Metrobüste bir hasta

Bugün Kadıköy’e geçmek gerekti. Doğruca metrobüsün yolu tutuldu. Benim için büyük rahatlık. Trafik derdi yok hızlı gidiyor üstelik. Ayakta da pek kalmıyorum. Kulağımda müzik sesi ile kenarda otururken ben, telaşla birisi yolcuları yararak şoförün yanına ulaştı. Bir yandan da bağırıyordu. Çıkardığım kulağımdan kulaklıkları dinlemeye koyuldum.

Arka koltuklarda oturan bir yaşlı amca çok hastalanmış. Sağındakinden helallik isteme başlamış. Sağındaki genç yolcu da koşa koşa şoförün yanında almış soluğu.

“Ne yapacağız, ambulans girebiliyor mu bu yola?” diye sordu. Ambulans giremiyormuş:( Bir sonraki durakta indirelim amcayı dediler. Yanındaki kendisinden helallik istenen genç yolcu, “Ben yanından ayrılmam, onu ortada bırakmam.” dedi. İnsanlık ölmemiş Allah’a şükür. Bir sonraki durakta indirmeye karar verdiler yaşlı amcayı.

Bir sonraki durakta durdu metrobüs. Şoför bey indi. Beyaz kabine doğru ilerledi. Kapıyı açmaya kalktı. Açamadı kapıyı. Kapı kilitli. Sinirlendi. Bindi tekrar otobüse. “İndiremiyoruz kabinde kimse yokmuş.” dediler yolcular, ağızdan ağıza taa arka kapıya doğru. Sonraki durakta da kabin yoktu. Bir sonraki durağa yol aldı metrobüs. Şoför söyleniyordu, yolcular söyleniyordu:(

Sonraki durakta nihayet kabinin yanında durdu metrobüs, yaşlı amca çok kötüleşmişti yarı baygın halde söylenenleri anlamıyor zaten oturduğu yerde de yığılmadan duramıyordu. 2 genç yaşlı amcayı kucaklarına aldılar. Metrobüs şoförü kabinden bir plastik sandalye aldı. Amcayı oturtmaya çalıştılar. Ama yatması lazımdı. Okmeydanına nasıl gitti, nasıl ambulans geldi, nasıl yerinden kaldırdılar hiç bilmiyorum. Bekleme yapamadık çünkü trafikte metrobüsler uzun uzadıya duramıyor aksatmamak için. Tüm gün aklım orada kaldı.

Çekilen çileyi gören gözler sormadan edemiyor. Neden bir sedye bulundurmazlar o kabinlerde? Neden o kabinler kapalı, kilitli olur? İçinde ne var ki kapamayı kilitlemeyi gerektirecek? İçinde insan bile bulunmuyor o kabinlerin, neden? Güvenlik görevlilerini oraya ayağa diken belediye, bir hastanenin sponsorluğunda bile olsa bir sağlık görevlisi neden bulundurmaz orada?  Ya hava yağışlı da olsaydı. Yağmur altında hasta bir yaşlı adamın çekeceği eziyet bu ülke de yaşıyorsa reva mıdır? Bu istanbul’da yaşarken ruh sıkılıyor. Görmesen olmaz, görüp söylemesen olmaz. Elinden de bir şey gelmiyorsa bu tür durumlar körlüğe sağırlığa sürüklüyor aktivist bir kalbi:(

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak