City’s Nişantaşı Mahalle

bloggerlar citys mahallede

AVM’leri AVM olanlar ve olmayanlar olarak ayırmak lazım. Kanyon bir AVM değil benim için mesela. Ama Cevahir kocaman bir AVM. İstinye Park’da AVM değil, ama Profilo kocaman bir  AVM, hem de fabrikadan bozma bir AVM.

Neye göre ayırıyorsun dersen tamamen hissettirdiği şeylere dem vururum. Kanyon’da kuşlar, ağaç dallarına konuyor, yağmur da kar da yürürken senin üstüne yağıyor, rüzgarı yaz kış bitmiyor. İstinye Park’da üst katta ferah ferah geziyorsun, kafelerden birini seçip meyve suyunu şehrin gürültüsü altında içiyorsun. Şehrin gürültüsü deyip geçme her şehrin kendine göre bir şarkısı var. Sıklıkla gittiğim yerler bu iki AVM. Evde yemek yok, AVM’ye git yemek ye. Sinema gelmiş, koş sinemaya. Çıkışta filmin kritiğini yap, bir kenarda çay içerken. Bunlar günlük rutinlerimin içinde. Hayatımı kolaylaştırıyor AVM’ler yalan yok. Son dönemdeki tepki veren arkadaşlar gibi düşünmüyorum. AVM var AVM var.

Geçen haftalarda City’s AVM’ye gittik. City’s Mahalle’ye davetliydik. Kalabalık bir blogger ordusuyduk. City’s Mahalle’yi Nişantaşı’nda bir soluklanma noktası olarak görüyorum. Gez dolaş alışveriş yap, ardından dinlenmek için City’s Mahalle’ye kaç. City’s küçük bir AVM. İçinde alışveriş yapmayı da pek tercih etmiyorum. Sizin de koskoca Nişantaşı dururken AVM’de ne işim var dediğinizi duyar gibiyim. Orada insanın içini ısıtan bir fark var. Gerçekten bir “mahalleden” söz ediyorum. Apartmanlara hapsolmuş olanlardanız çoğumuz. Mahalle kültüründen uzağız. Ben pek öyle değilim gerçi. Hala mahalle kasabından alışveriş eder, hala mahalle eczanesine, bakkalına giderim. Zaten Ramazan gelmiş gitmesem olmaz. Kırılır darılır eğer 10 gün gitmezsem nerelerdesin der sitem yaparlar. City’s Mahalle’de de herkesten bu sıcaklığı görebiliyorsunuz. Bunca insana nasıl bunu öğretmişler diyorum içimden. Hani dükkan sahibi esnaf olsan çalışanlarını gülen gözlü insanlardan seçersin ya. Aynı o hesap. City’s de herkes sizi Mahalle bilinci ile karşılıyor. Bir dükkan şaşmadı. Samimiyet derken tam da kararında bir samimiyetten bahsediyorum. Tüm dükkanlarda  “Mahallemize hoş geldiniz, yine bekleriz.” söylemi hakim.

bloggerlar citys mahallede

Mahallenin kitapçısı, dondurmacısı, balıkçısı, kebapçısı, manavı, şarkütericisi, fırını aklınıza gelebilecek her esnaf City’s Mahalle’de konuşlanmış. Ortam rengarenk. Her yerde afişler ve eğlenceli sözler var. Biraz anlatılmaz yaşanır demek de lazım aslında. Sizin gidip görmeniz ve kendinizi nasıl yabancı hissetmediğinizi anlamanız lazım. Herkes işini severek yapıyor. O kısım işte benim çokça ilgimi çekiyor. Henüz gitmediyseniz mutlaka gidin görün. Gitmeden önce City’s Mahalleden bahseden diğer arkadaşlarımın yazılarını da okumayı unutmayın. Örneğin biri de İrem

 

Gezi esnasında Günaydın Steakhouse şefi Gürkan Topçu’nun şovu’na şahit olduk. Ben de videosunu çektim. Aşağıda seyredebilirsiniz.

 

Sevgiyle kalın…

 

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak