Ne hissedeceğine karar ver

Harika bir gün geçirdim.

Sabah Ali’yi okula bıraktım ve yayın evime gitmek için yola çıktım. Storytel’den metrobüste giderken dinlediğim bir kitabım var. Ev Yapımı Paraşüt adı. Sonuna yaklaşmıştım. Yol boyunca onu dinledim. Güldüren, düşündüren bir kitap ve bana çok iyi geldi. Toplantıma biraz geç kaldım ama yetiştim. Kitabım için son hazırlıklar yapılıyor. Nasıl heyecanlıyım anlatamam. Oradan çıktım kalbim güm gün atarken Oriflame’in davetine koşa koşa yetiştim. İsveç Konsolosluğu’nda, Tünel’deydi. Allahtan metro hızlıca götürüyor.Konsolosluk da hemen metronun çıkışındaymış. Harika denk geldi.

Birbirinden alımlı, hoş hanımlar ile tanıştım. Aralarında çok takdir ettiklerim, Tv’den tanıdıklarım vardı. İçim açıldı resmen. Zaten Konsolosluk her yeri instagramlık bir bina. Kırmızı halı serili merdivenler, çiçekler, klasik müzik derken en sevdiğim iki makyaj artisti de orada olmasın mı? Hemen gittim. Başladım konuşmaya: “Ben sizin makyaj kitabınızı aldım. Büyük hayranınızım. Bana çok şey öğrettiniz. Teşekkür ederim…”

Rıfat Yüzüak da tatlı tatlı karşılık verdi. Bir baktım cildime uygun hangi ürünler olur onları konuşuyoruz. Yeşil gözlerim için bir eyeliner kocaman dudaklarım için de uygun renkte bir ruj önerdi. Kontür kiti, ve balm da önerdi. Ben sözünden hayatta çıkmam artık. Başka renklere geçit yok. 

Sonra Oriflame ürünlerini tanıttılar. İleri yaşlar için (40 üzeri) bir lifting serisi çıkarmışlar. Anneme denemesi için vereceğim. BAna hediye ettiler. Bir de Spa setleri varmış. Kokusuna bayıldım. Denizdeymişim gibi, yazmış gibi hissettiriyor. Konuklar ile güldük gülüştük. Oradan ayrılıp Tünel’den metroya doğru yürümeye başladım.

Yapı Kredi’nin önünden geçerken Bienale uğrayayım dedim. Aklımdaydı. Gezebilsem keşke diyordum. Yolum düşünce kaçırmadım. Ali’ye kitap da hediye ettiler. Kitap kalmamıştır sanıyordum ama diğer galeriye doğru yürüyünce onu da buldum. 

Ardından elim ayağım titremeye başladı. Ben yemek yemeyi unutmuşum. İsmini sosyal medyadan duyduğum bir hamburgerci gördüm. Oraya uğrayıp biraz yaramazlık yaptım. Çıkınca da madem yoldan çıktık bir de İnci’ye uğrayayım dedim. Gittim acımadan bir kase profiterolu götürdüm. 

Sonra metroya kadar yürüyüp Levent’e geçtim. 

Sinemaya davetliydim. Sinemayı beklerken 1 saat kadar kitap okudum. Oğlumla görüntülü konuştum. Eşimle, annemle konuştum. Asayiş berkemal. 

Sinemaya girerken eski arkadaşlarımı gördüm. Görmek iyi geldi. 

Film 2 saat 20 dakikaydı ama sürükleyiciydi. Zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadım. 

Film bitince yola çıktım. Ben şok. Zincirlikuyu metrobüsünde akşam saat 21:30’da kuyruk var. Kimse kimsenin üstüne çıkmıyor. Mis gibi. 

Sıramı bekledim. Oturarak evime kadar geldim. Elimde anneme ve bana hediye kutuları ile. 

Birazdan mis gibi bir banyo. Hızlı ama adeta spadaymışım gibi bir banyo olacak çünkü harika bir spa seti hediye etmiş Oriflame bana. Ardından da nefis bir uyku alırım. 

Üstelik ben yokken annem gelmiş, evi toparlamış. Evdekilerin desteği sayesinde dünyanın en güzel günüydü. Dinlendim. Keyfile dolaştım tüm gün. Oğlum da akşam yemeğini güzelce yemiş. Eve giderken de tatlı bir yağmura denk geldim ki arasam bulamam. Hava ılık, yağmur değil sanki duş. Üstelik kuş sesleri gece de oluyormuş. Onları da dinledim. Çisil çisil yağmurda eşimle telefonda konuştum. Romantiklik had safhada. Daha ne olsun.

*

Yorucu bir gün geçirdim. Sabah 7’den beri ayaktayım. Eve yeni girdim. Saat 23:00

Önce Ali’yi okula bıraktım. Eve yetiştim. Kıyafetlerimi dünden hazırlamıştım. Ama ufak bir kaza oldu. Onları giyemedim. E kıyafet değişince çanta da ayakkabı da değişiyor. Neredeyse hiç uygun olmayan bir kombini apar topar üstüme geçirip yola koyuldum. 

Ee tabii geç kaldım. Metrobüs havasızlıktan insanı öldürüyor. Aktarma yaptığım metronun da merdivenleri bozulmuş. İn çık derken perişan oldum. Ter içinde kaldım. Makyaj falan hak getire. 

Adresi zor buldum yayın evime gittim. Toplantı uzun sürdü. Bu sefer de bir sonraki etkinliğe geç kaldım. Nefret ediyorum geç kalmaktan. Basiretsizlik işte ters başlayınca ters gidiyor. Ayağımda topuklu ayakkabılar. Ayaklarım daha yarım saatte acımaya başladı. Tüm gün nasıl geçecek diye düşüne düşüne sinir oldum. Günün etkinliğine bir gittim. Ne göreyim? İnanamıyorum böyle bir şey olabilir mi aman Allahım. Herkes 1.80. Herkes! Ben ortalamayı düşünüyorum. Türkiye eski güzelleri mi dersin, TV yıldızları mı. Bir de uygunsuz giyinmişim ki. Bir elbise giyseydim keşke. Lise talebesi gibi gitmişim. Sinir oldum kendime. Konsolosluğun 2. katındaydık etkinlik. merdiven çıktım. Anında yüzümü ter basıyor zaten. Kenarda köşede durarak kimsenin göz zevkini bozmamaya gayret ederek biraz bilgi alıp etkinlikten çıktım. Dışarı çıktım ama açlıktan öleceğim. İlk bulduğum hamburgerciye daldım. Bir bakarsın yer yok. Üst kata çıkın diyorlar. Arkadaş bu merdivenleri bana sayıyla mı verdiler? Çık çık çık nihayet yer bulduk, sipariş verdik. Geldi neyse ki ama barbekü kokusundan duramıyorsun. Bir an önce yedim ve kendimi dışarı attım. Yürüyen mangal gibi dolaşmaya başladım. O arada kendime bir tatlı ısmarlayayım dedim. Yine kimse rahatsız olmasın diyerek en arka masaya oturdum. Hızlıca yiyip gittim. Daha girmem gereken bir etkinlik var elimde hediye koca koca torbalar. Kollarım uyuştu taşımaktan ama mecbur taşıyacağız. Yürüyen baca olarak İstiklal caddesinin başına ulaştım. Metronun merdivenleri yine bozulmuş. Yine, yine. Asansörler de bozuk. Söylene söylene metroya girdim. Sinema davetinin yapılacağı yere ulaşıp etkinlik saatini bekledim. Film başlayınca ise telefonum hep çalıp durdu. Evdekilerdir diye açıp bakmak zorunda kaldım 3-5 defa. Telefona bakmaktan filmi seyredemedim. Film 9’da bitti. Önce Metro sonra Metrobüs derken geç saatte evime vardım. Bir de yağmur başlamasın mı? Her şey üstüme üstüme geldi bugün.

*

İkisi de benim hayatım. İkisi de bugün. Hayata baktığınız pencere mühim. Pencereyi temiz tutun. Neyi nasıl görmek istediğinize karar verirseniz hayatınız güzelleşir.

İmza: Minik Polyannanız Berna

Berna Mutlu Aytekin

1 Yorum

  1. Burcu   •  

    Yine herZamanki gibi muhteşem anlatmışsın,iki hilayedede kendimi gördüm

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak