Gelelim fasulyenin faydalarına

Bu aslında kardeş blogumun yazısı olmalı. Ama buraya yazmak istedim. Günler benim günlerim sonuçta.

Geçenlerde tartıda 3 haneli sayıları görmem ile bünyeyi bir telaş aldı ki sormayın. Ne yapsam olmuyor. Kendimi ‘Ne yani yemeyecek miyiz yemek?’ derken yakalayıp duruyorum. Ama ‘100 kilo oldum yahu’ deyip kendi kendim ile dalga geçerken 4 senede 20, 6 senede 40 kilo aldığım gerçeği ile başbaşayım.

Eşim de ben de kilolar ile başımızı derde soktuk. Bugün diyetin 10. günü tartıda 4 kilo gitmiş gösteriyor. Diyet demesem daha iyi sanki. Yeme alışkanlıklarımızı değiştirdik. Kilo verip bırakma niyetinde değilim. Ama arada bir şımarıklık yapabilirim. Bu diyetten daha önce haberim vardı. Acaba becerebilir miyim diye düşünüyordum ama 10 gün geçtikten sonra adapte oldum sanki. Gözüm her ne kadar aç olsa da karnımın daha az yemek ile doyması, canımın durup dururken tatlı çekmemesi, baş ağrılarımın kesilmesi, daha rahat uyumak ve uyanmak gerçekten başka bir insan gibi hissetmeyi sağlıyor. Resmen şu an yaşadığım bir lüks gibi geliyor ve biliyorum ki ben bu diyeti yaptığım için böyle iyi hissediyorum. Sevgili Ebru’nun durup dururken arayıp “Berna ben böyle böyle bir diyet yapıyorum, sen de yap bu diyet insana kendini çok iyi hissettiriyor” demesi çok çok iyi oldu. Buradan da bir sürü teşekkür etmeliyim kendisine.

Az önce yoğurt mayaladım, evde kendi yaptığım yoğurt ile diyet yapamaya devam ediyorum. Dolapta gazlı içecekler yok, işlenmiş yiyecekler yok. Fasulyeyi bu kadar çok tükettiğim bir dönem olmamıştı. Ispanak ve semizotu, pazı için de aynı şeyleri söyleyebilirim. Bugün arkadaşlar ile buluştuk hamburgeri için tüm gün sabrettiğim Kitchenette’e gidip bambaşka şeyler yedim. Sırf diyet yaparken hissettiğim sağlıklılık hissini bozmamak için. Geçenlerde iş arkadaşım en sevdiğim çikolatadan ( zaten bir tek o çikolatayı seviyorum) kocaman bir tane masama bırakmış. Onu bile yemedim. Aklımda kilo vereceğim diye bir motivasyon yok. ‘Bir veriyim şu kiloları, bak o zaman nasıl yiyeceğim seni’ diyerek bakmadım çikolataya. Yemedim, tadını çok iyi bilmeme ve beni mutlu etmesine rağmen. Zaten mutlu isen ekstra bir mutluluğa ihtiyaç duymuyormuş demek insan. Oysa hep daha fazlası var zannederdim.

Biri size (diyetisyen) “Bak bu diyet boyunca şunları şunları yemeyeceksin” dediğinde, “Ama hiç mi yemeyeceğim? Bari 3 kilo verince ödül olarak yeseydim?” dersiniz hani.  En azından ben sürekli derdim gittiğim diyetisyenlere. Kilo veremediğim zaman ise “Ben senin için şunları şunları yemedim sen ise bana 2 kilo verdiremedin” der içimden sinirlenirdim. Sonuç savaşa gider gibi gidilen diyetisyen kontrolleri ardından tahtaya sözlüye kalkar gibi çıkılan tartı. Hüsran ve olaylar olaylar… Keşke o son suyu içmeyecektim bla bla bla…

Şu an diyetisyen kontrolünde değilim. Bana mantıklı gelen ve yaptığım zaman kendimi iyi hissettiğim bir yeme düzeni içindeyim. Beni en mutlu edecek şey bir kaç kilo verince ödül olarak yiyeceğim çikolata ya da tatlı değil de eve yarım saat daha erken gelip akşam yemeğini 8’den önce yiyebilmiş olmak. Uyguladığım düzende akşam 8’den önce akşam yemeğini yemek gerekli.

Diyetin detaylarını sizinle yakında paylaşacağım. Umarım bu sağlıklı ruh hali devam eder, ben de mutlu mesut yaşamaya devam ederim.

Berna Mutlu Aytekin

2 yorum

  1. Papatya Prenses   •  

    “Yemedim, tadını çok iyi bilmeme ve beni mutlu etmesine rağmen. Zaten mutlu isen ekstra bir mutluluğa ihtiyaç duymuyormuş demek insan.”

    Sanırım bütün mesele bu..

    Benimde yaklaşık 3.5 yılım mutsuzluk nedeniyle kilo almakla başladı, tiroid insilün direnci derken iyce sarpa sardım.

    Ha bugün ha yarın kafamı ruhumu düzelteyim de atayım şu ağırlığı üzerimden desemde insanın üzerinde maddetenden önce ruhen varolan ağırlıkdan kurtulamadığı sürece eli kolu kalkmıyor ne yazık ki.

    İnşallah en kısa zamanda ben de yazdığın gibi bir düzeni oturtabilirim.

    Ve dilerim senin için de üzerindeki yüklerden kurtulduğu daha sağlıklı günler devam eder..

  2. BMA   •     Yazar

    yorumun ve güzel dileklerin için teşekkür ederim canım. hep derlerdi bana da ciddiye almazdım ama isteyince oluyor, istemeyince olmuyor. yani eğer olmuyorsa yeterince istemiyorsun demek ki. umarım yeterince istediğin bi an olur ve hayatın daha da güzelleşir. öperim 🙂

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak