Fotoğraf merakım

IMG_5461
Onun fotoğraflarına hayrandım. Meğersem olay sadece fotoğraf çekmek değilmiş. Yemekte yapabiliyor olmak gerekiyormuş. Benim pratik tariflerim şık görünsün diye pek heves ettim. Sabah akşam fotoğraflarını inceledim durdum. Çok üstün kalite olmayan makinem ile onun tavsiyelerine uydum. “Işığı çoğalt dedi, derinlik ver” dedi, “bu renkleri kullan daha güzel durur” dedi. O, dedi ben yaptım. Ama dedim ya maharet çekmekte değil yemeği yapmakta. Yapıp yapıp fotoğrafladım. Bir türlü onunkiler kadar güzel olmadı. “Şu programı kullan, şu tema tam sana göre, şuraya bunu koy” dedi.  Uzun sohbetlerimiz aklımda yer etti. Hemen uygulandı. Etkisi görüldü, sevinildi. Hep.
Bir diğeri ise “Mümkünse sen fotoğraf çekme” dedi. Neredeyse ağlayacaktım. Neden, benim fotoğraf çekme hakkım yok mu diye Küçük Emrah triplerine girip mahsun mahsun oturduğumu biliyorum. Hırs ve ben kelimeleri onun sayesinde “fotoğraf” konulu bir blog yazısında bir araya geldi.
“Yemeklere bakınca insanın iştahı açılmalı” dedi bir diğeri. Dijital filtrelerden, photoshop düzenlemelerinden bahsetti. Bana sürekli “Olmuyor, olmuyor iğrenç, berbat” deyip durdu. Aklımca hevesimi kıracaktı belki. Bense aklıma güzel fotoğraf çekebilmeyi koymuştum. Gün geldi “Doğru söyle sen mi çektin bu fotoğrafları” dedi bana bir süre inanamadı. Yine de her fotoğraf ilk onun beğenisine sunuldu. Onu şaşırtmak beni sevindirdi.
Ben bu makine ile olmayacak bu iş deyip uygun yollu bir SLR almalıyım telaşına girince “Ne alayım?” diye herkese sorup durdum. Bir diğeri ise bana objektif hediye etmek istediğini söyledi. Makine için harcayacağım maliyet aşağı düştü. Benim para biriktirme sürecim kısaldı. Yani Canon Eos 500D’ye kavuşma sürecim hızlandı. Önemli bir zamanda çok sevindirdi beni.
Bir gün başka şeylerden dolayı yüzümü asmış evde oturuyorken O, “4 ay sonra sana makine alacağım. Doğum günü hediyen için araştırma yap” dedi. Önce “Tabi tabi yüzüm gülsün diye öyle diyorsun” dedim. Sonra öyle olmadığı ortaya çıktı. Ben makineyi seçtim, araştırmayı yaptım, nasıl kullanılacağını, üzerindeki tuşların ne işe yaradığını, fotoğraf çekim tekniklerini hepsini makineyi almadan öğrendim.
Makineyi almadan önce tek eksiğim vardı. O’na sahip olursam bir adım daha öne geçecektim. NG dergisinin eski sayılarında dağıttığı o meşhur Fotoğrafçılık CD’si. Download yapılamıyor, kopyalanamıyor, her bilgisayarda seyredilemiyor. Tüm bunların yanında satışta da değil. Bir Likemind sabahı elimde kahve ile en sevdiğim blog yazarıyla bu sıkıntımı paylaştım.” Bende var kopyalayabilirsem eğer hemen yollayabilirim” dedi. Nezaketen dediğini sanıp kopyalanamayacağını da bildiğimden hafif bir gülümseme ile çok memnun olacağımı söyledim. 2 gün sonra PTT’den gelen o kocaman beyaz zarfı açtığımda çocuklar gibi şendim. Üstelik ikinci serisini de yollamıştı. Derslerime çalışıp makineyi almadan kendimi “fotoğraf çekmeye hazırlamaya” devam ettim.
Yine bir etkinlikte saray geziyorduk. O, kendi fotoğraf makinesi ile çektiği fotoğrafları gösterdi. Yan yana yürüyorduk saray avlusunda. Onun objektifi farklıydı ve onunla aynı yönden baktığımız avluya başka anlamlar yüklediğini gördüğüm. Ben de fotoğrafçılığa başlamak istiyorum dedim ve sohbet etmeye başladık. Şuradan almalısın diye bir adres söyledi.
Temmuz ayında onunla konuşup benimle fotoğraf makinesini almaya gelip gelemeyeceğini sordum. Kırmadı beni. Öğle arasında gidip makineyi onunla satın aldık. O zamanlarda sadece bu kadar ile kalmayacağımı bilmiyordu sanırım. Bana bir gün “Bir günlük bir Fotoğrafçılık kursu varmış gitsene buna sen” dese bile o kursta öğrettiklerinden çok daha fazlasını beraber yaptığımız gezilerde ondan öğrendim. Anlattıklarından sonra başlangıç kursları hafif geldi ne yalan söyleyeyim. Sıkılmadan hep anlattı ben de ondan dinlemeyi çok sevdim.
Fotoğrafları çekmek bir ayrı durum. Birde kadrajdı, kesmekti, rengini değiştirmek, kontrastı ayarlamaktı. Bunlar zor işlermiş. O, çırpınışlarımı gördü. Bunu şöyle, şunu da böyle yap, hoop okus pokus dedi. Ben yardım istememiştim bile. O, muhtemelen fotoğraf sanatını daha da kirletmeme engel olmak için fotoğraflarımın üzerinde ne tür oynamalar yapılabileceğini bana çarçabuk gösterdi. Ben çektiğim kareyi bir de onun elinden çıkan fotoğraf ile karşılaştırınca utandım, kızardım, bozardım ama ders de aldım tabi.
Ben başlarda bana fotoğraf makinesi alacağına bile ihtimal vermezken doğum günü hediyem 1 hafta önceden gelmişti. Akşam sevinçten ağlarken dilimden “30 sene hediye istemiyorum sen bunu bana aldın ya” sözleri döküldü. Pişman oldum mu? Hayır. Hala aynı fikirdeyim. Dostalara o lafı ettiğim için sonradan çok pişman oldum diyorum ama yalan.
Şimdi bir dergi de fotoğraflarım yayınlanacak. Benim için fotoğrafçı diyecekler. Ben daha kendime bile kondurmazken. Onlar yani “Yazılı Basın” bunu ölümsüzleştirecek. Ben hikayelerini yukarıda anlattığım anlar için, bugünlere gelmemde emeği olan Süleyman Sönmez’e, Okan Barlas‘a, Alev Durmuşoğlu‘na, Devletşah Özcan‘a, Taylan Tuğut‘a, Arman Acar‘a, Nilay Tulum nam-ı değer Mutfak Sırları’na, ve Aşk‘a minnettarım. İyiki varsınız. İyiki rastlaşmışız doğru yerlerde…
Fotoğraf en sevdiklerimden devamı fotoğraf blogumda.
Berna Mutlu Aytekin

8 Yorum

  1. vişnap   •  

    Berna’cım yazını o kadar akıcı içten duygularınla yazmışsın ki bir çırpıda keyifle okudum bitirdim çok beğendim bu arada yazını keyifle okurken yanım da duran çayımın soğumuş olduğunu gördüm :) tebrikler

  2. BMA   •     Yazar

    Vişnap teşekkür ederim. Biraz uzun oldu. Çenem çok düşük benim yahu :))

  3. zeynep   •  

    Keyifle okudum, ben de fotoğrafçılığa başladığımda çok da hoş olmayan işler çıkartıyordm, ve benim de ilk makinem 500D oldu ama sitenizi inceledim oradaki fotoğraflar 500d ile çekilmedi sanırım değil mi?

  4. vişnap   •  

    Yok yok Berna’cım yazılar keyifli akıcı uslupla yazılınca zevkle okunuyor .Dedim ya okurken çayı unutmuşum içmeğe . Tekrardan emeğine sağlık:))

  5. BMA   •     Yazar

    Zeynep, bnimgunlerim.com’dakilerin bir kısmı (üzerinde BMA-0000 gibi tarih olanlar) ve bernamutluaytekin.com dakilerin tamamı 500 D ile çekildi.

  6. BMA   •     Yazar

    Teşekkür ederim :)

  7. BMA   •     Yazar

    Afiyet olsun :) Teşekkür ederim.

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak