Osmanlı’da sahur nasıl yapılırdı?
BMA // 8 Ağustos 2011 // 0 yorum // kategori: Benim günlerim, featured, Günlük notlarım, Mutfakta ne var? Pin It
Stumble It!
Dünkü yazımda Osmanlı’da iftar nasıl olurmuş anlattıktan sonra Osmanlı’da sahurda neler yenilip içildiğine bir göz atalım.
Sahurda yenen yemekler iftarda yenen yemeklere oranla daha basitmiş. Sıklıkla kurutulmuş meyvelerden yapılan hoşaf, börek veya pilav sahurda tercih edilirmiş. Hazmının kolay olması amaçlanırmış. Sahurda iftarın aksine bu yemeğin misafiri olmazmış. Sahurlar ev halkı arasında yenen yemeklermiş. Gündüz, insanı susatmayacak, ama tok tutacak yemekler yapılırmış. (hala tuzlu ve baharatlı yemekleri soframıza koymayız, susuzluk açlıktan fena) Osmanlı’da yapılan 27 çeşit pilavdan örnekler sergilenirmiş. Sade pilav, domatesli pilav, bademli, fıstıklı, üzümlü, bezelyeli, patlıcanlı, tavuklu daha bir çok çeşit pilav. Pilavın yanında börek veya gözleme de yenirmiş. (Açıkçası pek tercih ettiğimizi söyleyemeyeceğim) Anadolu ve Rumeli’de gözleme tercih edilirmiş. Oysa bizim soframız için eskiden beri aklımda kalan, tok tutsun diyerek sahurda mutlaka bir yumurta yenmesi. Osmanlı kaynaklarında hiç böyle bir sofra kültürüne rastlamadım. Daha önceki yazımda belirttiğim üzere iftarda bir soğanlı yumurta gerçeği var orası ayrı.
Anadolu’nun bazı kesimlerinde ilk orucunu tutan çocuklara da hediyeler verilirmiş. Hatta çocuklar oruç tutmasa bile sahura kaldırılırmış. (Bizde hala yapılıyor)
Ramazan’da çeşitleri ile sofralarda rengarenk görüntüler ortaya çıkaran reçel, şerbet ve hoşaflar ise saymakla bitmiyor. Şimdi kaç çeşidi yapılıyor orası ayrı mesele.
O dönemde Ramazan sofrasından eksik olmayan reçel çeşitlerini sayarsak; Zencefil, ancelika, armut, portakal, frenk üzümü, frenk elması, mürdüm eriği, üryani eriği, mandalina içi, portakal, ağaçkavunu lokması, rende ayva, vişne, incir, ceviz, kızılcık, dut, mandalina, ünnap, kız memesi, yenidünya, gül, şam kayısısı, sünbül, misket elması, bergamut tatlısı, frenk eriği. Şurup çeşitleri: Ahududu, menekşe frenk üzümü, kayısı, mandalina, ceviz filizi, anber, ekşinar, vanilya, tarçın, portakal, şeftali, turunç, humm’z, koruk, bergamut, demirhindi, gelincik, İstanbul çileği, limon, vişne, kızılcık, gül, mersin, böğürtlen, ancelika, nane, çilek, b’dem, r’dem, r’vend-i çînî.
Sahur yendikten sonra uyku olmazmış. Şimdi sosyal hayat kişiyi uykudan ayıramıyor ama o dönemde de sabah uyunur öğlen uyanılırmış. Gün Kuran-ı Kerim hatim etmek ile geçermiş.
Ramazan’ın gülü güllaç iftarda sofraya gelir, sahurda ise önemli günlerin tatlıları arasında yer alan helva mutlaka sofraya konurmuş.
Eskilerin vardır bir bildiği diyorum bu gece sahurda soframa ben de pilav koyuyorum.
Sofranızın bereketi eksik olmasın.
Hayırlı Ramazanlar
Kaynaklar: http://www.tgdturkey.com/turkiye_mutfagi/osmanli_mutfagi.html
http://www.muhabbetfedaileri.com/tarih/9097-osmanl%C4%B1%C2%B4da-ramazan/
http://www.rehberim.net/forum/tarih-rehberim-217/50497-osmanlida-ramazan-iftar-ve-sahur.html
Etiketler: hoşaflar > iftar > Osmanlı > Ramazan ayı > reçeller > sahur > şerbetler




