İlk işim

Blog fırtınası Gün 11. İlk işiniz hakkında yazın. Lisede yaptığım stajı saymazsak ilk iş deneyimim geçemediğim sınavları vermek için gittiğim muhasebe bürosuydu. O dönem 17 yaşındayım. İşletme okuyorum. İşletme ile aram iyi, iktisat ile de iyi ama kahrolası muhasebeden hiç anlamıyorum. Şirket birleştirilmesi sorusu sorulduğunda şirketlerin muhasebe kalemlerini toplayıp da deftere yazdığım o sınavı hala gülümseyerek...
Okumaya devam...

Masal hayat, hayat masal

Bir varmış, bir yokmuş, insanların hep telaşının olduğu, babaların çocuklarının uyku saatine yetişemediği, annelerin süt izinlerini bile kullanamadıkları, tüm bu fedakarlıklara rağmen hiç bir zaman işlerin yetişmediği bir dünya varmış. Berna ise bu dünyada yaşayan, üniversiteden mezun olduktan sonra toplum tarafından saygın bulunan bankacılık mesleğini seçtiği için her gün işine koşa koşa giden bir genç...
Okumaya devam...

Felis Ödülleri 2013

Felis Ödülleri Sahiplerini Buldu! Bu yıl sekizincisi gerçekleşen ve kapsamlı bir reklam yarışmasına dönüşen Felis Ödülleri sahiplerini buldu.  Medya, Yaratıcılık ve Dijital kategorilerinde, 2013 yılının reklam sektörüne yön veren kampanyalarının ödüllendirildiği geceye sektörün lider temsilcileri katıldı. Sekizinci yılında genişleyerek kapsamlı bir reklam yarışmasına dönüşen, reklam endüstrisinde yaratıcılığın önemini ve reklamın başarısındaki rolünü vurgulamak amacıyla düzenlenen MediaCat Felis Ödülleri töreni 12...
Okumaya devam...

Prensip meselesi

Kimi blog yazarı arkadaşlarımız kendi garip alışkanlıklarını anlatmışlar ve bizim garip alışkanlıklarımız hakkında da bizden bilgi almak istemişler. O talihli kişiler arasında bende varım. Beni de mimlediği için Harun’a teşekkür ederim. Bu yazıyı okuduktan sonra Fundalina‘nın da yazısına göz atmayı unutmayın. Gelelim alışkanlıklarıma. Garipsemeyeceğinizi ümit ediyorum: Daha önce çeşitli takıntılarım olduğundan aile sohbetlerinde sık sık...
Okumaya devam...

İhmal kötü şey

Yeni projeden dolayı ihmal ettiğim sevgili blogum. Sen ilk göz ağrımsın. Her şey gelir geçer, bazen projeler göçer, bazen gelişir, güzelleşir ama sen hep diğerlerinden başkasın. Hep “benim günlerim” olarak kalacaksın. Kimseyi tanımaz iken ben, sadece sana anlatırdım günlerimi. Gecenin bir yarısı yazmaya fırsat bulurdum ya da bankada yapılan yalancı mesailerde bir şeyler karalardım bu...
Okumaya devam...