Klasik bir hafta sonu keyfi

yagmurlu

Pazar günü mutlaka bol uyuyarak başlar, sebebi cumartesinin canına okumam olabilir pek tabi. Geç saatlere kadar uyanıklık, şimdinin yeni keyfi iphone4 üzerinden klasikleri pdf olarak okumak, bir yandan müzik dinlemek, sıcak bir çay bol kokulu. Ardından dergilere, bloglara bakmak reader üzerinden… Canına okudum dediğime bakmayın. Tadını çıkardım desem daha doğru olur. Geç saatlerde yatmak için güzel nedenler bunlar.Teknoloji değişiyor ama alışkanlıklar pek değişmiyor. Kitap okumayı seviyorum öyle ya da böyle. İster pdf olsun, ister kokulu kokulu eski basımlı kütüphaneden olsun bazen de ciltlenmiş dergiler şeklinde ama araştırmak, okumak, öğrenmek güzel.

Dün kitaplığımı düzenledim. Okunacakları bir kenara ayırdım, anneme ödünç verilecekleri bir kenara, tekrar tekrar okunacakları bir kenara ayırdım. Pdf’lerin haricinde onları ihmal ettim hissine kapıldım biraz. Tozlarını aldım, sevdim ve okumaya söz verdim kendi kendime.

Yeni mp3’leri ve seyretmeyi sevdiğim filmlerin mp4’lerini itunes’dan iphone’a yükledim. Hafta içine hazırlık yaptım böylece. Malum işe gidiş gelişlerde insan sıkılıyor tek başına.

Ev kadını oldum, evi toparladım. Yine çamaşır, yine ütü, yine gürültü ile çalışan çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, süpürge vs. Kendimi keyif için pazar gününe hazırladım. Bugün keyif günü.

Pazar kahvaltısı, kahvaltı başında güzel aşk ile uzun, neşeli sohbetler (tüm hafta eksikliğini çekiyorum) Tekrar demlenen çay, havalandırılan ev ve şimdi koşa koşa gezmeye gitme zamanı. Dışarıda güzel bir yağmur var. Dinmedi dinmesin de zaten. Botlar giyilsin ve yakınlardaki alışveriş merkezine doğru yola çıkılsın. Yol boyunca aynı şemsiyenin altına sığma telaşı, eski günleri anmak ve şarkı söyleye söyleye uzun bir yürüyüş. Maksat spor olsun di mi ama?

Yok maksat gençliğin, sağlıklı olmanın ve sevdiklerinle beraber olmanın tadını çıkarmak. Yürüyüş de ardından içilen kahve de bahane. Belki ardından bir film seyredilir belki de eve bir dvd ile dönülüp mısır patlatılır yasemin kokulu mumlar eşliğinde film keyfi yapılır.

Çalışmaya başladıktan sonra hayat yine değişti benim için. Bir şekilde keyfi içine konumlandırmaya çalışıyorum. Sizlerden mailler geliyor.  “Mutlu musun? O işten ayrıldığına seviniyor musun? Bir gün bile pişman olmadın mı bankayı bıraktığına?” diyorsunuz bu aralar sık sık.

Bana yolladığınız mailleri gördüğüm zaman öyle seviniyorum ki. Boşluğa doğru bağırırken birilerinin duyması güzel bir şey. Her ne kadar maillerinize cevap versem de burada yazacaklarım da yine bir cevap olsun.

Ardımda bıraktığım şeyler için üzüldüğüm “Keşke yapmasaydım” dediğim bir dönem vardı.  Yasemin Hanım, Uğur Bey ve Müge abla ile konuşurken bunu aşmam gerektiğini öğrendim. Güzel tavsiyeleri önümü aydınlattı diyebilirim. Kendilerine tekrar teşekkür ediyorum. Evet keşkelerin üzerime yük yaptığı bir dönem vardı ve ben o sıkıntılı dönemi atlattım, önüme engel koyanları da affettim, hayatı böyle kabul ettim.

Üzerimden yük kalktı diyebilirim. Mutlu olmak adına önümde kocaman bir engelmiş meğerse “keşke yapmasaydım” dediklerim. Yaşanılanlar meğerse beni bir yere sevk etmiş ve ben şimdi o geldiğim yeri çok seviyorum. “İyi ki” demek dilime yapıştı kaldı. Şimdi iyi ki diyorum bol bol. Ve yaşadığım her şey için şükrediyorum.

Gün beni bekler. Yapılmış planlar ve plansızlığa sevk edilmiş belli saatlerim var yaşanacak. Toparlanayım.

“Hayat gelsin bildiği gibi gelsin, işimiz bu yaşamak.” şarkısının sözleri dilimde hepinize güzel bir hafta diliyorum…

Görsle şu adresten alınmıştır.

Berna Mutlu Aytekin

1 Yorum

  1. Pingback: Tweets that mention Klasik bir hafta sonu keyfi | benim günlerim -- Topsy.com

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak