Google Earth oldum ben

aslında hiç havam da değildim. ama eşim sağolsun birazcık hayata dönmemi sağladı:) evden çıkasım yok hiç bişey yapasım yok bütün gün yatıp uyusam herhalde pek şikayetçi olamayacağım. herşeyin suçlusu bu hormonlar. tahlil sonuçlarını almak, yeni tahiller için kan vermek derken bayağı bir hırpalandım. sonuçlarda pek iç açıcı değil sanırsam şekerimin bu kadar yüksek çıkması hayra alamet değil. ve tiroid bezlerinin çalışmaması da benim neden  bu hızla kilo aldığımı açıklıyor. bugün herşeye yukardan bakan bir yerden bu yazıları yazıyorum. sabahtan beri burdayım. şehrin en tepeden göründüğü bir yer koza plazdayım. burdan da taksime akıp cihangir’e ve fransız sokağına gideceğim. şu kahrolası baş ağrısı ve iki gündür süren kulak ağrısı da olmasa hayata daha güzel gözlerle bakabileceğim. neyseki yarın uzun zaman sonra bir ada gezisi yapacağız.ve biraz kendime gelirim diye düşünüyorum. inşallah. burdan dışarı bakarken kendimi google earth gibi hissediyorum. her yer çatı ile dolu ve deniz mavi havada bir bulut bile yok. arabalar minicik.istanbulda ne kadar az ağaç varmış onuda farkediyor insan yüzüne çarpıyor bakınca. şimdi benim buna bile canım sıkılır. bugün çk moralsizim belki taksim bana iyi gelir?

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak