Hangi Lego’yu Almalıyım? 3 – Legoland deneyimi ve IkeaHack fikirleri

Hangi Lego’yu Almalıyım? serisinin 3. yazısını da şimdi yazıyorum. Diğerlerini okumadıysanız lütfen önce onları okuyun. Buraya ve buraya tıklayıp okuyabilirsiniz. Ve böylece edindiğim tüm Lego bilgimi sizinle paylaşmış oluyorum. Yarın öbür gün Lego hakkında yeni bir şeyler öğrenirsem bu yazının sonuna bir link ekleyeceğim. Bugünkü yazımın konusu Legoland gezimiz ve ardında yaptığımız Ikea alışverişimiz. Ne alakası var derseniz, Pinterest’ten Ikea Hack kavramını bir incelemenizi öneririm. Aklınız çıkacak.  Haydi başlayalım. Nerede kalmıştık. Sabahın erken saatlerinde yola çıktık. İyi bir planlama ile soluğu Legoland’de aldık.

Legoland’de renklerine göre ayrılmış, gramla Lego satışı yapılıyor. Evde zaten 1500 parçalık Lego var. Hemen hemen her renk var içinde. Ama beyefendi pembe – mor bir ev daha yapmamızı istedi. Orada da anneannesi ile dayısı yaşayacakmış. Parçalar eksik geldi. Gittik tek tek seçerek Legoland’den 20 tane pembe tuğla aldık. Şeffaf çatı yapma parçaları, ekstra tekerlekler, helikopter pervaneleri gibi minik minik bir sürü Lego seçtik. Tek tek. Bu kısım uzun sürüyor. Yarım saatimizi aldı. Neden aldık, çünkü inatçı. 100 gram Lego parçası için (tek tek seçebiliyorsunuz) 30TL ödedik. 100 gram ne kadar oluyor derseniz 5 avuç kadar Lego parçası desem doğru olur. Eksikleri tamamlamak için Legoland’deki mağaza mantıklı.

Legoland’de aklıma bir fikir geldi. Orada karakterinizi kendiniz oluşturabiliyorsunuz. Ben de “Madem her yerde anne, baba ve Ali var. O zaman onlara benzeyen Lego’lar tasarlayalım. Oyunda onlar da yer alsın” dedim. Saçları bize benzeyen karakterler hazırladım. 3 adet alırsanız 25TL gibi bir fiyatı var. Kesinlikle değer. Karakterleri Ali ile birlikte tasarladık. Sakallı bir adamı baba figürü yapacaktık. Ama babasına benzemiyormuş çok sakalı varmış. Babasına benzeyen az sakallı bir adam seçtik. Babası şapka takıyor diye şapkalı Lego seçtik. Bugün onlar ile de oynamaya başladık. Kışın artık iyice profesyonel Lego’cu olurum.

Üst katta Duplo’lardan oluşan daha küçük yaşlar için bir bölüm var. Kaydırak ve merdiven güvenli. Yastık yastık malzemeler kullanılmış. Yumuşacık. Düşsün kalksınlar bir şey olmaz. Yanında galoş giyerek takılabilirsiniz tabii. Ama deli olacaklarını garanti edebilirim. Ortada kocaman bir inek var ALi üstüne oturacağım diye tutturdu mesela. Çünkü kocaman bir düğme koymuşlar basınca ses çıkarıyor inek. Ufak sevinçler ile mutlu oluyorlar. Oldukça geniş basamaklar var. Duplo havuzu ve o Duplo’ları takabilecekleri bir sürü Duplo zemin ile kaplı duvar var. Bilmeyenler için Duplo’lar dediğim klasik Lego’dan daha büyük olan, çocukların yutamayacağı kadar büyük olan parçalar. Eğer çocuğunuzun yaşı 4’ten küçükse bu parçalar ile oynaması daha doğru olacaktır. Aynı katta bir de Lego Friends sevenler için masalar ve parçaların olduğu bölüm var. Burayı çok gezemedik. Ali hemen çıkmak istedi. Tam aktaramayacağım. Lego Friends’in diğer Lego’lardan ne farkı var derseniz; daha minik figürler kullanılıyor. Sanırım kızlara özel bir seri olarak sunulmak istemiş. Kedisi, köpeği, evi, minik aksesuarları ile şehir oluşturuyorsunuz. Bir kız karakter ve onun 3-4 tane daha kız arkadaşı var. Bunlar yiyip içip geziyor 🙂 Aksesuar çeşitliliği çok. Parti evi, havuz eğlencesi gibi kutuları var. Ali’nin ilgisini pek çekmedi. Cinsiyetçilik yapmak istemem ama sanırım kız çocukları bu seriyi daha çok seviyor. Ali Lego City seviyor. Bunda da çok güzel setler var. Belki ileride isterse alırım. Lego City helikopter, araba yarışı, inşaat araçları gibi aksiyon ağırlıklı bir seri. Bunlar tabii ileriki dönem oyuncakları olacak. Oyuncakları kullanıma soktuğumuz sırayı bir önceki yazımda aktarmıştım.

Legoland’e girişte bir oyun bizi karşılıyor. Trene oturduk ve elimize silah verdiler. Duvarlardaki örümcekleri vurup puan kazanacakmışız. Biz silah ile örümceklerin lambasını söndürdük. Çünkü silahla bir şeyleri öldürmeyi çocuğuma nasıl anlatayım, niye anlatayım? İnince şehirlerin en önemli mimari yapılarının Lego ile hazırlandığı İstanbul alanına girdik. Ali kendini kaybetti. Tüm camileri, köprüyü, Kız Kulesi gibi yapıları kitaptan öğrendiği için görüp görüp delirdi. Sonra dünyanın ünlü yapılarının olduğu bölümlere geçtik. Taç mahal, Eiffel vb. Onlar ile de ilgilendi. Ama İstanbul’un olduğu bölüme çok sefer koşarak geri gitti.

Araba yarışlarının yapıldığı ve öncesinde araba parçaları ile kendi Lego’nu tasarlayacağın Lego’ların yapıldığı bölüme geçtik. Pek ilgisini çekmedi. Arabaları daha güzel yapabildiği zaman tekrar gitmek lazım. Ardından Harry Potter’ı hiç seyretmediğim için bilemiyorum ama oraya gönderme yapılan bir atlı karınca benzeri oyun yapmışlar. Orada 90 cm boy olması gerekiyor. Daha küçükler oturamıyor. O bölüme girdik. Ali bayıldı. Benim iflahım kesildi. Bisiklet çeviriyorsun. Çevirdikçe tepeye çıkıyorsun. Yoksa aşağıda kalıyorsun. Çevir çevir diyor. Hiç soran yok nasıl olacak bu işler anne diye. Neyse 2-3 kere bindik o atlı karıncaya. Sonra serbest alanda oyun oynadılar Zeynep ile. Lego filminden bir gösterim yaptıkları sinema salonu da vardı ama biz oraya götürmedik. Yaş küçük gerek yok. Sinema ve Tv için erken.

Legoland mağazasından alacaklarımızı da aldıktan sonra Ikea’ya geçtik. Öncesinden ikea hack yani ikea mobilyalarını belirtilenden farklı amaçlar için kullanmak konusunda çok araştırma yapmıştık #ikeahack etiketini tıklayarak bir çok fikre ulaşabilirsiniz. Daha önce benim de bir ikea hack girişimim olmuştu. Videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Videoda büyük çöp kutuları göreceksiniz. Duplo için idealdi. Ama Lego klasik seriler için uygun değil. Yine ikea’dan masamızdaki raya uyumlu olabilecek şekilde takılabilen minik Sunnersta serisinden bir kaç beyaz kutucuk aldık. Masanın yan kısmına da yine bir ray alıp oraya da bir kaç kutu koymayı düşünüyorum. Böylece elinin altında setlerin parçaları olabilecek. Yeni bir şeyler yapmak istediğinde kullanması için renklerine göre Lego’ları ayırmak için yine Ikea’dan Glis kutu setlerinden aldık. Bunlar kapaklı, renkli ve şeffaf plastikten. Üst üste de dizebiliyorsunuz. Bir de tamirat parçaları için kullanılan vida / çivi saklayabileceğiniz çantalardan almıştık. Onu da kullanınca kutu kutu bir sürü Lego’muz oldu. Hangisini yapmak isterse onunla oynuyor.

Bizim Lego maceramız böyle oldu. Umarım verdiğim bilgiler faydalı olmuştur. Lütfen yazımı paylaşarak daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olun. Ali ile oynadığımız tüm oyunları #tombilialiileoyunoynuyoruz etiketi altında Instagram hesabımda, sadece Lego’ya özel oyunları da #tombiliali<3lego etiketinde yine Instagram hesabımda görebilirsiniz.

Bol oyunlu günlerimiz olsun.

Sevgiler.

Berna

Berna Mutlu Aytekin
Please follow and like us:

2 yorum

  1. Zeynep e.   •  

    Süper faydalı bir yazı dizisi olmuş, yalnız bu kadar seriyi birbirine katar benim oğlan, sonradan ayırması zor olmuyor mu Berna hanım? Ellerinize sağlık bu arada

  2. Berna Mutlu Aytekin   •     Yazar

    renklerine göre kutulara koydum. her akşam renklerine göre ayırıyorum. beraber de yapıyoruz. toplamak da ayrı bir etkinlik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir