Kanal(i)zasyon deneyimi

Galaya davetliydik dün bir sürü arkadaşla. İstinye Park’da tıklım tıkış bir kokteyl vardı. Ne var ki Okan Bayülgen biz çıkarken geldi. Biz de Hakan Yılmaz ve Haydar Dümen’le idare ettik. Ünlü görme isteğimizi körelttik. Film beni o kadar güldürdü ki, düşündüm de gerçekten televizyonun kanalizasyona döneceği bu programları yapsalar yapımcılar o kadar çok kişi seyreder ki hiç birimizde bu duruma şaşmayız. Acı ama gerçek, artık böyle abuk subuk yapımlar ilgi çekiyor.
Oyunculardan Hakan Yılmaz’ı çok beğendim. Yine ufak yapım büyük yapım demeden rolünün hakkını vermiş. Maximum performans. Onun dışında filmdeki inanılmaz küfürden rahatsız oldum. Birşeylerin illaki komik yapılması gerekiyorsa bu kadar küfürü kullanmaya gerek yok. Daha geçen gün gittiğim “Nefes” filmin de bile terörist ile komutanın konuşmasında bu kadar küfür geçmiyordu. Dediğim gibi komiklik olsun diye küfürlere bol bol yer verilmiş. “Zihni sinir procesi” gibi programların bir elevizyon kanalının reytinglerini nasıl tavan yaptırdığını gösteriyor. Bu programları akıl eden ise Okan Bayülgen’in bir dönem ekranda canlandırdığı cam silici karakteri. Okan Bayülgen’in oyunculuğunu bilirim ve kendisini de severim ama bu rolun çok karikatürize edilmesi filmi bence bozmuş. Yani onun rolü dışında film gerçekten çok eğlenceli. Çoluk çocuk değil belki ama ekrandaki düzenin bu gidişle nereye gideceğini gösteren bu filmi seyretmek için en yakın arkadaşınızı ya da eşinizi alın ve kahkahalarınızı koyverin gitsin..

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak