ÖzdilekPark AVM, Cinetime sinemaları ve engelli erişimi

Geçenlerde yeni açılan ÖzdilekPark AVM’yi ziyarete gittik. Sinemasını da çok merak ediyordum. Bu yazımda size CineTime sinemalarının müşteri hizmeti anlayışını ve engelli erişimine bakış açısını anlatacağım.

ÖzdilekPark AVM’nin uzun süredir devam eden yapım aşaması beni meraklandırmıştı. Açılınca bir fırsatını bulduk, gittik, gördük, sevdik efendim. Önyargılı yaklaşmamak lazımmış. Ben de bu lokasyonda bir AVM’ye daha ne gerek vardı diye söylenenlerden biriydim. Şahsen soğuk akşamlarda Kanyon’da sinemaya gitmek yerine Özdilek’e de pek ala gidebilirim. Özellikle Kanyon’da Cinemaximum olduğu için ve orada yaşadıklarım da benim fena halde sinirimi bozduğu için bu yeni AVM’deki sinemaya kesin giderim diye düşündüm. ÖzdilekPark AVM’nin sineması olan CineTime’ı da madem sevdiğim film gösterime girmiş bir ziyaret edeyim dedim. Orayı da enine boyuna inceledim. Salon, ses sistemi, fiyat, koltukların rahat olup olmaması ve daha bir çok konuda incelememi tamamladım. Sınıfı geçtiğini memnuniyetle söyleyebilirim. Sinema biletlerinin de MyBilet‘ten alınabilmesi süper olmuş.

cinetime sinema salonu özdilekpark avm

Geçen gece The Equalizer – Adalet filmini izlemek için CineTime’a gittim. Salon girişi ilginçti. En büyük salonlardan birinde seyrettim. Genelde yaptığım gibi salonun en ortasındaki koltuğu seçmiştim. O yüzden yeni bir salon olunca acaba perdeye ne kadar uzak diye endişeleniyorum. Neyse ki sorun çıkmadı. Gayet iyi bir açıdan seyrettik. Film oldukça başarılıydı. Film eleştirisi için ise Fundalina‘nın beni filme gitmeye yönlendiren yazısını okuyabilirsiniz.

Filmi seyretmek için sinema katına çıktığımızda herkes selam veriyor ve iyi seyirler diliyordu. Tabii Cinemaximum’daki suratsız yetkililere alıştığımız için hoş geldiniz diyen yetkililer insanı bir şaşırtıyor. Girişten biletimizi okutup ilerledik. Biraz erken geldiğimiz için ne yapacağımızı bilemedik. Koltuklara oturup kapının açılmasını bekleyelim dedik. Sinema salonunda çok hoş dinlenme koltukları var. Bir soluklandık. Sonra içecek bir şeyler almam gerektiği aklıma geldi. Fuayede bir büfeleri yer alıyor. Büfede fiyatlar diğer sinemalara göre düşük. Mesela bir suya 3 lira vermiyoruz. 2 suyun fiyatı bu kadar. Benim çikolata, mısır gibi alışkanlıklarım olmadığı için o fiyatları kıyas yapamadım. Reklam arasında çeşitli menüler yaptıklarını söyleyen bir tanıtım yayınladılar. Menü olarak alınca onlar da indirimli gibi gözüküyor. Tam rakamı aklımda tutamadım. Ama onları da yakında öğrenir yazıyı güncellerim.

Sinemanın başlamasına 2 dakika kalmıştı ki kapının önünde hala girmemizi belirten bir bant vardı. Ben de seyirciler içeriden çıksın diye bekliyorum ama çıkan kişi olmuyor. Tam vakti geldiğinde kapının önündeki bandı kaldıran beyefendi bizi içeri buyur etti. Bizim girdiğimiz salonun girişi biraz farklı önünüze bir duvar çıkıyor. Sağa ve sola ayrılan yollar var. Kapının yanında oturacağınız koltuğu gösteren bir dijital pano yer alıyor. Eğer geç kaldıysanız koltukları tek tek incelemek zorunda kalmadan yerinizi o panodan bulup ilerleyebiliyorsunuz. Biz sağdaki yoldan ilerledik.  Yine içeride kimse olmaması dikkatimi çekti. Demek ki kimse gelmemiş diye düşündüm. Filmin sonunda ne olduğunu anlayacaktım. Meğerse eski alışkanlıklarımızı bile unutturmuş bize bu Cinemaximum.

cinetime özdilekpark avm salonu

Film çok beklemeden başladı. Sanıyorum 5 dakika bile beklememişizdir. Bu da şaşırtıcı. Umarım bozulmaz. Koltuklar geniş ve rahat. Sırtınız isterseniz koltuğa biraz daha fazla güç uyguladığınızda tam arkaya yaslanabiliyor. Öndeki kişiler ile aranızda mesafe yüksek. Bu şekilde önünüzdekinin başı filmin en heyecanlı yerinde size engel olmuyor. Reklamlar sırasında ses yüksek çıkmıyordu ve başlarda endişelendim. Film boyunca da böyleyse yandık dedim. Meğerse o durum da reklamlara özelmiş. Film esnasında seste bir sorun yaşamadık. Reklam arası olduğunda ise dışarı çıkmadım. İyi ki de çıkmamışım sanki ara biraz hızlı doldu gibi. Film hemen başladı. Eğer 10 dakikalık ara o ise bana 5 dakika gibi geldi. Sonradan öğrendiğime göre film başlarken reklamlar 6 dakika – 10 dakika arası oluyormuş. (ilk filmde 6, ikinci kez gidişimde ise 10 dakikaydı) Film arası ise 10 dakikaymış ama reklamsız başlaması insanların geç kalmasına yol açtı. Hem film arasında da reklam mı olur Allah aşkına. İnsan filmden kopuyor.

Film bittiğinde çıkış için başka bir kapının kullanıldığını gördük. Bu benim için önemli. Eskiden gittiğimiz sinemalar böyleydi. Beyoğlu’nda sevgilinin eline sıkı sıkı sarılırdın, çıkış noktası karanlık olurdu, arka sokaklara açılırdı o yollar. Uzun uzun yürüyüp ana caddeye çıkardın. Şimdi AVM içinde olunca karanlık bölümlere açılmıyor ama şöyle bir güzelliği var. Filmin güzelliğine / şaşırtıcı finaline göre hemen çıkınca yanındaki ile sohbet etmek istiyor insan. O zaman da eğer giriş ve çıkış kapısı aynı ise filmi merakla bekleyenlere yakalanıyorsun. Filmi beklerken de önünden filmin kritiğini yapan insanların geçmesi az sonra seyredeceğin filmin tadını kaçırıyor. O yüzden bu çift kapı uygulamasının yeniden gündemde olması iyi olmuş.

Filmden çıkınca bir heves Simto‘yu aradım. Salon güzel, metro hattında yeni bir sinema salonumuz var yaşasın demek için. Kapıdan girerken engelli girişi için bir bölüm yapmışlar. Böylece turnikeden geçmek zorunda kalmıyor tekerlekli sandalyeli izleyiciler. Ama ancak bu kadarını aktarabildim. Keşke daha çok bilgi alabilseydim dedim. Film geç bittiği ve ucu ucuna yetiştiğim için kimse ile görüşememiştim. Baktım doğru aktaramıyorum. Ertesi gün telefon ile Beyza Hanım’dan bilgi aldım ama ondan da tatmin olmayınca en iyisi gideyim bir de yerinde göreyim dedim.

Geçen gün tekrar AVM’ye gitme fırsatım olunca sinemaya da uğradım. Özdilek Cinetime Sinemaları Müdürü Murat Aslan Bey de oradaymış, bilgi almak istediğimi söyleyince kendisi ile görüşme imkanı buldum. Bana tekerlekli sandalye ile engelli erişimi konusunda bilgi verdi. Ayrıca şu an ara olan – boş olan salonları gezdirerek fotoğraflarımda modellik bile yaptı. Tekrar verdiği bilgiler için çok teşekkür ediyorum. Öğrendiklerimi ileteyim. Eğer engelli iseniz sizi bir diğer kapıdan içeri alabiliyorlar. Böylece eğer o salon merdivenli bir salon ise o sıkıntıdan  daha kolay kurtuluyorsunuz. Daha kolay içeri girebiliyorsunuz. Yine bir basamak merdiven mevcut. Aşağıda salonda o kapının nerede kaldığını görebilirsiniz.

cinetime sinemaları çıkış kapısı (engelliler için giriş kapısı)

Engellilerin kendi başlarına gelip yerleşebilecekleri, rahatlıkla film izleyebileceği 2 salonları mevcut. 3 ve 4 no’lu salonlar. Ana giriş kapısından küçük bir tekerlekli sandalyeye uygun rampa çıkarak ulaşabilirsiniz. Tekerlekli sandalye ile sinemaya gelenler diğer salonlarda da izleyebilirler ama yardım almaları gerekiyor. Bu rampayı engelli girişi için uygun hale getirdiklerini özellikle söylediler. Çünkü sadece merdiven yerine rampa (küçük bir yokuş) olması yetmiyor. O yokuşun eğimi de önemli. 3 ve 4 no’lu salonlarda diğer sinemalardaki gibi en önlerden seyretmek zorunda kalmıyorsunuz. 3. sıradan (C sırasından) izleyebiliyorsunuz. Tabii ilk koltukla perdenin arasında 3-4 metre olduğunu da söylemeliyim. Tüm bunların yanında bir de bir tane koltuğu kaldırıp (tekerlekli sandalyenin manevra yapabileceği bir alanın yanındaki koltuk) o koltuğun olduğu yeri tekerlekli sandalye için uygun hale getirip işaretleyecekler. Bu koltuğun hangisi olduğunu aşağıdaki görselde görebilirsiniz. Murat Bey oturarak bana modellik yaptı.

cinetime sinemaları özdilekpark avm istanbul

Bunu tüm diğer salonlardaki girişe en yakın koltuğa da uygulayabileceklerini yetkililer ile görüşebileceklerini Murat Aslan Bey iletti. Bana uzun uzun bilgi verip sabırla sorularımı dinledi sağolsun. Buradan tekrar teşekkür edeyim. İşini seven, özen gösteren insanlar daha da çoğalsa keşke.

Sinemayı ertesi ziyaretimde (bu ay daha sıkça ziyaret edeceğim çok güzel filmler var) Pek Yakında filmine gittik. Film 1. salonda oynuyordu. Özel ses sistemi olan salonun bu olduğunu söyledikleri için ben de pek sevindim. Çok bir fark duyamadım. Muhtemelen filmden dolayıdır. O yüzden o özellik için bir yorum yazamayacağım. Ama bana söylenilene göre sinemada Türkiye’de 10 salonda yer alan özel ses sistemi Dolby Atmos mevcutmuş. Bu sistemde ise başınızın üzerinde ekstra 100 adet hoporlör bulunuyor. Sağ taraftan havalanan bir kuşun kanat çırpışı sola doğru gittiğinde bu ses size üstteki hoporlörlerden eşlik ediyor. Aynı evdeki sinema sistemlerimiz gibi. Bu ay içerisinde güzel bir film geldiğinde bu ses sistemini de deneyimlemek istiyorum.

Son not, engelliler için AVM’nin içinde çokça asansör mevcut. Diğer AVM’lerden fazla. O yüzden metro üzerinden gelindiğinde merdivenlere takılmadan kolaylıkla üst katlara ulaşılabileceğini düşünüyorum. Umarım engelli erişimine uygun yerler çoğalır ve onlar da rahatlıkla istedikleri aktivitelere endişe etmeden erişebilirler.

 

 

Berna Mutlu Aytekin
Please follow and like us:

2 yorum

  1. canan ekinkesen   •  

    harikasiniz bilgilendirme icin tesekkurler:)

  2. Enis yüksel   •  

    Çok teşekkürler yeğenim çok sevinecek bu sinemaya gidince

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir