Çocukluğumu bulduğum yer

Orayı seviyorum. Neden? Neden arkadaşlarım her “İstiklal’deyiz” dediklerinde oraya götürüyorum. Bilmem. Herhalde evim gibi görüyorum da ondan. Garsonlarını seviyorum. Hal hatır sormalarını seviyorum.  Her zaman aynı masaya oturup (boşsa) oradan etrafı seyretmeyi seviyorum.  İçeri de yani tezgahın arkasında neler olduğunu gördüğüm bir masada oturuyorum her zaman. Buharın altında hızlıca çay dolduran garsonları seyretmeyi seviyorum. Kocaman menüye bakmadan sipariş vermeyi, yine de dikkat etmeleri gereken şeyleri anlatmayı beni bıkmadan usanmadan dinlemelerini seviyorum. Onlar da beni aileden biri olarak görüyorlar ki emekli olan, ayrılıp kendi dükkanını açan, oğlunu kızını evlendiren var mı hemen söylüyorlar. Oturduğum masa’dan merdivenleri inen çıkanlar görünüyor, yerime geçerken gazetelerimi alıyor ve beni tanıyan gözlere menüye gerek yok her zamankinden deyip kafamı gazetelere gömüyorum.

Işık sarımtırak. Beyaz ışığı severim evimde her yerde beyaz ışık  var. Ama burası bana çocukluğumu hatırlatıyor. Nostaljik masalar ve anneannemin kristal taşlı avizelerinden var her yerde. Işıl ışıl. Bilinçaltıma oldukça yerleşik bir “Burada senin geçmişine ait bir şeyler var” hissi. Ananemin bizi görmeye geldiğinde aldığı dönerli sandviçlerden yiyorum hala. Limonatası ile benim favori yiyeceklerimi oluşturuyor.

Bazen sıcakta gezinmekten tansiyonum düşüyor klimanın altında 2 tane ayranımı içip kendime geliyorum. Kendime gelir gelmez de “Nerede o eski sandviç ekmekleri” deyip çemkiriyorum. Anlayışla karşılıyorlar fırını değiştirmişler vs anlatıyorlar. Çıkarken anneye, anneanneye selamlar hürmetler deyip beni o kalabalığın içine yolcu ediyorlar. Kapıdan çıkana kadar da 10 kişi hoşçakalın diyor zaten. Eski sistem konuk ağırlama anlayışı hakim hala.

Geçenlerde öğle ya da akşam atıştırması için değil de sabah kahvaltısı için uğradım. Normalde saat 10:00 ‘da poğaça kalmaz. Ama pazar diye daha az kişi gelmiş olmalı ki ben son poğaçalara yetişebildim.

Çayın tomurcuklu kokusu hala burnumda. Güzel bir kahvaltı ardından biraz sohbet sonra da eve doğru yola çıkış.İstiklal Caddesi girişindeki Taksim Sütiş’e yolunuz düşerse uğrayın selamımı söyleyin…

Berna Mutlu Aytekin

3 yorum

  1. Simto Alev   •  

    Poğaçalara yetişmişsin ama fotoğraf çekene kadar kalmamış?

  2. Parfe   •  

    bu kahvaltıyla kim doyar? yea bırah allasen 😛

  3. BMA   •     Yazar

    ben doymuyorum valla Parfe’cim yanında da poğaça ile belki rejimdeysem doyarım 😛

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak