İstanbul’da iki gezgin

Oli geldi! Kaç zamandır geleceğim diyordu. Nihayet geldi. Geldiği gün İstanbul’un altını üstüne getirdik. Ne zormuş İstanbul’u bilmeyene İstanbul’u gezdirmek. Ne zormuş çünkü ben de İstanbul’u çok çok iyi bilmiyormuşum. Hava güzel olsaydı Kız Kulesi’ne gidecektik. Sarıyer, Ortaköy’de gezilebilirdi ama biz Eminönü’yü seçtik. Ardından Kadıköy’ü, Üsküdar’ı, Moda’yı gezdik. Ahırkapı, Sultanahmet, Karaköy, Taksim… Çok fazla yeri bir hafta sonuna sığdırmaya çalıştık. Eh yorucu oldu biraz.

Bol bol fotoğraf çektim ve hızlandırılmış fotoğrafçılık kursu aldım sayılır. Oli geldi, pek güzel oldu. Akşamına da Photoshop konusunda bir sürü yardım aldım. Fotoğrafçılık adına Oli’den öğrendiğim en güzel şeylerden biri ise şu: Sana nereden nasıl bakacağı, makinenin hangi ayarda olacağı, hangi objektifi kullanacağın söylense dahi deklanşörün ardında senin parmağının olması o fotoğrafı güzel kılmıyor. Öyle olsaydı Oli’nin 2 üst sınıf olan kendi makinesi ile değil de benim makinem ile çektiği o fotoğraf benim tüm gün çektiklerimin içinde o kadar güzel olmazdı. Tüm ayarları, nerede durmam gerektiğini söylediği halde o kareyi yakalayamadım.

Fotoğraf çekmek çoğu zaman cesaret gerektiriyor. Kimi zaman karşıdakini incitmeyecek olduğunu, elinde bir silah olmadığını fotoğrafa konu ettiğin kişilere göstermen de lazımmış.

Öğreniyorum. Öğrenmeyi seviyorum. Sabırlı bir öğretmen, temiz kalpli bir arkadaş, sosyal medyanın bana kazandırdığı güzel insanlardan biri ile çok keyifli bir hafta sonu geçirdim. Bu doping güzel başlangıçların kapısında bana iyi gelecek. Gezilen görülen yerlerden bir kaç kare paylaşıyorum. Bir kısmı da fotoblogda

Son olarak şu adreslerden

Flickr’da oli

Facebook’da oli

Canonturk’de oli

Fotokritik’de oli

Oli’nin fotoğraflarına da göz atmayı unutmayın diyorum.

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak