Hangi Lego’yu Almalıyım? 3 – Legoland deneyimi ve IkeaHack fikirleri

Hangi Lego’yu Almalıyım? serisinin 3. yazısını da şimdi yazıyorum. Diğerlerini okumadıysanız lütfen önce onları okuyun. Buraya ve buraya tıklayıp okuyabilirsiniz. Ve böylece edindiğim tüm Lego bilgimi sizinle paylaşmış oluyorum. Yarın öbür gün Lego hakkında yeni bir şeyler öğrenirsem bu yazının sonuna bir link ekleyeceğim. Bugünkü yazımın konusu Legoland gezimiz ve ardında yaptığımız Ikea alışverişimiz. Ne...
Okumaya devam...

Hangi Lego’yu alayım?

Ben çok sevdiğim ve çok da faydalı bir oyuncak olduğunu düşündüğüm için Ali 1 yaşına geldiğinde onu Lego ile tanıştırdım. O oynamazsa ben oynarım prensibi ile yola çıkmıştım korktuğum gibi olmadı. O da çok severek oynuyor. “Hangi Lego ile başlayayım, becerebilecek mi?” düşünceleriyle dolu iken bir kitabımıza çok ilgi gösterdiğini fark ettim. Ve böylece itfaiyeli...
Okumaya devam...

Hayatının kontrolünü eline almak

Bundan aylar önce Ali için tuttuğum deftere “Ali hayatımı ele geçirdin. Tam bir ele geçirme denemez gerçi. Ben bile isteye teslim oldum sana. Sen kendi birey olarak hissedene kadar beni sömürmene izin vereceğim. Söz, anne sözü.” yazmışım. Artık neler hissettiysem. Bitmek bilmeyen emzirme saatlerinden ya da uykusuzluktan bıkmış olduğum bir dönem olduğundan eminim. Daha yolun...
Okumaya devam...

Blog yazarlığında 10. yıl

Yazması da söylemesi de kolay. Bu tuşlar vasıtasıyla kendimi size anlatalı tam 10 sene olmuş. 10 yıldır blog yazıyorum. 10 yıldır öğrendiklerimi anlatıyorum, sevinçlerimi, keşiflerimi, deneyimlerimi, tavsiyelerimi… Sen uzay boşluğuna kelimelerini salıyorsun. Birileri okuyor mu bilmiyorsun. Bir gün birisi gelip okuduğuna dair bir not bırakıyor bloguna o zaman bir gülümsemede yakalıyorsun kendini. Sesimi biri duymuş...
Okumaya devam...

2016’yı beklerken

Sevgili 2015, sen de uzun uzun kalalım istedim. Halbuki girerken ne kadar ürkmüştüm. Hayatın başka olacak şunun şurasında iki ay kaldı. Bir daha bu ortamı bulamayacaksın haberin olsun dedim kendi kendime habire habire habire… Kendi kendimi hem heyecanlandırdım hem korkuttum. Mesela Oscar ödül törenini bir daha böyle seyredemeyeceksin işte dedim, yayıl yayılabildiğin kadar, uzat ayaklarını...
Okumaya devam...