Bir tatlı kırık hikayesi

Hafta sonu gelsin, şimdi stres düşünsün demiştim. Artık nasıl güzel bir plan düşlüyorsam. Gel gör ki, stres attığım hafta sonu hayatımdan 3 hafta çalacakmış da haberim yokmuş.

Atatürk Arberotumu

Atatürk Arberotumu

Bahçeköy’e gittik. Fotoğraf çekip, rengarenk sonbahar yapraklarının altında kendimizden geçmeye. Sabah arkadaşlarımla buluştuk. Arberotum’a doğru yol aldık. Fotoğraflar çekildi. Daha yarısını bile gezemedik. Hava kararıyor çabuk olalım dedik. Ufak bir tümsekten hoplarken hayatımda daha önce tatmadığım bir acı. Sol ayak bileğimden yukarı yayılan beni ağlatmayacak, bas bas bağırtacak kadar büyük bir acı hem de. Nasıl çığlıklar attım, ne yaptım hiç hatırlamıyorum. İlk müdahele ekibim çok iyiydi. Arkadaşlarım sağolsun ayağımı sardı sarmaladı, buz gibi elleri ile şişmesini engellemeye çalıştı. Eşim bir yerden bank buldu. Oturdum Arberotum’un ortasına getirilecek arabayı beklemeye koyuldum. Araba geldi ve ben arka koltuğa itina ile yerleştirildim ve doğru Baltalimanı Hastanesine yola koyulduk.

Yol boyunca kendi kendime düşündüm durdum. Klasik düşünceler, her şey iyi olacak, bir şey yoktur cümleleri ile dolu kafam. Isınmadan yürüyüşe çıktın ondan oldu diyorum. Burktum. Olur tabi öyle. Hem yapraklar da kaygan. Normalde zaten çok hareketli bir insan değilim. Bir de kıpırdayamamak zor gelmez dedim kendi kendime. İşe de yavaş yavaş giderim diye düşünüyordum. Zaten tüm gün sandalyede bilgisayar başında oturuyorum. Akşam metroyla eve giderim. Ne olacak diyorum. Bazen böyle saf düşüncelerle doluyor beynim. Acının salgılattığı endorfin hormonundan falan olmalı herhalde. Böyle zamanlarda düzgün düşünemiyor insan.

Acil serviste arabadan inince bir tekerlekli sandalye ile içeri vardık. Ufak bir doktor kontrolü, röntgen çekimi ve misler gibi ayağımın kırıldığını öğrenmem, bu da yetmezmiş gibi 3 hafta alçıya alınması bu süreçte kıpırdatmamam gerektiği hatta asla üstüne basmamam gerektiğinin sıkı sıkı tembihlenmesi…

ayak bileği kırığı

Sinir içinde eve vardım. Ben hala nasıl oldu, nasıl düştüm kısmında takılı kalmışım. Akşam üstü eve varmamla sıkıntılı süreç başladı. Bir kere alçı denen şey ayağın sabit kalmasını sağlasa da külçe gibi bir şey. Ayak o kadar ağır oluyor ki. Kaldırmak mümkün değil. Yana dönemiyorsun. Yere doğru uzattığında diz kapağın ağırlıktan acımaya başlıyor. İlla ki bir yere kaldırman lazım. Zaten kalbinden yukarıda tutmazsan şişiyor. Yarım alçı yapacağız dediklerinde dizime kadar alçılayacaklarını düşünmemişim. Bilek kırığı için taa dizime kadar alçıya bürünmüş bulundum. Ayağım onca müdahaleye rağmen davul gibi şişmiş. Görünce gözlerim kocaman açılıverdi.

ayak bileğinin kırılması

 

Eve gelir gelmez ağrı kesiciyi aldım. O da beni bir güzel sarhoş yaptı. Baş dönmesi, mide bulanması gibi garip saçma şeyler yaşadım. Yatırıldığım yerde uyuya kalmışım.

Bugün 7. günüm. daha 14 gün alçıda kalacakmış sol ayağım. Yattığım yerden kalkıp telefonu şarja takmak, kumandaya uzanıp TV kanalını değiştirmek, dolaptaki o soğuk meyve suyunu içmek gibi günlük hayattaki bir sürü şey artık yapamayacağım hale geldi. Lambayı kapatmaktan tutun üzerime daha kalın bir battaniye almak bile zulüm. Sürekli eşimden, annemden bir şey istiyorum. İstedikçe kendi halime bir kere daha sinir oluyorum. Ayağım aynı yönde hareketsiz durmaktan uyuşuyor. Sonra düzeliyor sonra yine uyuşuyor. Ufak bir kırık hayat kalitemi tamamen düşürmüş durumda. Bu sabah bilgisayarı alıp da açmak için neredeyse 500 gram ter atmışımdır. Sadece gereğinden 15 cm daha uzak diye.

Olaydan bir gün sonra Baltalimanı Hastanesine kontrole gittik annem ile. Arabadan inince hop tekerlekli sandalyeye transfer, insanlara pardon pardon diyerek hastaneye girmeye çalışma. Tekerlekli sanalyenin kolay geçmesi için yapılmış 1 metre genişliğinde metal levahalar var. Çukurlara girmemenizi sağlıyor. Yaklaşık 5 metre ara ile binaların girişlerine yerleştirilmiş. Kapıdan içeri ulaşmak istiyorsanız buradan geçiyorsunuz. Tabi bu alanlar otomobillerin işgali altında. Adam arabayı oraya çekmiş bir elinde telefon bir eli direksiyonda geri geri gitmeye çalışıyor. Bize çarpacak çünkü bizi görmüyor. O yöne bakmıyor bile. Tekerlekli sandalyede korna da yok. Seslen seslen sesini duyan yok. 10 dakika beyefendinin çıkmasını bekledik. Çıkınca biz de girebildik. Soğuktan donduk tabii. Orası ayrı. İçeri girdik. Bu sefer tekerlekli sandalyedesin diye önüne geçen mi ararsın, paldır küldür çarpan mı… Ayağımı insanlardan elimle korumak zorunda kaldım. Röntgendi, onaydı derken sürekli gezmek zorunda kalıyorsun. Yürüyerek geçebileceğin ama tekerlekli sandalye ile geçemeyeceğin yerlerin sayısı o kadar çok ki. Sürekli birilerini sana yol vermesi için uyarmak zorunda kalıyorusun. Tekerlekli sandalye ile dolaşmak yer hastane bile olsa çok zor.

ben burada engellendim

Evde 7 gün bitti. Ama gün geçmiyor. Sanki bir asırdır süren bir rüya görüyorum. Kitap oku, oturduğun yerde her yerin uyuşsun, ayağa kalkmak iste, kalkama, bir de banyo yapamama sorunu var ki aman Allah’ım bu bir kabus olmalı. Bu hafta yine bir kontrol için gideceğim. Belki ayağımın üzerine basbamama izin verirler.  Bakalım nasıl bir macera beni bekliyor.

Berna Mutlu Aytekin
Please follow and like us:

11 yorum

  1. fundalina   •  

    Acil şifalar diliyorum. Zaman çabucak geçsin… İnsanların duyarsızlığına ise inanamıyorum, gittikçe bencilleşen – düşüncesizleşen bir toplum oluyoruz.

  2. Bernam   •     Yazar

    teşekkür ederim tatlı fundalina’m sözünün üstüne söylenecek bir cümlem yok. haklısın.

  3. Kenan   •  

    Suan Aynisi bendede oldu kucuk kirik var dedi 10-15 gun alcida kalsin dedi cuma gunu 10. gun oluyor insallah cikarmama izin veririler

  4. Nazlı   •  

    Merhaba benim de ayak bileğim kırıldı ve 6 hafta duracak alçı dediler 4. Haftadayım ve bütün gün boyunca süren ağrılarım var doktora söyledim normal dedi ama bana ve çevremdekilere normal gelmiyor sizin ni bilginiz var mıdır acaba iyileştiği için mi ağrı var?

  5. Hazan   •  

    Selam kader arkadaşım;
    55 sene sonra yurtdışında yumuşak bir ıslak zemine düşerek sol fibula kemiğimi ekleme yskın iki yerden kırıp 2018 ylına beyruttta acil serviste girdim. Yarım alçıya alındım 20 gündür degnekle ask yaşıyorum , spor, traking,iş hayatım 45 gün yok. Alçım gülle gibi, yatakta dönemiyorum, oturmaktan belim sırtım agrımakta. Hastane yönünden şanslıyım gata gibi bir hastanede herkez yardım etti. Rontgenci alçımdaki sanat eserlerine bayıldı.topugunda uyuşmalar , dış iç ayak yuvarlak kemiklrrimde alçıdan acılar oluşsada şafak 20 dedim. Psikollöjim gelgitlerde. Marketlerde sıra bekletmiyolar, esnafla kanki olduk, eş dostla muhabbet tavan, paça yemekten jöle kıvamındayım, hayvansal gıdaalıp kalsiyum tavan yaptı. Cezamış dedim özgürlüğümü bekliyorum yalnız degilsiniz canlar

  6. Ökkeş ateş   •  

    Benim hikayem tir şoförü olarak 08-01-2018 Kazakistan aktau da 120 cm yükseklik te atlama sonucu sol ayak topukta kırıklığı oluştu garaj da kimse yok gece olduğunda kimse yok bir süre sonra garaj bekçisi geldi aracı onun yardımıyla kilitledim yük götürdüğüm tüccari aradım geldi sağ olsun hastaneye götürdü rödgen çekildi tabiki kırık saçma bir şekilde üst yüzeyi alçıya aldılar aracı o ülkenin dışına çıkarmak için 1100 km zorla kullanarak İran a kadar getirdim İran’da Türkiye Iğdır’a kadar bir şoför tutarak getirdim memleketi m Gaziantep e gelir gelmez özel bir hastanede ameliyat oldum şu anda 23 gün alçı da 2ay kalacak diyor doktor Allah şifa versin bunu yaşayanlar bilir zorluğunu

  7. Hayrettin   •  

    Selam arkadaşlar sabah işe giderken ayagım burkuldu 2 saat zar zor ağrıya dayandım izmir karşıyaka da hastaneye saat 12 00 de. Girdim meğerse acil yokmuş öğlen tatili imiş ayağım bir yandan şişti ağrı çoğaldı üzerine basamaz oldum kimin umurunda 13 30 mesai başladı kırık ayak bileğiyle röngen çek aşağı in yukarı çık röntgen de kırık çıktı Dr. Bu kırıkla nasıl ayakta durabildin der bende Dr.başka çare varmı Dr.dan ses yok ayak alçıya alındı.şükür 6 hafta nasıl geçer birde çalışma zorunda olmasaydım gelde evde yat mceramız bu kadar yine iyiki doktorlarımız var.i iyiki büyük şehirdeyim hastaneri iyi tanımak lazım acemi olmamak lazım.

  8. Çiler Özdemir   •  

    Arkadaşlar merhaba,benim hikayem 27 şubat sabah yağışlı hava yerler ıslak rampa yol kaydım ayağım burkuldu ,aksaya aksaya eve gittim kırık diye düşünmüyorum “2 /gün geçti şiş inmedi acile gittim kırık olduğunu amaliyat olmam gerektiğini söylediler 5/ gün sonraya ortapediye gün verdiler röntgen çekildi 2 doktor gördü amaliyat dediler.Yer İzmir eğe üniversitesi ,ben amaliyat olmak istemiyorum diyerek imza attım eve döndüm.15 gün sonra
    bodruma döndüm 1 hafta sonra Bodrum da devlet hastanesine gittim .Röntgen çekildi DR. Amaliyatlık değil dedi,10/ gün sonra tekrar gel ,ben 15/ gün sonra gittim bu gün Nisan ayın 4/dü oleey alçı çıktı iyileşmişim bunu anlatmak istedim çünkü ben yazılara ve yorumlara baktım yattığm müddetçe moralinizi bozmayın selamlar

  9. selda   •  

    Her şey daha taze.7.gün bitti 8 deyim.Sanki ameliyat sabahı ıyy tüylerim ürperdi.Kırık çıkık ağrı bunlar hak getire her türlü zaman geçer de bir de 2 yaşında dünyalar tatlısı daha memeden ayrılmamış yavrunuz varsa gözyaşları sel olur göl olur.Anneniz hasta Babanız yeni yeni tıkanmış damar ameliyatından toparlamaya çalışıyorsa.Fırsat buldukça ağlamak ibadet sayılıyor.Eşiniz uzakta,çalışıyor.Ziyaretinize en kalbi duygularla gelmiş ancak üzerindeki baskı “nasılll ayağın kırılır, günlük hayatım ne olacak!!”Şoktayım hala öyle.Oysa ben sivilcesi acısa başında olan Ben.Ben kim miyim ayağım kırılıp ameliyat olmadan önce.Hayata dair herkesi her şeyi seven sayan gülen gözler güler yüz, içinde ağlayan.Allah razı olsun Ailemden, Annemler , Yengemler, Yeğenlerim, Abimler. İnsan hiç kimse için Ailesine sırt çevirmemeli çok şükür iyisi ile kötüsü ile kocaman güzel bir ailem var.Yavruma hizmet edemiyorum en acısı bu olsa gerek.Dar alanda kısa paslaşmalarla bir ay sonrasında da 2 ay nasıl geçecek. Allah’ım beni de yavrumu da kimseyi Annesiz bırakmasın.Zor gün dostluğu uzun sabır dolu ve meşakkatli bir yol bu yolda kayıplarımız olur ancak ana temel hep aynıdır.Diğer acıyan yanım dostlarımın henüz haberi yok, bayram tatili öncesi kimsenin keyfini kaçırmak istemedim bana olan oldu. Geçmiş olsun, Allah’ım sevmiş yazmış bu acıyı sabretmek düşer.Yine ayağa kalkmak düşer bana yavrum için emek veren Ailem için, eşim ve yuvam için.Şükrettiğim o kadar çok şey var ki, rahatsızlığım geçici uzun bir süreç olsa da, Bayram kazalarında hayatını kaybedenlerden değilim.(Allah rahmet eylesin).Kalıcı bir özrüm yok, bu durumda olan kardeşlerimiz ne yapsın v.s Hayatta hiç bir şey tam olmuyor illa bir katık olacak yanında.Bir zamanlar belgeselde “Evinin ihtiyaçları bittiğinde ömrün tamamlanmış demektir” sözü geçmişti.Bu bana her yönlü bakmayı aşılamıştı olaylara.Allahın sabrı, iyi niyet ve hoşgörümüz eksik olmasın.İyiler daima kazanır.

  10. ceyhun   •  

    Merhaba Arkadaşlar
    Benim hikayem acı bir kayıp ile başladı.30 temmuz 2018 günü annemi kaybettim.cenazeden 3 gün sonra arkadaşlarla kafa dağıtmak için dışarı çıktım ve o gittiğim yerde yüksekten düşme sonucu sol ayak bileğim ve bir omurgam hasar gördü acile gittiğimde ayak bileğim şişmiş ve belimde inanılmaz bir ağrı vardı. ayak bileğimden alınan röntgen sonucu acil servisdeki doktor ayak bileğimde yumuşak doku zedelenmesi olduğunu kemiklerde bir sorun olmadığını söyledi ve ayak bileğimi atele aldılar birkaç gün sonra çıkarabileceğimi söylediler. Omurgamdan alınan tomografide de l2 omurgamda kırık olduğu tespit edildi.Omurgam için beyin cerrahı geldi ve korse verdi küçük bir kırık olduğu ve en az 2 hafta yatmam gerektiği söylendi.acilde 10 gün rapor verdiler.ilk 3 gün kımıldayamadım bile dayanılmaz acılar içerisindeydim.10 gün sonunda kontrole gittiğimde beyin cerrahı daha iyi olduğumu 20 gün daha yatmamı söyledi.omurgamdaki ağrılar azaldı ve hafif ağrılar dışında birşey kalmadı.aynı gün ayak bileğim için ortopedi doktoruna gittiğimde alınan tomografi sonucu kıkırdağın zarar gördüğünü ve ayağımın alçıya alınması gerektiğini söyledi.40 gün süreyle dikkat etmemi ve kesinlikle üzerine basmamamı söyledi.20 gün sonra tekrar kontrol için gelmemi istedi.20 gün sonra kontrole gittiğimde tekrar bir tomografi ve 30 gün daha rapor yazdı, kırığımın stabil olduğunu ve bekleyeceğimizi söyledi.Bir vitamin önerdi.Alçı sonrası prp tedavisi yaptırmamı söyledi.Bu arada sigara kullanıyorsan kesinlikle bırakmalısın Asla iyileşmez dedi bu ayağın.O zaman ben asıl çöküntüye uğradım.Sanırım o an direncim kırıldı.Zaten annemi kaybedeli daha 1 ay olmamış evde yataktayım çalışamıyorum faturalarım birikmiş ekonomik olarakta zordayım.Stres hat safhada yani.Ben günde 2 paket sigara içen adamım benden sigarayı bir anda kesmemi yoksa bu ayağın iyileşmeyeceğini hatta ayağımın dondurulup işlevsiz kalacağını söyledi doktor.Bu zamana kadar gayet sabırlı olan ben o günden sonra sigarayı bıraktım 24 saat içmedim ama inanılmaz bir buhrana kapıldım.Ağlama krizlerine girdim.uyuyamıyorum yatamıyorum.Eskisinden daha çok sigaraya ihtiyaç duyuyorum.Günde 2 ya da 3 tane sigara içiyorum dayanamadığım için yoksa akıl sağlığımı kaybedeceğim.Bu günleri nasıl atlatacağım ya da atlatabilecekmiyim bilemiyorum.Şu an 26 günüm daha var alçının çıkmasına.Herkese sabır diliyorum özellikle sigara içenlere ve geçmiş olsun diyorum.Umarım tez zamanda iyi olursunuz.

  11. Engin Karslı   •  

    Ayak bileğim burkuldu ve hastaneye gittiğimizde kırık olduğunu ögrendik.Alçıya alındi ve ilk gece ağrıdan dolayi sabaha karşı 4:30 da uyandım . Alçının yaklaşık 3 hafta kalacağını söyledi doktor.ilk günü bile zor geçen süŕeç 3 hafta sürecek. Allah kimseye yaşatmasın. Bakalım neler yaşayacam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir