İyi bir blog için küçük ipuçları

Blog yazma maceram 2006 senesinde başladı. İnsan içindekileri dökmek için yazar ben de ilk yazımda aşağıdaki paragrafı yazmışım:

Önceleri evde tutulan günlükler vardı.. Yaş 17 iken, yolun yarısını bitirdiğimi sanarken.. onlara hep süslü defterler layık görüldü renkli kalemlerle altları çizilen her sene bi önceki seneyi okuyup neler görüp geçirmişim dediğim güzel defterlerdi onlar.. yaş 25’e yaklaşıncaya kadar 6 tanesi yalınlaşarak bana eşlik etti süslü defterler yerini deri kaplı günlüklere, kalemler yerini siyah mürekkeplere bıraktı, romantik cümlelerse hayatın ağır yüklerine karıştı..

Siyahı sevmeye başlamam o döneme rastlar.. Şimdi burada yazılanları okumak zevk veriyor birilerinin hayat görüşlerini paylaşmak onlar izin verdiği ölçüde duygularına sızmak.. bende kendimi ve genelde kırgınlıklarımı yine rengi siyah olan bir deri kaplıya kaydediyordum yazılmış şiirler izinden gidilen ya da gidildiği zannedilen şairler hep o defterdeydi bi gün baktımda deri kaplıya sadece söylenmek istenip kırılacak kalpler göze alınınca vazgeçilen şeyler yazdığımı gördüm benim hayallerim fikirlerim planlarım hiçbir deri kaplıda yok artık buraya kayıt olmaya karar verdim belki kendimi daha mutlu hissetmek için, belki kırgınlıkları oraya mutlulukları buraya yazmak -paylaştıkça çoğalsın diye- ..ve geldim işte herkese merhaba…

Evet ben de okuduğumda bir şey anlamıyorum. İmla yok, aklımdan geçen cümleler olduğu gibi yazıya dökülmüş. Tam olarak nasıl bir ruh halinde olduğumu anlamış değilim. Özellikle yaş 17 ve yolun yarısı kısmına da fena takılmış durumdayım 🙂 Ama Allah’tan doğru yolu bulmuşum da kendime çeki düzen vermişim. Ben beni anlayamıyorken insanlardan beni anlamalarını istemek de bir garip olacaktı.

Şimdi sene 2013 geride bir sürü yazı, bir sürü değiştirilen blog tasarımı, sosyal ağlarda yankılanan bir sürü “imdaaaat ben yanlış bir şey yaptım” çığlıkları kaldı. Deneye yanıla bugünlere geldik. Zamanında benim çektiğim sıkıntıları çekmemeleri için herkese her zaman yardım etme isteğim devam ediyor. Bugün bu konu ile ilgili bir çalışma yaptım.

2009’dan beri wordpress’deyim her yeni güncellemede acaba temam bunu kaldıracak mı, acaba eklentiler bozulacak mı diyerek telaş yaptığım doğrudur. Hosting neymiş bilmeden bu işlere girdiğim için benimgunlerim.com’da bugüne kadar emeği geçen o kadar çok insan var ki onlara da buradan teşekkür etmek isterim. Ömer Taylan Tugut, Simto Alev, Ahmet Dereli bunca sene boyunca hep benim hayatımı kolaylaştırdı ki, sizlere bu blogu sunabildim. İyi ki yollarımız onlarla kesişmiş.

İyi bir blog için neler yapmanız gerek çok fazla tekniğe girmeden dilim döndüğünce anlattım. Bir nevi bloglar için hayatta kalma rehberi diyebiliriz.

Takıldığınız konularda bana iletişim bölümünden ya da bu yazıya yorum bırakarak ulaşabilirsiniz. Faydalı olması dileğiyle…

Berna Mutlu Aytekin

2 yorum

  1. yasemin   •  

    bilgilerinden faydalanmak beni mutlu etti umarım birgün bende senin gibi profesyonel olurum. Ama şu depresyon konusunda çok haklısın ben hemen giriyorum

  2. BMA   •     Yazar

    Hiç ummadığım yerlerden ummadığım mailler alıyorum. Trabzon oturan bir beyefendi benim ekmek yapma tariflerimi denemiş çok beğenmiş. Her yere ışık olabiliyorsunuz yazdıklarınızla. O yüzden depresyona gitmek yok. Her gün içerik üretin, potansiyelinizi keşfedin. Yazdıkça rahatlıyor insan. Sevgiler,

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak