Kapışmak

Blog fırtınası Gün 10. Eskiden yazdığınız bir şeyi bulun. Girişini tekrar yazıp ona yepyeni bir ton verin.

 

Bir bakanın bir kere daha bakacağı  güzellikte bir otomobilin içindeyim. Evime dönmekten başka bir dileğim yok. Evde beni bekleyen huzur, vanilyalı kurabiye kokusu olmuş sanki burnuma burnuma geliyor. Saatler 9’u gösteriyor, hava karardı. Ben direksiyonun başındayım. Deri koltuklar, uçak kokpiti gibi bir konsol, ben diyeyim 500 siz deyin 1000 beygir gücünde. Bu güzelliğin sürücü koltuğunda yakalandığım kırmızı ışığın o 90 saniyesinin bitmesini bekliyorum.

Yol boş. Yanımda gri renk bir otomobil duruyor. Ona ait olmayan bir ruhu barındırıyor gibi. Modifiye edilmiş, motorundan sesler çıkartıyor. Son derece havalı bir hale gelmiş. Şöyle arkasında kanatları var sanki. Direksiyonun başında heyecanlı bir genç. Emniyet kemeri ile heyecan isteyen ruhunu dizginlemek istememiş. Yanıma yanaşıp, var mısın kapışalım mı bakışı atıyor. İçinde olduğum güzelliği baştan aşağı süzüyor. Rekabet edecek gücü kendisinde bulduğu için nasıl mutlu, nasıl gözleri parlıyor bir görseniz…

Yol müsait kimsecikler yok, gecenin bir vakti. Bassam gaza kapışır da benimle. Belli hayatını bu arabaya vermiş. Kendince işte böyle alımlı bir hale getirmiş. Gecenin bu saatinde kendine rakip arıyor. Benim otomobili de görünce gözler kocaman oluyor tabii. Saniyeler geri sayıyor. Kapışacağımız için heyecanlı genç. Ayağı gazda kendisi de gaza gelmiş biraz. Yeşil ışık yandığında çıldırmış gibi gaza basıyor. Bassın. Yakışır. Ben ise sola sinyal verip evime doğru gidiyorum.

Gaza basmayacaksam niye mi bu otomobile biniyorum? Ben bu otomobilin konforunu seviyorum.

 

Blog Fırtınası’da neymiş diyenler, sizi şuraya alalım.

Diğer yazılar için de  Blog fırtınası etiketine göz atabilirsiniz.

 

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak