Mercedes E 250 CGI Coupe test

Bu dünya güzeli otomobile karlı bir İstanbul gecesinde bindik. Yan koltukta yerimi aldım. Emniyet kemerini takmamla emniyet kemerinin kocaman gövdemi sıkı sıkı kavramasına şaşırdım. Fren durumunda sıkıntı çıkmaması için oltalarda gördüğüm gibi bir düzenekle kemerin atıl kısmı geri sarılıyor. 180 km hızla gitsek bile hızlı gittiğinizi anlamayacağınız bu araç için elbette ki önemli bir özellik.

Böyle bir araçla Bahçelievler- Kağıthane arasında seyahatimiz neredeyse 9 dakika sürdü. Konforundan ve hızlı gitmenin verdiği o heyecan duygusundan etkilenmemek elde değil. Bindiğiniz araba kırmızı renk ve otomobil yolda hızlı giderken bile çok rahatsınız. Tek rahatsız olduğunuz durum insanların hayranlık ve kıskançlık dolu bakışları.

Benzini çok yakıyor. Bahçelievler-Kağıthane- Bebek-Kemerburgaz-Bahçelievler turu yaptık. 7.2 diyordu ama yarım depo benzin bitti. Satın alan kişi için, hele hele bu arabaya 80.000 Euro vermek gibi bir maddi imkanı varsa, harcanan benzine yazık oldu diye mızmızlanmak saçma olacaktır. Biz test ediyoruz. Araç bizim değil. O hissiyatlar içinde değiliz:)

Bu aracın ön konsolu tamamen deri ile kaplı. Deri lükstür. Bindiğimiz araçtaki deri rengi siyahtı ama renk çeşitleri de varmış. İnsan ellerini o konsoldan alamıyor.

Müzikten sorumluyum dedim ya, aracın panelinde eski radyolar gibi dikey cubuklu radyo kontrolü yapmışlar. Çok ilginç olmuş. Hem nostaljik hem yenilik. Diğer araçlarda bu tarz bir tasarım görmemiştim.

Koltuklar beni benden aldı diyebilirim. 4 ayrı düğme ile aracın bel sırt gibi kısımlarını şişirip havası azaltabiliyorsunuz bu şekilde rahat bir oturuş sağlayabiliyorsunuz. Ön koltuklarda ısıtma da var. Tamamen kişiye özel hale geliyor. Bu kısımlarında deri olduğunu söylememe gerek yok.

Kliması da çok ilginç. Sürücü, öndeki yolcu ve arka alan için ayrı ayrı sıcaklık kumandaları var. 3 ayrı kumanda düğmesinden birisini seçip arka koltukları soğuturken ön de oturanları ısıtabilir vb. seçimler yapabiliyorsunuz.

Aracı park etmeye kalktığınız da uygun bir alan gördüğünde gözünüzden kaçma ihtimaline karşılık sizi sesle park yerini gösterecek şekilde bir görüntüyle uyaran bir asistanı var. Radar ile uygun boşluklara işaret ediyor. Rahatça park ediyorsunuz.

Bu araçla oldukça hız yapabilirsiniz. O kadar hızlı giderken emniyet kemerlerinde güvenliğimiz için hassas davranmışlardı demiştim. Ayrıca önümüzdeki araçla aramızdaki fren mesafesini de ölçen sensörler ile güvenli bir yolculuk yapmamız için de bizi yönlendiriyor. Kısa menzilli ve uzun menzilli sensörleri kullanarak önümüzdeki araçla aramızda bulunmasını istediğiniz mesafeyi koruma konusunda  yardımcı oluyor.

Kemerburgaz’da ufak bir gezintiye çıktık. Karlıydı geceydi. Aydınlık değildi. Farlar otomatik olarak direksiyonu çevirdiğin yere doğru dönüyordu. Önümüz zifiri karanlık olduğunda farların ışığını daha da fazlalaştırıp karşıdan bir araç geldiğinde ışıkları normal seviyelere döndürmesi de çok hoş bir ayrıntıydı.

Aracın Panaromik Cam Tavan denilen üst kısımı açılıyordu ben de fotoğraf makinesiyle bir kaç kare çekmek istedim fakat oldukça karanlıktı. Bir başka karlı gecede yine üzeri açılan bir otomobille yine Kemerburgaz gezilmeli.

Diğerleri “araba” ise bu bir “otomobil” diyerek ilk süremeyiş izlenimimin sonuna geldim. Umarım araba sürmeyi bilmeyen birinin deneyimleri de işinize yarar…

Görseller şu adresten alınmıştır.

Berna Mutlu Aytekin

3 yorum

  1. Eda   •  

    Gerçekten nefes kesici.
    Otomobillerde kırmızı rengi pek beğenmezdim sağolsun, aşık oldum. (:

  2. M A B 01   •  

    anlatılmaz yaşanır bence.

  3. bma   •  

    aynen öyle ne güzel dedin 🙂

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak