Pepsicohasatta İkinci Bölüm: Sen neymişsin be Patates

PepsiCo Hasatta için gittiğimiz Kapadokya – Kayseri hattında öğrendiklerimi aktarmaya ikinci yazıyla devam ediyorum. Birincisini okumadık diyenlerdenseniz sizi önce bir şöyle alalım.

Bu yazının konusu patates hakkında öğrendiklerim. Aktarmaya çalışayım.

Patates’i ailecek çok severiz. Bir kere çalışan kadının hayatını kurtaran besinlerden. 20 dakikada türlü türlü yemeğe dönüştürüp mideye indirebilirsiniz. Blogda patates ile ilgili bir sürü tarif var. Kumpir, patates salatası, kızartması, yemeği, haşlaması, fırındası say say bitmez… Hatta nasıl daha iyi bir patates lezzeti yakalayabilirsiniz adında bir belgesel seyretmiştim ve orada ne diyorsa yapmıştım. Kimyasal olarak patatesi daha da iyileştirme yolunda gidilen bu çalışmada mutfakta 3 saatim geçmişti. Tabi yemesi o kadar uzun sürmüyor. Şuradan göz atabilirsiniz. Pepsicohasatta etkinliğinde bir ustayı bulmuşken ona sormasam da olmazdı. Yaptıklarım kısmen doğruymuş ama ilk işlemi yani suda uzun uzun bekletmeye gerek yokmuş. Bunun gibi daha bir sürü küçük detay öğrendiğimiz Vedat Bey ile olan sohbetimiz hiç bitmesin istedik. Çok dolu dolu bir sunum oldu.

Açıkçası tarihte yemeklerin bu kadar büyük rol oynadığını bilmiyordum. Pepsicohasatta etkinliğinde Vedat Başaran’ın bize yaptığı harika sunumda bir çok detay hakkında bilgi sahibi olduk. Sadece Patates hakkında da değil üstelik, Osmanlı mutfak kültürünü oluşturan bir çok sebze, baharat, meyve hakkında eşsiz bilgiler edindik. Açıkçası yemek kültürüne olan ilgim arttı ve araştırıp bu konuda yeni başka anektodlar öğrenmek için kendime zaman ayırmaya karar verdim. İlginç notlardan bazıları ise şöyle;

Patates’in uzun yıllar zehirli olduğunun sanılması ve toprağın altındaki kökünün değil de üst kısımdaki yapraklarından hatta çiçeklerinden faydalanılması bu besini mutfaklarımıza sokmamıza engel olmuş. O kadar geç keşfedilmiş ki (M.Ö 8000 yılında ilk kez Şili ve Peru’da yetiştirilmiş. 1570 yılında İspanyol kaşifler tarafından Avrupa kıtasına getirilmiş.) Peygamberler, sultanlar, firavunlar bu lezzetten mahrum kalmışlar. Tarihi kronolojisi içinde kıtlıkları engellediği dönemler olmuş, düşmanlara zehir olarak ikram edildiği dönemler bile olmuş. O yüzden kendisi tam bir tarihi kahraman. Tarihe başlıca katkılarını aşağıda paylaşmaktayım. Ama detaylı bir infografik için Hasan Yalçın‘ın blogunu da ziyaret etmenizi öneririm.

patatesin tarihi

Patetes’in günümüze hangi isimler kullanarak geldiğini görmek için ise aşağıdaki görsele göz atmalısınız. Patates Anadolu’da halen bu isimler kullanılarak anılabiliyormuş. Duyarsak şaşırmayalım.

Screen Shot 2013-09-26 at 13.08.45

3700-3000 I.O.

      Peru – İnkalılar 3000 tür patates evcilleştirdi.

1535

     Peru –  İspanyollar ilk defa patatesi gördü.

1550               

     İspanya  –  Patatesin Avrupa’ya gelişi

1586                

     İngiltere – Queen Elizabeth’in aşçısı patatesin yapraklarını pişirdi, kendisini çöpe attı.

1590               

     İtalya –  Papa botanikçisine ilk defa patatesi verdi.

1651               

     Almanya – Devlet, halkını patates yetiştirmeye zorladı.

1660 – 1688         

     İrlanda – Patates ekimi hızla 500 000’den 1.5 milyona çıktı.

1662                  

     İngiltere – Kraliyet patates ekimine sponsor oldu.

1700                

     Rusya  –  Deli Petro patatesi halkına tanıttı.

1719             

     Kuzey Amerika – İskoç ve İrlanda göçmenleri patatesi ilk defa Kuzey Amerika’ya götürdüler.

1748                   

     Fransa –  Parlamento patatesin cüceliğe sebep vermesinden dolayı ekimini yasakladı.

1760                

     Polonya – Patates 7 Yıl Savaşları sırasında Polonya’ya ulaştı.

1760-1840         

     İrlanda – Nufus 600% arttı. 1.5 milyondan 9 milyona arttı patates sayesinde.

1763                    

     Fransa – Parmentier patates ekimini Fransizlara tesvik etti.

1764                   

     İsveç   – Ülkesinde patates ekimini teşvik etti.

1770                 

     Avustralya – Kaptan Cook patatesi Avustralya’ya tanıttı..

1780                   

     Fransa  – XVI.Louis Paris yakınlarında patates tarımı yaptırdı.

1793              

     Fransa – Patates hakkındaki ilk yemek kitabı basıldı. ‘La Cuisine Republicaine’

1830             

     Belçika – Patates hastalığı

1835              

     Fransa – Careme İngiliz usulü patates yemekleri yaptı.

1837              

     Fransa – Kazayla patates suflesi üretildi.

1845               

     İrlanda –  Patates hastalığı bütün ekini yok etti. 1 milyon İrlandalı öldü, 1 milyonu da ülkeyi terketti.

1850              

     Amerika – Efsane patates cipsi Saratoga da icat edildi.

1873            

    Amerika – Idaho patatesleri yetistirildi.

1920             

    Amerika – 1. Dünya Savaşı’ndan dönen askerler patates kızartmasını ülkelerine getirdi.

1950            

    Dünya  – PEPSICO patates cipsini dünyaya tanıttı.

1970            

    Türkiye – Vedat Basaran patatesten ilk mühurunu yaptı. (Vedat Bey bu anıyı bize de anlattı. Aslında traji komik bir anıydı. Önemli bir misafir için bir davet düzenleniyormuş ve gümrükten alınması gereken ürünlerin üzerine illaki damga ile bir işaret konulmasını istemişler. O da işlerin hızlı yürümesi için patates baskısı dediğimiz mühürünü kullanmak zorunda kalmış)

JA7A4252

Bu yazıyla size muhteşem Türk gecesini de anlatacaktım ama çok uzun oldu. Diğer yazıya sakladım. Türk gecesi de neymiş derseniz spoiler vermek gibi olmasın ama aşağıdaki fotoğraflara göz atabilirsiniz. Gece ile ilgili eğlenceli anlar ise yakında Youtube hesabımda olacak. Üçüncü ve son yazımda size PepsiCo’nun nasıl bir marka olduğundan bahsedeceğim. Ve elbette Patates hasatı hakkında ne öğrendiysem onu aktaracağım. İlginizi çektiyse takipte kalınız.

 

Sevgiler,

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak