Edirne usulü mantı

Pin It Stumble It!

Yakın arkadaşım Erkan’ın annesi geçen gün bana misafirliğe geldi. Fikriye teyzeler Edirneliler. Nasıl da hamarat. Seve seve yaptığı bir yemek varmış. ” Tek başına yapmaya da yemeğe de değmiyor akşama bana gelin de uğraştığıma değsin. ” dedi. Akşama bizi yemeğe davet etti. Bende erkenden gidip yemeğin yapılış aşamalarını tek tek fotoğrafladım. Lezzeti tarifsiz bir yemek. Daha mı olmasın öğlenden akşama kadar yapması sürüyor zaten. Adı Mantı. Ama bizim bildiğimiz gibi değil:)

Malzemeler…

Yarım kilo pirinç,

1 bütün tavuk,

Yarım kilo un,

su ve tuz gerektiği kadar,

2 tatlı kaşığı karabiber,

Yoğurt istediğiniz kadar,

4 kaşık domates salçası,

1 su bardağı su,

5 büyük soğan,

1 su bardağı ayçiçek yağı

Hazırlanışı…

Tavuk büyük bir tencerede haşlanıp küçük parçalara ayrılır. Suyu gerekli olacağı için soğutulur. Yarım kilo un ile kulak memesi kıvamından daha sert olacak şekilde su ve tuz katılarak hamur yoğurulur. Sert bir hamur olması gerekiyor. Ayrı bir yerde karabiber, tuz, yarım kilo pirinç ve 5 büyük soğan rendesi ile kavrulur. Yarım su bardak su ile demlendirilir.  Soğuyan harçın içine tavuk etleri didilerek konur.

Hamurlardan tenis topu büyüklüğünde parçalar koparılıp un ile açılır. İnce yufkalar elde edilir. Şerit şerit kesilen yufkalar küçük parçalara bölünür ve arasına pirinçli tavuklu harç katılır.

Küçük parçalara harç konduktan sonra ağızları açık kalacak şekilde (çiçek gibi) tepsiye dizilir. Tepsinin altına yağ koymayı unutmayın. Bu tarifle 6 kişilik yemek çıkıyor. Biz 3 tepsi yaptık. Ölçüyü 3′e bölerek 2 kişilik de yapabilirsiniz. Minik mantılar aralarında boşluk kalmayacak şekilde tepsiye yan yana konur. Fırına verilir. Hem altı hem üstü iyice kızartılır.

Çıkarttığımız tepsiler ocağın üzerine oturtulur ve üzerlerine sıcak tavuk suyu yedirilir. Tepsilerin üzeri tamamen su ile kapanıncaya kadar tavuk suyu ilave edilir. Kapandığında kısık ateşte su çekene kadar ağzı kapalı bir halde mantılar pişirilir. Yaklaşık 30 dakika sürüyor.

Tavuk böreği gibi bir sonuç çıkıyor ortaya. Yemesi de o kadar çabuk ki. Ben üzerine yoğurt ve kırmızı biberli salçalı sos yaptım ama aslında öyle bir sos dökmüyorlar. Direkt mideye…

Bunun tavşan eti, ördek eti hatta kaz eti ile yapılanı makbulmuş. Ama İstanbul’da şansımız zorlayamadık. Üzerine de bol demli bir çay. Ellerine sağlık Fikriye Teyze:)

Facebook Yorumları:

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*



Google +

Pinterest

Pinterest'te beni takip et

Facebook