Tüm hazırlıklar Likemind için

Likemind’a gidebildim nihayet. 3-4 aydır gidemiyordum. Hep aksilik aksilik üstüne. Bu sefer yine bir perşembe günü yola koyuldum. Geceden annemde misafir kaldım ki sabah 8’de Kanyon Starbucks da olabileyim.

Perşembe sabahım da öyle güzel başladı ki. Sabah erkenden gerçekten çok erkenden uyandık. Ama uyanmak için gece de uyuyabilmek lazım değil mi? Kara sinekler sağ olsun gözümde bir damla uyku yoktu. Bir baktım alarm çalıyor. Uyandık 5’de düştük yollara. Ne acelen var nereye gidiyorsun deli misin? dediğinizi duyuyorum. Yok delilikten değil. Sadece keyiften. İstanbul’u seyretmek için. Önce Taksim’e sonra da Santralistanbul’a gidip kuşları besledik. Saat 7’e kadar İstanbul’un uykulu uykulu mahmur hallerini sevdik. Biz onu uyandırdık o da bizi…

Eve geri dönerken sıcak bir börek ve poğaça ile keyif yapalım dedik ama Aslı Börek midemi mahvetti. Bir ağrı 12 saat geçmez mi? Çok fena. Bir daha oradan bir şeyler almayı düşünmüyorum. Yağ fena bozdu bizi. Kokusu hala burnumda :/ Saat 9 gibi anneme geçtik. Bir blog yazısı yazdım ardından Berna uykuya teslim. Biraz uyuyup kendime geldim.

PuCCa ‘nın eğlenceli kitabını okuyup gülümsedim. Bitmek üzere az kaldı ama bitmesin diye yavaş yavaş okuyorum. Bu aralar puccagünlük ‘ü de ihmal ediyor zaten. Yavaş yavaş okumaya devam. Hazır evdeyken yemek de yapayım dedim. Anneciğim lezzetli yemeklerimi özlemiştir 😛 Öğrendiğim garanti menülerden birini yapıverdim. Soslu tavuk ve beyaz pilav, bir de semizotu salatası. Oh mis.Her kadının aslında bilmesi gereken bir menüsü olmalı. Benim menümde bu. Tatlı olarak da Müze ziyaretimizden kalan çifte kavrulmuş fıstıklı lokumlar da oldu mu, Berna Perşembe gecesi Aşk-ı Memnu finaline hazır. ( Bir ara vakit bulup Bilkent Girişim ve Bersay’ın düzenlediği Topkapı Sarayı gezimizden de bahsedeceğim. )Ev ahalisinin çaylarını bardaklarına  koydum. Kumandaları gasp ettim. Aşk-ı Memnu’yu ilk seyredişim olacak, bari finalini seyredeyim ağız tadıyla. Böyle seyredince de olmuyormuş. “O kim bu kadın ne dedi, bu adam niye böyle baktı” zulüm ettim tüm gece 🙂

Bihter’in yani Beren Saat’in oyunculuğuna hayran kaldım açıkçası bu kadar güzel bir final olacağınıda ümit etmiyordum. Beni benden dolayı da ailemi ekrana kilitlediler helal olsun 🙂

Sabahın erken saatlerinde kalkıp Likemind’a gitmek bu sefer gözümde büyümedi hayret. Uykuya yenik olmamayı öğrendim bu aralar sanırım. Bir önceki günden aslında uykumu tam alamamıştım ama sanırım hafta sonu tüm haftanın yorgunluğunu üzerimizden atabileceğim.  Likemind’da Fatih Taşkıran, OSA, Anneysen ekibi (Pınar ve Aylin Hanım) uzun süredir tanışmak için can attığım Süleyman Sönmez Hoca ile sohbet etme şansımız oldu. Yine bir sürü şey öğrendim kaş ile göz arasında. Bilgi paylaşıldıkça insana daha fazla keyif veriyor. Bu güzel fotoğrafta Süleyman Hoca’nın objektifinden. Yeni projeler dinlemek keyfimi yerine getirdi. Ben de size güzel bir haber vereceğim Pazartesi’yi bekliyorum 🙂

Likemind’dan çıkıp Sevgili Devlatşah’ın hediyesini almak için eşinin ofisine gittim. Fotoğraf makinesi alacağımı söylediğimde bana kit lensini vermek istediğini söylemişti bu hafta sonu fotoğraf makinesi işini halletmeyi düşünüyorum lensi aldığımda çok mutlu oldum. Devletşah için güzel dileklerim kabul olur umarım kendisi şu an Güney Afrika’da. Güzel dileklerim sayesinde o Vuvuzellalara diğer 90 Türk’den daha az maruz kalacaktır eminim 🙂

Yorgun bedeni yatağa koyveriyorum. Kıkırdayarak uyumak içinde PuCCa’nın küçük aptalın büyük dünyası kitabına kaldığım yerden devam edeyim. PuCCa işte çıktı  acaba şimdi ne olacak çok heyecanlı bir yerde kaldım 🙂

Güzel bir hafta sonu diliyorum. Sevdikleriniz ile çifte kavrulmuş fıstıklı lokum tadında 🙂

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak