Feng shui insanı oldum ben

Evdeyim erken kalkıp eşimin iş temposuna göre düzenlediğim yeni bir hayatı yaşıyorum.. pek fena ama hala işsizim. Her blog yazısına başladığımda neden bu kadar rahat yazabildiğim aklıma geliyor. Çünkü işsizim. Bari işsizsin çocuk yap diyen arkadaşlarımda ensefle kınıyorum. Bayram sohbetlerinin ana temasını bu oluşturdu.
Sonra kendimi elimde hayali bir ajanda ile evimi ziyarete gelecek kişilerin programını ayarlarken buldum. Bayram sonrası ilk ziyaretimiz hafta sonu olacak. Saat 10 itibari ile evi toparlayıp keyif çayımı demlemiş bulunuyorum. Erken kalkmak güzel şeymiş. Müge Cerman’ı keyifle andım. Dün gece geç yatmış olmama rağmen sabah erkenden kalkıp güzel bir kahvaltı hazırladım. Şu diyetime devam etsem bu vesile ile ne güzel olur.
İşsizliğimi avantaja döndürme gayreti içinde kendime yeni kitaplar aldım. Zavallı Orhan Pamuk hala kitaplıkta sürünüyor. Bugün ise ona başlama hevesindeyim. Taaa kaç sene evvel “Feng Shui” konusu çok ilgimi çekmişti. Ama vakitsizlikten hiç ilgilenememiştim. Bir hevesle aldım. Kitabı akşam sekiz sularında almıştım gece bir sularında bitirdim. İzlemek istediğim bir film vardı onu da kaçıramazdım ama reklam aralarında kitap okuyacağımı da hiç düşünmezdim. İnsanın ilgisini çeken bir konu olmasın demek ki ilgilenebiliyormuş. Evim evim güsel evim’i bu felsefeyle dekore etmek istedim. Ama kitabı okuyup da notlar alınca zaten evi buna göre düzenlediğimi fark ettim pek keyiflendim bu suretle mutfaktaki buzdolabının üstüne koyduğum resimler bile aile bağlılık köşesine denk gelmiş. Bendeki bu ileri görüşlülük hayret verici birşey. Evimde bol bol su içinde yüzen mumlar var onları koyduğum köşe bile “feng shui modeli” biyer olmuş. Sabah sabah elimde bir pusula, akşamdan okuduğum kitaba göre herşeyin uyumlu olup olmadığına bakarken ki halimle bayağı bir eğlendim. Dedektif gibiydim. Yatak odasında eskiden kırmızı, şimdi ise mor renk olan eşyalarımın, yeni evimizin yenilemediğimiz mor duvar boyalarının, hayatıma etkisi nasıl olur acaba derken yatak odası için en uygun rengin bu renkler olduğunu öğrenince kitabı kendim mi yazdım diye düşünmeye başladım.
Bugün keyfim yerinde. Evi süpürecek olmam, dolapları baştan aşağı temizleyecek olmam bile bu neşemi bozmasın. Birde evdeki hasta eşim iyileşse.. İnsan grip aşısı olacağı gün grip olur mu? Şansa bak.. kaç gündür grip aşısı, grip aşısı diyerek gribi evimize çağırdık..
Bayram tatilinde miskinlik yaptım bol bol ama evde de duramadım biraz gezmek hava almak yürüyüş yapmak gerek hem. Metroport’dan faydalanıyorum bu aralar. Gidiş geliş bir buçuk saat. Bir ara da sinemasını deneyeceğim bakalım afişlerde bahsettiği kadar güzelmiymiş. Bunun için soğuk kış gecelerini bekliyorum. Atkılarla sinemaya gitmek Kahve Dünyasından sıcak bir kahve ile film seyretmek.. şimdiden canım çekti.. kalabalık olduğunu ilk defa bayramda gördüğüm Metroport’un şöyle bir handikapı var. Yukarıda yani yemek bölümünün olduğu yerde sadece bir tane elektrik prizi var. Şaka gibi. Bir tane daha var aslında sinemanın olduğu bölümde ama malesef çalışmıyor. Yani bilgisayarla gidiyorsanız bol bol dua edin ve pilinize kuvvet. Ya da benim yaptığım gibi rica minnet insanlardan yer değiştirmeyi isteyin. Yarın öbür gün keyfine düşkün biri bana yerini vermeyecek . benimde internet keyfim sadece 1 saat sürecek..
Bayram tatilinde bir de yakında başka nasıl yerler var arayışına gittik. Kale Center ve Meydan Alışveriş Merkezi’de yakınmış Bahçelievlere. Kale Center gerçekten büyük ama dengesiz bir yapıymış izlenimi veriyor insana. Sanki yapı o kadar yüksekliği ve gürültüyü kaldıramayacakmış gibi. Kalabalık pek fena. Sevemedim. Sessiz boş yerler tam bana göre. o yüzden aradığım huzuru Metroport’da buluyorum.. Hahaha şiir gibi oldu. Meydan ise Ümraniye’deki ödüllü alışveriş merkezi ile sadece ismi benzeyen bir alışveri merkezi olmuş. Sıkıntılı kasvetli bir yer. Tepeüstü’ndeki gibi bir rüzgar yok Merter de belki ondandır. Hemen çıkasım geldi. Ama önce Media Market’e bir uğradık. Şu N97 model Nokia telefonu görüp aşık olduk. Ben beyazına bayıldım. Klavyesi kullanım kolaylığı ve herşeyin dedikleri gibi “elinin altında” olması çok güzel. 5800’a olan hayranlığım bitmedi ama bu başka birşey. Yakın zamanda elde etmenin planlarını yapıyorm. Şu Feng Shui’ye göre etrafa resimlerini mi assam ne yapsam? Belki bana gelir bir gün bir hediye pakedi ile..

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak