Kişisel Bakımım ve Doğal Kozmetik Seçimlerim

Daha önceki yazılarımda bahsettiğim üzere artık ekolojik dengeye daha dikkat eder şekilde besleniyoruz  Evimizin temizliğini de bu dengeyi koruyacak şekilde yapmaya dikkat ediyoruz. Bor içeren çamaşır deterjanı ve kimyasal içermeyen bulaşık makinesi deterjanı kullanmaya başladık. Çamaşır suyuna zaten alerjim var, arap sabunu ve sirke kullanmaya devam ediyoruz. Bu yıl için hedeflerimden biri de ekolojik dengeyi gözetmekti. Başardık. Artık evimiz zehirsiz.

Deodorantlarımızı da hindistan cevizi yağı ve karbonat ile kendimi yapmaya başladık. Şampuansız yaşamı denedim ama beceremedim. Dr Savon markası ile ilerliyoruz. Markanın SLS ve daha bir çok zararlı içerik içermeyen kişiselleştirilmiş şampuanları var. Bahar ayından perişan halde çıkan cildime de yakınlarda keşfettiğim bir markanın ürünleriyle iyilik yaptım. Daha kullanmaya başlayalı on beş gün olmasına rağmen cildim gözle görüşür şekilde toparlandı. Bahar ayında alerji dönemim başlıyor. Cildim kuru, yer yer aşırı yağlı bir hale geliyor. Sivilceler ve lekelenmeler, dermatit oluşumları beni çok üzüyordu. Geçeceğini biliyorsun ama yara bere her seferinde geride iz bırakıyordu. Beyaz tenli isen bu çok can sıkıcı olabiliyor.

Instagram’da bir kaç arkadaşımın önerisi ile Mavili Kapı ile tanıştım. Uzun bir süre izledim. Sonuçta biraz ev yapımı bir iş gibi geldi bana. Bu da güvenilirliğini sorgulattı. Tüm içeriklerini okumaya başladım. O kadar kendilerine güveniyorlardı ki. Ürünlerin açıklama kısımlarında “günde iki kere kullanın… sonra mucizeyi bekleyin” diyordu. Dedim hadi iyi hoş güzel bir krem de bu özgüven çok fazla değil mi?

Bir de “tüm ürünlerimiz yenebilir malzemelerden oluşuyor” sözünü okuyunca bana ne zararı olabilir ki dedim. Bir temizleme paketi satın aldım.  Sabun, tonik ve kremden oluşuyor. Daha da açmam gerekli pardon. Kombuçalı sabun, kambuça ve gülsuyu içeren bir tonik ve besleyici bir nemlendiriciden oluşuyor. İlk kullanımda yüzüme korka korka çok çok az sürdüm. Sonra o gece cildimin yapısından çok memnun kaldım. Sabah da aynı şekilde çok çok çok az sürdüm. Alerji yapar mı diye de korkuyorum bir yandan. Bir takipçilerinin yazdığı gibi “sanki melekler yüzümü öpmüş gibi” uyandım. Bu kadar doğru tarif edilebilir. Yüzüm yağlı değil ama nemli. Bu kadar az sürmeyle hem de. Besleyici krem 2 ayda bitermiş ama benim krem kolay kolay bitmez. İlk defa yüzümü tahriş etmeyen bir tonik ile karşılaştım. Senelerce aradım meğerse varmış. Kokusu pek fena. Ama katlanıyorum. Sabunun ise instagram’da yapım aşamalarını paylaşmışlardı. Ona tav oldum. Süreç oldukça şeffaf. İçeriği temiz. Cildimdeki düzelme inanılmaz. Bebek gibi oldu. Lekelenmeler için de başka bir çözüm buldum. O kürü de uygulayacağım. Onun da işe yarayacağından eminim. Mavili Kapı’nın web sitesinde kremler ile ilgili bir bölüm buldum. Şuraya tıklayıp okuyabilirsiniz. Benim kullandığım seri Probiyotikli krem olarak geçiyor. Etken maddesi Kombuçya.

Şuraya bir öncesi sonrası fotoğrafı koyayım:

Bu da sonrası:

 

Bu günlük bakımdı. Bir de değişik durumlar için uygulanacak tedbirler, tamir yöntemleri var. Bunlar için de yağlara güveniyorum. Mesela sivilce problemi dersek; regli dönemlerinde çıkan sivilcelerden tüm kadınlar muzdaribiz. Bu dönemler için de hızlıca etki gösteren bir yağ satın aldım. Art de Huile marka. Kurucusu Hülya hanım. Bir aromaterapist eczacı hanım. Palmarosa yağı yüzümdeki sivilceleri 1 günde iyileştirdi. Keşke daha önce keşfetseymişim. Onu da gün aşırı 2 defa kullandım. Gece yatmadan önce 2 damlayı tüm yüzüme uyguladım. Hepsi bu. Sivilce kalmamıştı. Zaten olan izler ve lekeler için ise Günlük Yağını kullanmaya başlayacağım. Bir kaç hafta sonra bu yazıyı güncelleyeceğim.

Vücut nemlendiricisi için hindistan cevizi yağından medet umuyorum. Kokusunu sevmiyorum ama en iyi o nemlendiriyor.

El nemlendiricisi ve tırnaklar için ise tatlı badem yağını, portakal yağı ile karıştırıp uyumadan önce ellerime tırnaklarıma sürüyorum. O da oldukça iyi geliyor. Kaşlarıma ve kirpiklerime de ( benim ikisi de pek yoklar) çoğalmaları için tatlı badem yağı sürüyorum. Uzadıklarını görüyorum.

Siz neler yapıyorsunuz? Tüyolarınız var ise yorumlara beklerim.

 

Fotoğraf: Mavili Kapı

 

Berna Mutlu Aytekin

2 yorum

  1. Zeynep   •  

    Berna hanim selam mavilikapi yi cok seven biri olarak size yazmak istedim. Tavsiyeniz uzere palmarosa yagini aldim. Ama surdugumde ciddi bi yanma hissi oldu ama kizarmadi bu normal mi sizde de oldu mu sormak istedim

  2. Berna Mutlu Aytekin   •     Yazar

    Merhaba Zeynep Hanım Palmarosa’yı mavilikapı’dan almamışsınızdır. Art de huile’den aldım ben orası satmıyor. Yüzde yanma normal. Bende de oldu. Bir müddet sonra geçiyor. Bakterileri öldürdüğünü düşünüyorum. Ondandır sanıyorum. Hemen cildim düzeldi çünkü sivilce yara hemen iyileşiyor.

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak