Çocuğuma süt içirmiyorum

Bu başlıkta göreceğiniz cümleyi her söylediğimde bir sürü tepki alıyorum. Evet çocuğuma süt içirmiyorum. 28 ay anne sütü aldı ve bu ona yeter.

Neden süt içirmiyorum? Süt içmeyen çocuk nasıl büyür? Peki ya kalsiyum? Ya boyu uzamazsa? Bu kemikler nasıl gelişecek? Bu yazıda size Ali’ye neden süt içirmiyorum onu anlatacağım.

Süt, süt ve kurabiye, uyumadan önce ballı süt, çikolatalı süt gibi kalıplar ile hayatımıza sızmış bir içecek. Şahsen ben bayıla bayıla içerim. Süt içerek büyüdüm. Dişlerimin sağlıklı oluşunu da uzun yıllar süt içmeme bağladım. Fakat son dönemde yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki; ne şimdiki sütler eski sütler gibi ne de sütün bunca faydası var.

Bizlere hep “Süt kalsiyum kaynağıdır. Kemiklerimiz güçlü olur” dediler. Bunca yıldır böyleydi. Sütün içindeki kalsiyumun çok da etkili olmadığı onun yerine kalsiyum kaynağı olarak çok daha faydalı yiyecekler olduğu ortaya çıktı. Mesela badem kat kat daha iyi bir kalsiyum kaynağı. Detaylar için Osman Müftüoğlu’nun yazısına göz atabilirsiniz. Ayrıca sütün hazmedilmesi bizim ırk için çok daha zor oluyor imiş. Şahsen benim de böyle bir sorunum var. İsveçli olsaydık %95 hazmedebilir olacaktık. Yine de çaresi bulunmamış bir durum değil. Laktaz ile ilgili sıkıntılar yaşayanlar için Laktozsuz sütler mevcut.

Sütün faydadan daha çok zarar getirdiği bir durum var: Asidik olması. Alkali beslenmeyi duymuşsunuzdur. Vücudun belli bir ph seviyesinde olması gerekiyor ki, organlarımız yaşlanmasın. İçeriden zarar görmeyelim. Süt ise asidik yapısı ile bu işe taş koyuyor. Süt tüketimi bu asidik yapıdan dolayı enflamasyon denilen mikropsuz iltihaplara yol açıyor. Eklemlerde şişme, ağrı, kızarıklık enflamasyonun belirtilerini oluşturuyor. *1

Süt içen çocuklarda alerji riski ilerleyen dönemlerde çok daha fazla oluyor.*2

Bu konunun bir de günlük süt, organik süt, UHT süt, çiğ süt gibi çeşitleri var. Öncelikle eve UHT süt sokmuyoruz. Çok çok nadir durumlarda 2-3 defa almışlığımız oldu en son aldığımız da bozuk çıkınca iyiden iyiye düşman oldum UHT süte. Ben pek severek içerim. Öyle alıştım. Süt olmadan keyif yapamayacağımı düşünürüm hatta. Benimki büyük bağımlılık. Ama Ali’nin böyle sıkıntılar yaşamasına izin vermeyeceğim. Dolayısıyla hiç süt içirmiyorum. Evde kefir ya da peynir altı suyu yoksa yarım çay bardağı katarak ayda yılda bir yaptığım pankekleri saymazsak süt ile bir teması olmuyor. Kek ve benzeri hamur işi ürünlerine kefir koymaya başladım. En kötü ihtimal onlara da peynir altı suyu katarak yapıyorum. Ne yapıp edip sütü bir şekilde oğluma sunmuyorum sunmuyorum.

Süt yerine kefir ve ayran veriyorum. Ayrıca her gün mutlaka yoğurt veriyorum. Sütü daha faydalı besin haline çevirmeye çalışıyorum. UHT sütlerin basınç altında 135 dereceye kadar ısıtılması ile zaten içindeki faydalı tüm enzimler tahribata uğruyor dolayısı ile içirmekte bir fayda yok. Organik çiğ süt alıyorum. Bulabilirsem. Bu krizde son üretici de battı sanırım. Çiğ sütün sertifikasız olanına güvenim yok. Şişe sütler ise eskiden günlük süt olarak satılırdı. Ertesi gün bozulurdu. Tazeydi. Şimdi onlar bile 10 gün dayanabilir hale gelmişler. Demek ki yine bir takım müdahaleler var. Elim almaya gitmiyor. Evde yoğurt yapmaya çalışırken bile çekinceler içinde kalıyorum. Bulursam çiğ organik, bulamazsam organik şişe süt tercih ediyorum. Çocuğuma ise yoğurda, kefire, ayrana dönüştürmeden vermiyorum.

Dr. Yavuz Dizdar blogunda 2010 yılında yazdığı yazısında süt deneyleri yapmış. Sonuçları paylaşmış. Bu yazı serisini okumanızı öneririm. Sene 2010 iken yapılmış neredeyse 10 sene geçmiş üzerinden. Ardından süt konusunda çok detaylı paylaşımlar yapan Prof. Ahmet Aydın’ın verdiği röportajda da çok ilginç bilgiler var. Bir kısmını aşağıda paylaşıyorum. Kendisi Yavuz Dizdar’a hak veriyor ve konuyu daha da açıyor:

Dr. Yavuz Dizdar’ın dediği gibi, bu sütler dayanıklı beyaz eşya gibi! İçlerindeki faydalı mikroplar, prebiyotikler ölüyor. Bu prebiyotiklerin birinci görevi sindirimi sağlamak, ikincisi ise bağırsaklarımıza gelen zararlı maddeleri elimine edip, aşağıdan atılmasını sağlamak. Böylece bağışıklığınızı güçlendiriyorlar. Bu probiyotikler olmadığında bütün bunlardan mahrum kalıyorsunuz. Artı bir de o süt proteinlerinin tahrip olması, parçalanması nedeniyle, bağırsak da her maddeyi geçirmezken, geçirir hale geliyor ve süt proteinleri kana geçiyor. Kana geçtiği zaman vücut bunları düşman geldi diye tahrip etmeye çalışıyor. Tahrip ederken en basiti alerjiler oluyor. Döküntüler, kurdeşenler gibi… Ama o işin sadece küçük bir boyutu. Daha büyük boyutu, otoimmün dediğimiz çok sayıda, triod, astım, Multiple Skleroz gibi hastalıklara yol açıyor. Çünkü vücut o proteinleri zararlı diye tahrip ederken kendisini de tahrip ediyor. Bir de, artık dikkat dağınıklığı ve otistik çocuk vakaları çok geliyor. Binlerce çocuk baktığım için biliyorum, bunlarda da çok ciddi süt bağımlılığı var.

Nasıl?

Aslında birçok çocukta vardır süt bağımlılığı. Sütten bir türlü ayrılmak istemez çocuklar. Bu çocuklara baktığımız zaman ağrı hislerinin de çok yoğun olmadığını görürüz. Yani düşer, bir yerini vurur, başka çocuklar bas bas bağırırken, bu çocuklar ‘uf’ der, kalkar gider. Niye? Çünkü, kazein dediğimiz süt proteini iyi parçalanmadan kana geçince morfin gibi etki yapıyor. Bu da çocuğun algılamasını çok değiştiriyor. İşte UHT sütlerin en hafifinden başlayarak yaptığı etkiler bunlar; dikkat dağınıklığı, hiperaktivite, daha da ilerisi otizm. Gıda alerji testi yaptırırsanız bunları çoğu zaman tespit ediyorsunuz. Sütü diyetten çıkarttığınızda da çocukta ağrı hissinin geri geldiğini, algılamanın ve konsantrasyonun daha iyi olduğunu, hiperaktivitenin de azaldığını görüyorsunuz.”

Devamını okumak için T24 linkine tıklayabilirsiniz. Süt hakkında bir kaç yeni bilgi öğrenmek için bloguma girdiniz ve şu an Kazein denen bir illet ile de tanışmış oldunuz. Geçmiş olsun. Ali’nin ağrı eşiği çok yüksek diye bilirdim. Düşerdi kalkardı ve devam ederdi. Bir defasında koltuktan geriye doğru kafası yaslayıp kalorifere çarpmıştı ve kafasını yarmıştı, neredeyse hiç ağlamadı bile. Ben de acısını azaltması için emzirdiğimi hatırlıyorum. Ali’nin sınırsız bir şekilde emdiğini, günde 1 litreye kadar süt sağdığımı ve uzun süreler emzirdiğimi de hatılıyorum. Kazein merhaba orada mısın? Bir sonraki yazının konusu da kazein nedir, nasıl kaçınırız, o olsun.

Bu bilgilere sahip olduğum için oğluma süt vermiyorum. Kalsiyum için de diğer besinlerden destek alıyorum.

Sizlerle de paylaşmak istedim. Umarım faydalı olmuştur.

Sağlıklı günler dilerim.

 

 

 

*1 Skoldstam L, Larsson L, Lindstrom FD. Effects of fasting and lactovegetarian diet on rheumatoid arthritis. Scand J Rheumatol. 1979;8:249-255.

*2  Frequency of cow’s milk allergy in childhood. Ann Allergy Asthma Immunol. 2002;89(6 Suppl 1):33–37.

Berna Mutlu Aytekin

4 yorum

  1. Imren   •  

    Sertifikali gunluk cig sut veriyordum kendisi 1 gecede 1.5 senedir suren bu alisakanligini da kesti sukur..sadece kefir ayran yogurt fermante…iyi ki dedim okuduktan sonra ..cok faydali bi yazi olmus

  2. Züleyha   •  

    O zaman merhaba Berna Hanım 🙂

  3. Sebile Acar Sert   •  

    Kombuçaci olana dek 2 yaştan bu yana Beypazarı bulamazsam Kızılay soda hergun 1 bardak içiyorum, içiriyorum. Kalsiyumsa bolca var. Yanına badem, meyve vb.

  4. elmas koçan   •  

    Şu an şoktayım. Süt bizim büyüme sebebimizdi. ben kesinliklikle meyve suyu ve benzeri ürünler kullanmıyorum. Onun yerine süt ve ayran veriyorum. Şimdi süt bile içermek istemiyorum. ne yapacağız artık bilemiyorum. İnek besleyip sütünü mü alacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir