Çocukla tatilin burundan gelmesi sorunsalı – Klinik Psikolog Şafak Patavi Kılıç cevapladı

Bu bayram Twitter çocukla tatile çıkanları eleştirenler ile dolup taşmış. Hatta gereksizin biri “neden çocukla tatile çıkıyorsunuz, çıkmayın”‘a kadar getirmiş olayı. O kadar empati eksikliğini görmeye yüreğim dayanmıyor. Aynı yürek bu tatilde normalde melek gibi uslu olan oğlumun deli danalar gibi ortalığı birbirine katmasına da dayanmadı. Soluğu Klinik Psikolog arkadaşım Şafak Patavi Kılıç’da aldım. Dedim kuzum bu tatilde bizim çocuklara n’oluyor? Vallahi billahi ben askere gidene kadar tatile falan çıkmak istemiyorum. Etrafa rahatsızlık veriyoruz. Hep üstümüzde bir mahcubiyet. Bakıp bakıp “tüh tüh anası babası buna hiç terbiye vermemiş” diyen gözlerle karşılaşıyoruz. Ne yapacağız bu çocuklara? Bitki ilacı verip sakinleştirsek mi? Yoksa evimizin balkonunda şişme havuzu doldurup tatil yapacağımız seneler geçirerek, gerçekten akıllanacakları yaşı mı bekleyeceğiz? O yaş kaç? Doğrusu evde kalmak mı? Çocuğa yanlış bir şey mi yaptık da böyle delirttik. Bana bir akıl ver.

Şafak önce seve seve seneye tatile tekrar gideceğimi söyledi. Askere gitmesini bekleyeceğim, vallahi, billahi diyerek boşuna kendime sözler vermeyecekmişim. Peki nasıl olacak bu iş? Ben tüm yıl boyunca gelecek yaza psikolojik olarak hazırlanmak için terapiye mi gideceğim?

Hayır öyle de değilmiş. Bir kere bu konuları konuşurken çocuğum ile eve dönüyorduk. Eve gelince eski haline dönecekmiş. Peki yavrum garezin neydi tatil yerini yangın yerine çevirdin, demezler mi insana? Armağan Amcanlara da çok ayıp oldu, derim yani. Hiç kusura bakmasın 3 yaşında veled ama her bir şeyi anlıyor. Bu delirmek de nereden çıktı?

Bu delirmenin adı, Overstimulated imiş. Yani aşırı uyarana maruz kalma. E biz biliyoruz onu 4. 5. aylardan. Ses, ışık olunca memeyi bıraktığı dönemlerden. Zaten tablet, TV yok. Diskotek gibi ışıklı alanlara götürmüyoruz. Aşırı oyuncak yok. Aşırı insan var sadece yine de aşırı uyarılmış mı oluyor çocuk?

Çocuğu tek uyaran tablet, telefon ya da görsel yoğunluğu olan etkinlikler değil. Girilen farklı ortamlar, yolculuk, ilk defa binilen taşıtlar, özlenen kişilere kavuşulması, yeni kişiler ile tanışılması, ebeveynlerin sürekli çocuğun her anını doldurma çabası, çocuğu sürekli gıdıklamak, hoplayıp zıplatmak, yeni tatlar, yeni kokular… Tüm bunlar aşırı uyarılmanın sebeplerini oluşturuyor imiş. İlla tatilde de olmak şart değil imiş. Çocuğa aktivite planlayıp sıkılmasına mani olmak, tatilde bile rutini bozmamak, her anı dolu dolu yaşatma endişesi, yolculukta sürekli etkinlik yapmak veya atıştıracak şeyler vermek bunlar hep çocuğu aşırı uyarana maruz bırakmak demek imiş. Tatilde de, evde de çocuğun zihinsel olarak serbest kalmaya ihtiyacı bulunuyor. Bu çocuğa ilgisiz davranmak anlamına gelmemeli imiş.

6 yaştan sonra biraz daha tatillerimiz kolaylaşacak imiş. Ama bu yaşa kadar da tatilde yapabileceklerimiz kabaca hep büyüklerimizin söylediği şeyler aslında. Onlardan duyduğum kadarıyla çocuğu toprağa çimene saldık. Koşsun, çimen yolsun, tavukları beslesin, ağaçtan meyve toplasın istedik. Tatilin ilk bölümünde de mümkün olduğunca kum, deniz ile oynasın rahatlasın istedik. Çarşı pazar gezmeleri, yeni insanlar, yeni bir araba, yeni sokaklar kısacası tatil onu biraz yordu. O da acısını bizden çıkardı.

Bu tatillerin bir de şöyle bir güzelliği oluyor. Tatilden döndükten sonra çocuğunuzun beyin fonksiyonlarında dikkat ederseniz inanılmaz bir gelişme görebilirsiniz. Daha farklı düşünme, daha hazır cevaplar, ilk defa duyacağınız kelimeler… Bir çocuğu büyütmek kadar zevkli çok az şey olmalı hayatta. İzlemekten çok mutluyum. Canım Şafak’a ise her zaman kapısını çalabildiğim için teşekkür ediyorum. Siz de kendisine ulaşabilirsiniz.

Berna Mutlu Aytekin
Please follow and like us:

4 yorum

  1. Öncelikle emeğiniz için ”Teşekkür Ederim.” Çok güzel ve faydalı bir yazı.
    Her gittiğimiz yerde gözler ‘ne işin var senin burda, otur evinde’ olsa da çok önemli değil. Bir bakışla anlamlı cevap veriyorsunuz. Cevap vermek için muhatap olmak bile gereksiz geliyor bana. Dediginiz gibi “Tatilden döndükten sonra çocuğunuzun beyin fonksiyonlarında dikkat ederseniz inanılmaz bir gelişme görebilirsiniz.” Bunu görmek ve onların büyüdüğünü görmek, her şeye değer. Saygılarımla…

  2. elif   •  

    Aaaaaaa evet Hayal bir tatil dönüşü yürümüştü 20 aylıktı ayol …..

  3. Suzan   •  

    Yazınız için teşekkürler.Bir müddetliğine dominik cumhuriyetindeyim ve bizim çocukların böyle deli dana hareketlerine cıkcıklayan insan göremezsiniz. Herkes gülümseyerek bakıp geçiyor. Bu ayıplama bizim kültürümüze has ne yazıkki. Başına gelene kadar kimse empati kurup anlamaz. Hemen yaftalarlar. Burda kafam rahat. Türkiyede bir yandan oğlumu dizginlemeye çalışırken bir yandan da çevrenin tavrına gerilirdim ki kimse tepki vermese bile bana sanki tepki veriyorlarmış gibi gelirdi artık

  4. Meryem s.savaşçı   •  

    Ah Bernacım çok teşekkürlerNasıl iyi geldi bu yazı..gerçekten aynı şeyleri bizde yaşadık Teoman’la..tatil sonrası ise gerçekten farklılıklarını gözlemlemek mutlu etti beni..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir