Flo vs Oscar

Geçenlerde Cevahir AVM’den bir ayakkabı aldım. Ayaklar tombul olunca her ayakkabı olmuyor. Bildik mağazalarda bulamayınca hiç bilmediğim bir mağazaya girdim. Umduğumdan fazla para ödeyerek aldım ayakkabımı. Güle oynaya çıktım. Ayakkabı güzeldi ne de olsa olsundu cüzdan boşalsındı. 2 ay geçmeden ayakkabı delindi. Bildiğiniz delindi a dostlar. Tam ortasından üstelik.

Sinirle hafta sonu gittim dükkana. ‘Bu neden böyle oldu?’ dedim. Kendime de kızıyorum bir yandan. Bilmediğin yerden alırsan öyle olur işte, diyorum. Dükkanda bana çok nazik davrandılar. Ayakkabıyı aldılar. Bana bir fiş verdiler. 15 gün içinde ayakkabınız ile ilgili haber vereceğiz dediler. Üzüntü içinde çıktım mağazadan. Yaz günü giyerim diye aldığım ayakkabıyı 15 gün giyemeyeceğim. 15 gün sonra aradım. Kusura bakmayın daha haber gelmedi 1 hafta da bekleyin, dediler. Benim tepem yine attı tabi. Kendimde hata buluyorum yine. ‘Bir daha da böyle hata yapmazsın artık Berna’ diyorum. 1 hafta sonra aradım. Ayakkabınızı tamir ettik, dediler. Nasıl yani dedim ortası delinen ayakkabı nasıl tamir olur? Ben soğudum o ayakkabıdan  tamir falan istemem. Yenisi ile değiştirin. Hatta yenisini de istemem o da iki sonra bozulacak. En iyisi başka bir ayakkabı alayım ben sizden, dedim. Hanımefendi biz bile nasıl tamir edildiğini anlamadık yepyeni olmuş, dediler bu seferde. Gelip bir görecekmişim beğenmezsem başka bir çaresine bakacaklarmış. İyi dedim bugün şenlik var. Yine sinir olup döneceğim kesin. Gittim. Elimdeki fişi verdim. Hanımefendinin ayakkabısını getir dedi beyfendi yanındaki çalışana. Koşa koşa gitti mağazanın deposuna ve elinde yeni bir çift ayakkabı ile geldi. Giydim. Sıkıyor biraz dedim. Yenisini vermişler işte bakın beni korkuttunuz. Yok, dedi. Bu yenisi değil. Bu sizin ayakkabınız. Fabrikada altını, üstünü, içini, dışını baştan yaptılar. Değiştirselermiş ya o kadar uğraşacaklarına madem, dedim. Güldük. Zaten ayakkabı değişmiş gibiydi. Bozulursa ne yapacağız, dedim. Yine getirirsiniz yine göndeririz, dediler. Onlar da güldü ben de. Mümkünse bozulmasın. Zaten getirmek götürmek de bir sürü vakit kaybı, dedim. Siz ararsınız biz aldırırız, dediler. Velhasıl yepyeni ayakkabıyı aldım çıktım. Sevindim. Utandım. Kulaklarını ne çınlattım mağazadakilerin diyerek kızdım kendime. Meğersem dedikleri gibiymiş tamir etmek böyle oluyormuş. Yaz bitmeden de, bir sonraki yaz da giyerim rahat rahat.

Şimdi diyeceksiniz neden anlattın bunları. Çünkü kuzenim Esra benim gibi yapmamış. Gidip en bilindik mağazalardan birinden Flo‘dan kendine bir çift ayakkabı almış. Bir kere giymiş ve ayakkabı deforme olmuş. Bu nasıl iştir dediğinde ise, hem bir sürü zaman inceletiyoruz diye bekletmişler kendisini, hem de kullanıcı hatası var diyerek ürün değişimi yapmamışlar. Bir daha inceleyin demiş Esra. Yine bir sürü bekletip yine değişim yapmamışlar. “Ben ayakkabı giymeyi bilmiyor muyum?” diyor, haliyle. Bir kere giymeyle ayakkabı mı bozulur? Kuzenimi çileden çıkarmışlar. Kızın bugünü de, dünü de rezil olmuş. Flo’dan ayakkabı aldığına alacağına pişman olmuş.

Siz siz olun adına güvenip hizmetini mükemmel sanıp bildik mağazalara uğrayacağınıza bilmediklerinize de şans verin. Belki daha iyi bir alışveriş deneyimi yaşarsınız. Benim ayakkabımı aldığım yer ise Oscar adında bir mağaza. Web siteleri yok. Cevahir AVM’de yerleri. Çalışanları çok kibar ve saygılı. Bana müşteri memnuniyeti yazısı yazdırdıklarına göre gayet işini iyi yaptıklarını söyleyebilirim. Sizin de Flo ile ilgili söyleyecekleriniz var ise “iyi veya kötü” yazımın altına yorum bırakabilirsiniz.

Hepinize sevgiler…

Görsel şuradan alınmıştır:

Berna Mutlu Aytekin

1 Yorum

  1. Esra ersen   •  

    Cnm agzina diline saglik ama artik flo yu duymak bile istemiyorum malinin arkasinda duramayan musterisine saygisive mudanasi olmayan marka oldugunu zannedip olamis zavallilar zehir zikkim olsun

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak