadar duygusal bakıyorum meseleye. Bir de aynalara düşman oldum. Uyku sersemi sabah aynaya bakınca kötü hissediyor insan. “Kökü sende nasıl olsa” esprilerine gelemeyecek kadar moralim bozuk aman diyeyim…

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak