Nihayet Gooooool

Uzun zamandır seyretmeyi planlıyordum. Yaz günü dışarıda olmayım. Film seyredeceğime temiz havayı içime çeksem daha iyi diye diye erteledim durdum. Dünya Kupasını seyrederken bir hevesle edinmiştim oysaki. Evimde seyredilmeyi bekleyen Goal! The Dream Begins adlı filmden bahsediyorum. Ardından da tabiki bu filmin devamı olan adlı filmi seyredecektim. Filmler 2005 ve 2007 yapımı. Taa bu zamana kadar rafta bekledi durdu.

Geçenlerde ortam film izlemeye müsaitti, dışarıda beni yerimden hoplatan gök gürültülü bir yağmur vardı. Elimde çay (ki genelde çay içmem. Bu tamamen film psikojisi) az biraz daha soğuk olsa battaniyeyi üzerime alacağım o kadar evde film kışın izlenir modundayım. Neyse arka arkaya 2 güzel filmi izleyiverdim bir solukta. Futbol seyretmek zaten çok keyifli. Güzel çalımlar atan futbolcuların üzerinden uçuşup duran kameralar filmin heyecanını arttıran en önemli unsur.

Filmlerden ikincisi daha hareketli olmasına rağmen (uykum gelmedi en azından) IMDb’den daha düşük bir puan almış. ( 5,9/10 ) Çok spesifik filmler olmadığı sürece 8.0/10 altındaki filmlere yüz vermiyorum. Ve fakat bu filmi seyretmeliyim mutlaka demiştim. Konu futbol. Filmin ikincisinde sahalardan tanıdığımız futbolcularda yer alıyor. Bol bol David Beckham’ı (onun bol dövmeli vücudunu) arada biraz da oynadığı futboldan görüntülerde var, onları görebilirsiniz. Zinedine Zidane, Guti Hernández, Ronaldo, Beckham, Casillas filmde şöyle bir kenardan görünen futbolcular olarak yer alıyorlar.

Filmlerin konusu ise şöyle, Santiago Munez futbola gönül vermiş bir Meksikalı evladımızdır. Gönül vermiştir fakat babasının ailenin geleceği ile ilgili daha farklı planları vardır. Bu sıralarda futbol oynarken eski bir menajer kendisini keşfeder. Babası ile takıştıktan sonra menajerin verdiği kartvizite güvenerek İngiltere’ye doğru yola çıkar. Daha doğrusu evden kaçar. New Castle United’ın seçmelerinden başarı ile geçen Munez’in gözü açılmamış futbolculuk yıllarını anlatan ilk filmin konusu kısaca böyle.

Serinin 2. filminde ise New Castle’dan Real Madrid’e transfer oluşunun Munez’in hayatına etkilerini görüyoruz. Gözü açılan futbolcumuz yoldan çıkıyor gelsin partiler gitsin jakuziler. Kız arkadaşı ise nedense o hastaneyi bırakıp da bir türlü sevgilisin yanına gitmiyor. Ah o idealler  yok mu. Sonuçta kısa bir dönem adamı güzel kızlara kaptırıyor. Sonunda başını taşlara vuran ve kendine gelen Munez’in hikayesi de 2. filmin konusunu oluşturuyor.

Munez’den yani Kuno Becker ‘dan rol çalan Alessandro Nivola‘ya filmdeki karakteri ile Gavin Harris ‘e ise ayrıca dikkat edelim. Şahsen kendisini sahalarda daha çok görmek isterim. Geçmişini bir karıştırıp mutlaka izlenecekler listesine aldığım bir filmi daha varmış. I Want You ve Face Off ‘da da bir miktar rol almış. (Hiç hatırlamıyorum) Coco Channel’ i de seyretmeliyim. Velhasıl bu adamda iş varmış. Yeni bir oyuncu daha keşfetmenin mutluluğu içindeyim. Biraz geç kaldım tamam da zararın neresinden dönersem kardır di mi?

Film eski olduğundan spoiller vermekte nedense pek çekinmedim. Kusuruma bakmayınız. Seyrediniz (eğer seyretmeyenler var ise) Sonbaharımızı keyiflendirecek filmlerden olmuşlar.

Berna Mutlu Aytekin

2 yorum

  1. her boku bilen adam   •  

    eğer futbol ile ilgili bir film izlemek istiyorsan naçizane tavsiyem “the damned united”dır.

  2. BMA   •     Yazar

    Tavsiye? Senden? Naçizane? Emir telakki ederim 😛

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak