Neşesiz Hayat

neseli_hayat4-

Bayramın 3. günü kendimizi sinemaya atabildik nihayet. Aslında kaç zamandır bekliyorum gelse de şu film seyretsek…
Film yanmış, yok bozuk çıkmış emekler gitmiş. BKM Mutfak görücüye çıkmış. Yeni yetenekler sahneye çıkmış. Kaçırmamamız lazımdı. Bileti zar zor bulduk çünkü gittiğimiz sinemanın salonları minicik ve filme gerçekten rağbet çok…


Neyse azmettik vakit geldi koltuklara yerleştik, ama sonuç hüsran. Ben daha önce bu kadar kötü bir film seyretmedim. Oyunculuk felaket, ses felaket, çekimler felaket, müzik felaket, senaryo felaket, çekim yapılan sahneler kasvet verici. Filmin sırtını yasladığı başrol de oynayan oyucular insanın içini bayıyor. Ben zamanında Brad’i seyredeceğim diye “Seven” filmine gittiğimde filmin korku filmi kriterlerime uyması neticesinde koşa koşa salondan çıkmıştım. Bu film de kesinlikle salondan çıktığım ikinci film olacaktı. Olabilirdi ama nedense çıkmadım ama vaktime yazık oldu. Filmi seyrederken acaba filmin sonunda ne olacak diye bile düşünmedim.O kadar filmin içine giremedim ki. Bundan sonra Yılmaz Erdoğan filmlerine 2 kere düşünüp gideceğim. Hala düşünüyorum da “Vizontele” gibi bir film çekmiş birisi nasıl üstüne bu kadar kötü bir film yapar.
Sinemadan çıkarken keşke dedim, keşke bayram için nostalji yapsalardı da bir sinemada, “Neşeli Günler” Adile Naşit, Münir Özkul, Şener Şen oynasaydı.



Ben çıkıp hiç düşünmeden bu filme gitseydim. Neşeli Günler bana o oyunculuğu, o müziği, o sıcacık duyguyu bana verebilseydi. Kadir Has Sineması’nın ilginçliklerinden ise sinirim biraz yatışınca bahsedeceğim. Kesinlikle vaktinize ve paranıza yazık. Onun yerine bayram gününüzü evde Kemal Sunal’ın “Çöpçüler Kralı” ya da Şener Şen’in “Milyoner” filmini seyrederek değerlendirebilirsiniz. Kesinlikle daha fazla keyif alacağınıza eminim…

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak