Müzik dinliyordum

İş güç yoğun. İşe yürüyerek gitmek biraz kafayı biraz da beyni dinlendiriyor. İyi güzel. Havaların soğumaması, sokakta hala güzel rengarenk sonbahar yaprakları. Allah’a şükretmek için bir çok nedenim var bugünlerde. Çok şükür hayat bana güzel.

Bugüne kadar arkadaşların  “Değiştir artık şunu” dedikleri mp3 çalarım fena yamuk yaptı bana. Kendisi eskidi tamam ama aramızda bir gönül bağı var. Ben onu Darty Profilo Avm’de yeni açıldığında almışım. Profilo AVM’ye giderdik o zamanlar çokça alışveriş merkezi yoktu. Beyaz taş gibi görüntüsüne vurulmuşum. Zaten modelin adı da “Stone” Daha ucuz ve çalan şarkıları gösteren modelleri varken özellikle onu seçmişim. Baktıkça 18 ağustos depreminden önce Karamürsel‘de denize girip kuzenlerle beyaz taşları topladığımız günleri anımsamışım. Aramızda duygusal bir bağ var yani anlıyor musun sayın okuyucu. Şimdi ben 1 gb da olsa, bana sıradaki şarkıyı göstermese de, üzerindeki yazılar silinmiş olsa da, üstüne yeni yeni modelleri çıksa da bu mp3 çaları nasıl atayım bir kenara. Müzik çalarda sorun yok yamuk yapan kısmı kulaklığı. E artık yapmasın mı. Hakkıdır yapsın. Yaptı da beni şu güzel yürümeli Bahçelievler yollarında otobüs, minibüs seslerine muhattap etti sağolsun.

Ben de dün Vatan Bilgisayara uğradım. Mp3 çalara kendine yakışacak güzellikte Philips bir kulaklık aldım. Benim aldığım kulaklıktan sonra modeller de değişmiş, kulağa oturan, kablosuz, gece parlayan bir sürü yeni model çıkmış. Bazen Shawshank Redemption (Esaretin Bedelinde) filmindeki gibi böyle 30 senelik cezası dolmuş hapisten yeni çıkmış eski mahkum gibi hissediyorum kendimi.

Yüzümde şaşkın bir ifade. Hayat ilerliyor pek fena. Ne yaparsan yap yetişemiyorsun.

Neyse konumuz bu yeni kulaklığın performansı. Kulağıma taktığım an bu kulak içi kulaklıklar dışarıdaki gürültüyü tamamen kesiyor. Müzik çalmasa da gürültü yok. Bildiğin tıkaç vazifesi görüyorlar. Bayıldım.

İşten çıkınca  denemek istedim. Müziğin sesini de çok açmama gerek kalmıyormuş. Orası da ayrı güzel. Kulağımda müzik minibüse doğru ilerliyorum. Bugün miskinlik yapacağım yürümeyeceğim. Şans bu ya en öne oturmuşum herkes parasını benimle şoföre uzatır durumda. İş dönüşü ses çıkaracak halim yok kim para verirse şoföre uzatıyorum. Hani inecekleri durakları söylüyorlar ya onu duymak için müziği kapatıyorum. Kulaklıkları çıkarmıyorum inince biraz daha yürüyeceğim nasıl olsa. 5 dakika sonra da ineceğim. Mp3 çalar cebimde ortadaki düğmeye basarsan ses kesiliyor. İşler pek yoğun kafam bir dünya dolu. Bir yandan arkadan uzatılan paralar, omzuma vuran insanlar, “Bir kişi  İlk Yuva uzatır mısınızlar”  kafam iyice dalgın.

Sevdiğim bir şarkı çalmaya başlıyor. Yüzümde aptal bir gülümseme. İnsan sevdiği şarkı çalınca bu kadar sevinir mi? Neyse ki karanlık gören kim bu deli demez. Sesi biraz açmak lazım basıyorum düğmeye ses açılmıyor. Tüh diyorum “Kulaklık aldın kızım ,ama bak bozuk mp3 çalar. Sesi daha da açılmıyor, sendeki de şans işte. Kızlar haklı değiştir sen bu mp3 çaları artık.” Minibüsten iniyorum. Zaten kısık ses hepten gidiyor. Artık kulaklarımda müzik sesi yok. En sevdiğin şarkıya sıra gelmiş olur, sen de böyle dinleyemezsin böyle. Bari şarkının adını aklında tut da evde dinle diyorum kendime. Biliyorum ki eve gidince unutacağım. Sevincim kursağımda kalıyor. Birden zaten mp3 çaları hiç açmadığımı, o müziğin minibüsten geldiğini, kulağımda tıkaç gibi kulaklıklar olduğu için sesini az duyduğumu anlıyorum. İndiğim duraktaki o sert rüzgar yüzüme çarpıyor da kendime getiriyor muhtemelen. Yoksa daha anlayacağım yok.

Hani Allah insana eşeğini önce kaybettirir sonra buldururmuş ya. Benimki de o hesap. Mp3 çaların çalıştığını görünce yüzümde yine aptal bir gülümseme. Eve geliyorum. Yemek, ortalık toplamak derken nihayet bilgisayar başına oturuyorum. En sevdiğim blog yazarlarından birisi HBBA’nın son yazısında bir sürprizi varmış. Blogunun 2. senesinin dolması şerefine bizler için blogunda bahsettiği şarkılardan bir playlist hazırlamış. Bize son yazısında sunmuş onu görüyorum. Keyif ikiye, üçe, beşe katlanıyor tabi. Bu yazıyı yazmaya neden oluyor, yarın kulağımda güzel müzikler eşliğinde yürümek için evden 1 saat erken çıkacağım. Elimde de fotoğraf makinesi olacak. Havada güzel, hayat bana güzel…

Berna Mutlu Aytekin

1 Yorum

  1. Herboku Bilenadam   •  

    Güzel bi an yaşatabildiysem ne mutlu bana. Teşekkür ederim.

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak