Bu aralar benim günlerim

Kiehl's Zorlu AVM açılışı

Hafta içi resmen su gibi akıp geçiyor. Bazı günlerde demir atmış gibi oluyor zaman. Ama bu aralar  işlerin yoğunluğu saate, takvime bakmaya bile fırsat vermiyor. Aaa bugün Çarşamba değil miydi dediğim Perşembe’ler bu ara çok.

Sevdiğin işi yapmışsan hiç yapmamış olursun diyorlar. Aynen öyle. İyi ki sevdiğim işi yapıyorum. Yaklaşık 6 aydır içinde olduğum proje nihayet artık yayında. Mutluluk zirvede tabii. Her gün sevinecek yeni bir şey çıkıyor.

Bu hafta proje yayına geçtiği gün artık nasıl kanalize olduysam 12. yıl dönümümüz olduğunu unutmuşum. Eşim hatırlattı. Artık kafam nasıl dağıldıysa. Akşam yemekleri yemeyi bıraktığımız için hafta sonuna bir kahvaltı planı yapalım dedik. Fotoğraflarından dolayı takibe aldığım bir hesaptan ibaretti benim için Zamane Kahvesi. Arkadaşlarım gitmişti de ben hiç gitmemiştim. Her giden güzel diyor. Ben de hep niyetleniyordum. O saatte o kahvaltı tabağını görene kadar aç değildim. Beni cezbeden o kahvaltı tabağına kavuşma telaşıyla Facebook hesabından sayfaya bir yorum yazıverdim.

Zamane Kahvesi Facebook

Hoop like ettiler. “Tabii kahvaltı eşittir mutluluk” diye düşündüğümüz için pazar sabahı kahvaltı planımızı en yakın Zamane Kahvesi olarak yaptık.

Cumartesi koşturmayla geçti Kiehl’s Zorlu AVM mağaza açılışına davetliydim. Kiehl’s ile aramız iyi. Uzun süredir kullandığım Clinique markasını bırakmama neden oldular. O zamandan beri çok iyi anlaşıyoruz. Her ürününden öyle memnunum ki. Daha önce hiç bu kadar çeşit aynı markadan ürün kullanmamıştım. El kremim, duş için cilt temizleyicim, nemlendiricim bile var. Aslında o kadar da bakımına önem gösteren biri değilim. Yani hepsini arka arkaya sür, faydasını gör falan bana göre değil. Yaşlanıp kırışıklıklarım artınca bu günlerdeki düşüncelerim aklıma gelecek ve acı çekeceğim. Ama çok üşeniyorum. Bu yaştan sonra değişiyorsa Kiehl’s etkisi büyüktür.

BB krem’i de kozmetik ürünlerimin arasına katarak Kiehl’s deneyimimizi zenginleştirdik. Organizayon çok eğlenceliydi. Biz de Burcu ile beraber bol bol objektiflere poz verdik.

Kiehl's Zorlu AVM açılışı

 

Fotoğraf çekmek için dışarı çıkmıştım ama hava çok kötüydü çekemedim cumartesi akşamını kitap okuyarak geçirdim. Pazar günü ise doğru ilk iş Zamane Kahvesi kahvaltısını tatmak oldu. Nişantaşı’na doğru yola çıktık. Kapıdan girdik. Pazar sabahı Nişantaşı bomboş dükkanların çoğu kapalı ama Zamane Kahvesi tıklım tıkış. Allahtan sigara içmiyoruz. İçeri geçtik. Garsonlardan bir tanesi yer gösterirken “Hoşgeldiniz Berna Hanım” dedi. Şaşırdım. Eşime de “Hoşgeldiniz Hasan Bey” dediler. Şaşkınlığım arttı. Kesin daha önce tanıştık ben yine yüzleri hatırlamadığım için mahçup oluyorum diye düşündüm. Yok daha önce tanışmamışız. Beni tanıyorlarmış. Facebook yorumlarını bu kadar iyi takip etmelerine çok şaşırdım. Ardından muhteşem ama gerçekten bir muhteşem kahvaltı ettik. Böylesini ben bile hazırlamıyorum. Benim ne sevdiğimi de mi araştırmışlar dedim bir ara kendime.

zamane Kahvesi Kahvaltı

 

Meyveler, pişi, dut pestili, peynir çeşitleri, zeytinyağlı zeytinler… Bir de kadraja sığamayanlar var. Ev yapımı reçeller, bal kaymak, poğaça, simit, haşhaşlı ekmekler, kızarmış ekmekler… Sanrıım bu hafta sonu tekrar oradayız. Bütün hafta diyet yapmak gerekirse gereksin. Yaparım, ne olacak :)

Kahvaltıdan ayrılmak zor oldu. Gerçekten ama çok işimiz vardı. Doğru konser dinlemeye yola koyulduk. Kanyon’da Caz Kanyon’da konserleri tekrar başladı. En sevdiğim ekip sahnede, Kerem Görsev Quartet ve Elif Çağlar Muslu dinlemek için en öne kuruldum. Yanıma annem geldi, eşim geldi, Simto geldi, Ozan geldi, İlker geldi. Kalabalık bir ekiple seyretmek de çok güzel oluyor. Bol bol fotoğraf çektim ve gerçekten iyi bir müzik dinledim. Ruhumu besledim resmen. Günün fotoğraflarını Flickr hesabıma yükledim. Şurayı tıklayarak göz atabilirsiniz.

Bir kare ise burada:

Elif Çağlar Muslu

 

Ardından konser bitişinde koştura koştura İstinye Park’a gittik. Malum geçen hafta buradan duyurusunu yaptığım Sony Xperia Z sergisi ve Z1 tanıtımı için İstinye Park’a gittim. Üstelik Mehmet Turgut’da konuk olacaktı. Aşkın fotoğrafı çalışmasından beri görüşmemiştik. Ben de sohbet etmek için yanına doğru ışınlandım resmen. Tam vaktinde gitmişim. Z1 hakkında bilgi alarak sergiyi yine gezdik. Mehmet Turgut ile biraz sohbet ettik. Pilimiz bitmek üzereyken rotayı eve doğru çevirdik. Sergi sergi diyerek tüm gün havalarda gezmiştim. Tebrikleri kabul etmekten uçuyorum. Yorgunluğumu bile anlamamışım. Eve gelip fotoğrafları sosyal ağlarda paylaştım. Hoop ver elini uyku kardeş.

24 saat yetmiyor bu aralar. Bu hafta seyredilecek 3 sinema filmi var. Bir tanesinin galasına dahi gittim. Bu hafta yazmak istediğim çok şey var. Önce Behzat Ç Ankara Yanıyor’u sizlerle paylaşacağım. Ardından da Thor’u seyredeceğim. Sinema başka bir dünya. Bizi sarıp sarmalıyor. Hayatımızdan eksik olmasın.

Berna Mutlu Aytekin

1 Yorum

  1. Sosyal Yazar   •  

    yaşlanıp geriye dönüp baktığınızda, eğer güzel günler diyebilecekseniz bu koşuşturmalar o zaman daha bir değer kazanacaktır :)

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak