Blog yazarlığında 10. yıl

Yazması da söylemesi de kolay. Bu tuşlar vasıtasıyla kendimi size anlatalı tam 10 sene olmuş. 10 yıldır blog yazıyorum. 10 yıldır öğrendiklerimi anlatıyorum, sevinçlerimi, keşiflerimi, deneyimlerimi, tavsiyelerimi…

Sen uzay boşluğuna kelimelerini salıyorsun. Birileri okuyor mu bilmiyorsun. Bir gün birisi gelip okuduğuna dair bir not bırakıyor bloguna o zaman bir gülümsemede yakalıyorsun kendini. Sesimi biri duymuş diyorsun. Yazdıklarına çeki düzen veriyorsun. 10 düşünüp bir yazıyorsun ama bunun samimiyet çizgisinden ayrılmasını da istemiyorsun. İnsanlar okurken sıkılmasın istiyorsun. Günden güne üslubun gelişiyor, değişiyor. Yayınlamadan yüz kere kontrol ediyorsun yazını. Her soruyu, her yorumu cevaplıyorsun. Vakit yaratmak zor oluyor ama yaratıyorsun. Mesela geceleri 2 saat geç yatıyorsun. Tüm hafta araştırma yapıp notlarını biriktiriyorsun. Yazını, bugün bloga yazdığını haber vermek için bile mesai harcıyorsun ama bir mesaj geliyor, bir teşekkür, bir yerde biri gülümsüyor senin yazdıklarını okurken, işte o zaman mutlu oluyorsun.

Ekran Resmi 2016-01-29 00.17.19

10 yıla kaç blog sığar? Blog açmak kolay mı? Yanımda Ahmet, Simto ve Taylan olmasa bu kadar çok üretebilir miydim bilmiyorum. Onlar bana klavyenin bir ucundan yardım ettiler. İyiliklerini hiç unutamam. Ben de bildiklerimi bir şekilde anlatıp birilerinin blog yolculuğunda yanlarında rehber olmak istedim. Blog açmak ile ilgili süreci anlattım bir kaç üniversitede. Bir kaç sunum hazırladım. Aranıldığında bulunsun diye internette paylaştım. Umarım blogger’ların artmasında benimde biraz katkım olmuştur. Çünkü herkesin yazmasını isterim. Yazmak ve bildiklerini paylaşmak modası geçecek bir eylem değil. Ben yeni bloglar keşfettikçe mutlu oluyorum. Bazılarını geç keşfetmiş oluyorum çocuk gibi üzülüyorum. Geriye dönük okuyarak arayı kapatmaya çalışıyorum.

Bu blog dünyasına girdiğimden beri ailem, eşim, arkadaşlarım bana her zaman destek oldular. Onlardan vakit çaldım bloguma yazı yazdım, katlandılar bana. Eksik olmasınlar. Bir gün hiç unutmuyorum bir yemek yapmıştım ve fotoğraf çekmem gerekiyordu. Yemeği pişirdim. O yemekle ilgili anlatacaklarım vardı. Bloga koymasam olmazdı. Evde seyyar mini bir stüdyo kurmuştum. Bir de misafirim vardı. Kuzenim. Evde o fotoğrafı çekmek için girdiğimiz şekiller hala aklıma geldikçe gülerim. Herkesi ışığı sen tut, fonu sen tut diye diye seferber etmiştim. En son fotoğrafı çekmek için yemeğin üzerindeki buharı yakalamayı beklediğimi söyleyince ( yemek soğumuştu) ev ahalisi çatal bıçak ile bana saldıracaktı. Yemeği de iyi yapamamışım o konuya hiç girmeyelim.

Aklıma yeni fikir geldikçe yeni blog açtım. Şu an mahlasla yazdıklarım dahil 12 blogum var. Kapananlar birleşenler hariç.  Bazılarını eşim dostum dahi bilmiyor. İnsanlar özellikle de yakın arkadaşlarım oralardaki yazılarımdan pasajlar paylaştıkça keyifle izliyorum olanı biteni. Bu da benim için bir başka eğlence.

Blog yazmak disiplin işi diyen var, rahatlamak için bir yol diyen, içine atma yaz gitsin diyen de var. Benim için blog yazmak fayda sağlamak. Sosyal ağlardaki duruşum fayda sağlamak için. Soruları gecenin bir yarısı cevaplıyorsam, tanımadığım kişilerin mesajlarına sessiz kalmıyorsam bunlar hep fayda sağlamak içgüdüsü ile yapılıyor.Hatalarımı yazıyorum. Yanlış yaptıklarımı. Kötü tercihleri. Bunların yanında iyileri de, iyi ki’leri de. Hepsi bir kişinin daha hayatını kolaylaştırmak için. Beni mutlu eden şey bu. Gece yatağa yatınca bugün de boşa geçmedi dedirten şey bu. O yüzden uzun yıllar daha yazmak istiyorum.

10 yıl boyunca neler yazdım size bloglarımda: Yemek ile ilgili keşifler, süremeyiş izlenimleri, kitap ile hayatım, sinema yorumlarım, dizi keşiflerim, sosyal medya teknolojiyi etkin kullanmaya dair fikirler, annelik, bebekle hayat, gebelik, akıllı telefonlar, incelemeler, mobil fotoğrafçılık, gezi, mekan önerileri, çokça anı, bankacılık tecrübeleri, bolca gülmece, fotoğrafçılığa başlama heyecanım, fotoğrafçılıkta öğrendiklerim, fotoğraf çalışmalarım, beni ben yapan ne varsa, benim günlerim nelerden oluşuyorsa hepsi bu blogda. Mahlasla yazdıklarımda ise aramızda sır olsun, ne siz sorun ne ben söyleyeyim. 10 yıldır ben hep anlattım, siz hep dinlediniz, beni okudunuz. Müteşekkirim. Beraber nice 10 senelere, hiç ayrılmamak dileğiyle…

 

 

Berna Mutlu Aytekin

4 yorum

  1. Pingback: internet günlüğü 2016/4 - e-vren günlüğü

  2. cem kazan   •  

    Nice 10 yillara. Bu geçen 10 yılı o kadar sade ve güzel anlatmissiniz ki. Kaleminize sağlık.

  3. Oğuz   •  

    Tebrik ederim nice yıllara

  4. Kablosuz internet   •  

    Başarılar, Nice Yıllara

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak