Daha çok girişimci gerek

Bir ülke düşünün 70 milyonun üzerinde nüfusu olsun. Bunların %40  ’ını ise genç kesim oluştursun. Ama girişimcilerin oranı %4,5′da kalsın. Her 100 kişiden sadece 5′i risk alıp yeni bir yolda ilerlemek istesin. Bu rakam neden bu kadar düşük, hiç düşündünüz mü?
Girişim demek, risk demek. Finans piyasasında ise risk denildiğinde çok fazla kavramla tanışmak mümkün. Kur riski, kredi riski, ihracatçı için fiyat riski, likidite riski, faiz oranı riski, ülke riski ilk akla gelenler. Finansal riskleri minimuma çekmenin yolları var. Ya bunun nasıl yapıldığını bilmiyoruz ya da konjonktür yeni şeyler deneme cesaretsizliğimizi körüklüyor olmalı.
Eski Bakan Kemal Derviş, IMF’nin ülkemize açacağı yeni paket ile büyüme yaşayacağımızı söylüyor. Oysa IMF bugüne kadar ülkemize ne zaman bir yardım pakedi sunsa, bu paket vergilerin arttırılmasını, kamu harcamalarının kısılmasını içerirdi. 2010 yılında büyümenin yaşanabilmesinin yolu bankaların hazineyi fonlamaktan vazgeçmesi, iç piyasayı fonlaması ve bu sayede girişimci sayısının arttılmasından geçiyor. Ancak böyle olacaksa IMF’nin dayatmalarına katlanılabilir.
Krizin etkileri geçen senenin şubat ayına göre oldukça azalmışken bu IMF pakedinin nereden çıktığına pek akıl erdiremiyorum. Hükümet elini zengin tutmak istiyor olabilir. Kimbilir belki de her “IMF geliyor” söylentisinde borsanın yükselişini seyretmeyi seviyorlardır.
Yurt dışında ise oldukça negatif durumlar var. Almanya 2. dünya savaşından sonra en kötü büyüme oranını ( %5 oranında küçüldü) açıkladı. Yunanistan’ın durumu ise hala çok kötü. Çin ekonomisinin bankaların tutması gereken zorunlu karşılık oranını %0,5 arttırma kararı, altın fiyatlarındaki bir kaç aylık yükselişten sonraki hızlı düşüş yurtdışında da USD kurunu baskılıyor. ABD Başkanı Obama’nın 2009′da yardım pakedi çerçevesinde batmak üzere olan bankaları kurtarma planı daha sonra zarar ile sonuçlanmıştı. Bunu tolere edebilmek için bankalardan toplamda 120 milyar $ tutarında vergi alma kararını açıklaması önümüzdeki günlerde USD kurunu hareketlendireceğe benziyor.Ülkemiz de ise ihracat yapanların kurun bu baskılı halinden elbetteki şikayetleri var. Genel anlamda kurun düşük olması ise pek alışkın olmadığımız bir durum.
IMF’den gelecek olan yardım pakedi, varlık barışı kapsamında yurda geleceği umulan sıcak para, ülke kredi notunun yükseltilmesi ile ülkeye gelecek yabancı yatırımcılar, kara para aklamanın merkezi konumundaki 6 ayrı vergi cenneti ile yapılan anlaşma oraya artık kaçırılamayacak mevduatlar, yurt dışında oluşan fırtınaların bize gelmeden etkisini yitirmesine neden oluyor.
Tam güzel başlangıçlar yapılacak bir dönem, biraz Pollyannacılık yapmış gibi olacağım. İyi düşünelim , iyi olsun. Bakalım gelecek hafta sonunda nelerden bahsediyor olacağız.
Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak