Kahramanım

12 senedir tanıyorum onu. 2 sene arkadaşlık. 8 sene flört. 2 senedir ise evliyiz.

İnsan kendine benzeyen, aynı şeyler söylemekten hoşlanan birisi karşısına çıksın diye bakınır etrafına. “Ruh ikizimi buldum” der. Benim Aşk’ım, benim ruh ikizim değil. Ortak yönlerimizi saysam iki elin parmaklarını geçmez. Hayata bakış açımız bile aynı değil. En ufak şey de  bile anlaşamayız. Bir tarafın alttan alması bir tarafın tolerans göstermesi gerekir.

Bir elmanın iki yarısı değiliz ama elma ve kabuğu diyebiliriz birbirimize. O benim kahramanım. Neden mi?

 

1 sene önce severek başladığım ama zamanla mutsuz olduğum bir mesleğim vardı. Bilmeyenler için söyleyeyim hemen: Bankacıydım. Saçımı topuz yapıp bir de üstüne siyah çerçeveli gözlüklerimi takınca eski nesil bankacılara benzerim hala. Benim kaderimde varmış bankacı olmak derim aynada o halimi görünce.

Mutsuzdum. Ama çalışmam gerekiyordu yeni evlenmiştim. Çalışmamak ne demek hiç bilmiyordum. Yemek yapmayı, temizlik yapmayı, evi çekip çevirmeyi bilmiyordum. Uzun zamandır çalışıyordum. Çalışmadığım zamanlar ne yapabilirdim ki? 1 saat ekstra zaman yarattığımda ya yemek yapıp buzluğa atıyordum ya da temizlik yapmaya çalışıyordum çamaşır suyu ile kireç sökücü arasındaki farkı bilmezken.

Üniversite de tanıştım kahramanımla. O zaman gözümdeki ışığı görebilmişti. Sonra o ışık zamanla kayboldu. Kahramanım bana o ışığı istersem geri getirebileceğini söyledi. “Seni tanıdığımda mutluydun, artık değilsin” dedi. Mutluydum evet. Eskisi gibi olamıyordum. Hayattan zevk alamıyordum. Üniversite kütüphanesinde kitap okurken, alışveriş dergilerini karıştırıp, işe girince bundan şundan alacağım diye hayaller kurarken bile çok daha mutluydum. Hayal kurabiliyordum en azından. Hayal kurmak için bile birikim gerekiyormuş ne acı.

Bankacı iken  ne paritelerden haberim vardı, ne yarın havanın nasıl olacağından, ne gazete okuyabiliyordum ne de uzun zamandır yeni bir kitap almıştım kendime. Bu sene neler modaymış, çalan şarkılardan, siyasetten, yayından kaldırılan dizilerden dahi haberim yoktu. Son seyrettiğim dizi Asmalı Konak’tı ve seneler önceydi. Penceresi olmayan gürültülü ve tozlu bir ofiste çalışıyordum. En büyük hayalim hafta sonuna biraz daha fazla iş sığdırabilmek, ütüleri yetiştirmek, çamaşırları yıkamak hafta içi saat akşam 9’da eve geldiğimde dolapta yemek bulabilmekti. Hafta sonu mesaiye kalacağımız haberi cuma günü saat 5 sularında bize ulaştığında, içim kan ağlardı yalan değil.

“Yaşayabiliriz sen bu işte çalışmasan da” dedi bana. “Yaşamak hafta sonu gelsin diye gün saymak değil” dedi. Kendi isteğim ile istifa ettim. Uzun uykulara hiç alışamadım. Bunalımlara girip televizyon karşısında Seda Sayan seyreden kadın olmadım hiç. Yemek yapmayı öğrendim. Onun sayesinde hayata daha güzel bakmayı öğrendim. Kin duymamayı, nasıl olsa hiç bir kötülüğün cezasız kalmayacağını bu yüzden beddua ederek ruhumu kirletmemeyi öğrendim. Gülümsemek için zaman kavramı gibi şeylerin çok da önemli olmadığını. Gece saat 12’de mevsimin ilk karı yağdığında sanki sabah işi yokmuş gibi uykudan feragat edip “Hadi dışarı çıkalım ilk kar düşerken yürüyüş yapalım” diyen bir kahramanım var.

Her şey daha güzel olacak diyen o ses bana kaybettiğim neşemi verdi. 3 ay boyunca sırf üzülmeyeyim diye ses çıkarmadan kötü olsa bile yemeğini bitirip “Eline Sağlık” deme nezaketini gösterdi. Hatır için bir sürü çiğ tavuk yedi anlayacağınız. Yapamıyorum dediğimde yeri geldi mutfağa girdi. Çamaşır suyuna alerjim varmış yeri geldi temizlik yaptı benim yerime. Yüzümün gülmesi için elinden ne geldiyse yaptı, hala yapıyor. Beni mutlu etmek için. benimgunlerim.com ‘u güzelleştirmek telaşla bir şeyler anlattığımda yorgun da olsa dinledi. Kendi fikirlerini söyledi söylemesine de sonunda  “Ama yine de sen bilirsin onlar senin günlerin” dedi. Ruhumda elini değdirdiği her şeyi güzelleştirdi. Beni iyi bir insan yaptı. Sıcacık bir kalbi var. Benim de içimi ısıtıyor.

O benim kahramanım,beni kötü bir hayatın içinde yitip gitmekten kurtardı. Birbirinin aynısı olan günler yaşarken, çarkın dişlileri içinde ruhumu ezdirmedi. Bana nasıl bir insan olduğumu hatırlattı.

O her günümün kahramanı, bana yeni bir hayat verdi.

Berna Mutlu Aytekin

16 yorum

  1. Ömer   •  

    Allah mutluluğunuzu daim etsin. Hak edene böyle bir eş nasip etsin. Demekki siz hakkediyorsunuz .. 🙂 Mutluluklar

  2. berna   •     Yazar

    Teşekkür ederim Ömer. Amin insanın kalbine göre veriyor Allah.

  3. Devletsah   •  

    Ne guzel ikinize de… Birbirinizin yaptiklarinizin farkindasiniz. Mutlulugunuz daim olsun.

  4. özlem   •  

    yazdıklarını keyifle okuyorum… hatta seneler once yazdıgın mektupları, notları hala saklıyorum… arasıra okumak iyi geliyor…
    Busracım su degil aslında o… deniz bence derinligini gorebilene ki bence görmussun…

  5. berna   •     Yazar

    Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. Umarım mutluluk bir ömür boyu bizimle olur.

  6. berna   •     Yazar

    Teşekkür ederim eski arkadaşım. Şımarıyorum deme öyle şeyler. Senin gibi kıpkırmızı oldum ben şimdi.

  7. Muge Cerman   •  

    Canım BMA cığım ağzınızın tadı, evinizin bereketi daim olsun. Sevginiz her gün tazelensin, mutluluğunuz sonsuz olsun. Her satırına tanık olmuş gibi hissettim okurken.
    Sevgi ve ışıkla kalın kumrularım

  8. berna   •     Yazar

    Güzel dileklerin için çok teşekkürler Müge Abla’cım. Keyfimizi bozmasın hayat diye uğraşıyoruz işte 🙂

  9. Başak Sarıca   •  

    Ne kadar şanslı olduğunu görmen, gülümsemenin değerini bilmen seni dünyanın en mutlu insanı bile yapabilir 🙂 umarım ki her yeni yaşınız, her yeni yılınız size bu söylediklerinin bile çok daha fazlasını söyletir 🙂

  10. okşan   •  

    Ömür boyu sürmesini dilerim 🙂

  11. ayşem   •  

    muhteşem kadına, muhteşem adam olmuş bu durum…

  12. berna   •     Yazar

    Çok naziksiniz teşekkür ederiz ailecek :))

  13. berna   •     Yazar

    İnşallah teşekkür ederim Okşan 🙂

  14. berna   •     Yazar

    Teşekkürler Başak’cım. Sen de benim gibi çok mutlu olursun şu hayatta inşallah

  15. Akay Perker   •  

    Hmmm ben bu yazıyı yeni okuyorum daha. Nefismiş.

    Bankacı bir sevgilim vardı zamanında. Ne o, ne de ben işimizi evin vaat ettiği mutluluğa feda edemedik. Biraz da o nedenle etkilendim sanırım.

    Allah mutluluğunuzu daim etsin, Hasan Bey ilk kar düşerken yürüyüşe çıkacak enerjiyi hiç kaybetmesin 🙂

  16. BMA   •     Yazar

    Teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim. Uygun kişi ile beraber olmak önemli. Biz bunu yakaladık. Umarım sizin de hayatınız bu şekilde şekillenir. Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. İnşallah dediğiniz gibi olur.

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak