Bebeklerde inmemiş testis operasyonu ve sünnet

Geçtiğimiz ay bizim için oldukça gergin bir aydı. Ali küçük bir operasyon geçirdi. Doktorlar küçük bir operasyon diyorlar ama gel de bunu anneye anlat. Saatler geçmedi, bitmedi beklemeler. Nihayet 1.5 saatin sonunda ağlaya ağlaya doktorlara teslim ettiğimiz bebeğimize kavuştuk. Operasyon beklenilenden uzun sürse de gün içinde hastaneden çıkışımız yapıldı. Ben bu yazımda size operasyon öncesi ve sonrası olan süreci, operasyona nasıl karar verildiğini anlatacağım.

Erken doğum ile dünyaya gelen erkek bebeklerde inmemiş testis sıkça görülen bir durum imiş. Bize de doğumdan önceki son ultrason kontrolümüzde testislerden birinin henüz inmediği, muhtemelen doğumdan sonraki 6 ay içinde ineceği söylendi. Çok sık görüldüğü için yapacak bir şey yok elbet iner diye bekledik. Halbuki Ali’ye yenidoğan sünneti yaptırmak istemiştik. İlk 30 gün içinde bu sünnet yapılabiliyor imiş. Biz de aradan hemen çıkarmak istemiştik. Fakat inmemiş testis hadisesi ameliyat gerektirebileceği için sünneti de onunla beraber yaptırırız dedi doktorumuz. Yenidoğan sünnetini iptal etmek zorunda kaldık.  Doktorumuz inmemiş testis ameliyatı için 6 ay bekleyeceğimizi 6 ay içinde inme olmaz ise 1 yaş olmadan hem inmemiş testis ameliyatını hem de sünneti yaptırmak gerektiğinin de altını çizdi. Eğer testis inerse -ki kesin iner ihtimali ile konuşuyordu- o zaman 2 yaşına kadar sünneti yaparız içinizi ferah tutun dedi. Doktorumuza güvendik.

  1. ayı dolduğunda doktor kontrolümüz oldu ve  doktorumuz nihayet testisinin “yola girdiğini” indiğini söyledi. Biz de rahatladık. Neden rahatladık? Eğer ameliyat gerekiyorsa bebek genel anestezi alacaktı. Genel anestezi beni biraz korkutuyordu açıkçası. Alerjik bir bebek olduğu için sorun yaşar mıyız diyordum. Testis inse de 2 yaşı falan beklemesek direkt 7 yaşında ya da daha ileriki senelerde lokal anestezi ile yaptırsak diyordum. Diyordum da işte ben plan yaparken hayat kafasına göre takılıyormuş.

Geçtiğimiz günlerde acile gitmek zorunda kaldık Ali alerji oldu ve her yanı kabardı. Malum bölge de bu alerjiden etkilendi. Birden morarma başladı. Önce fotoğraflarını doktorumuza gönderdik. Detaylı muayene için de ertesi gün apar topar yanına gittik. Doktorumuz “sünnet derisi iltihabı” teşhisi koydu. İyileşmeden sonra acilen sünnet yaptırmamız gerektiğini söyledi. Benim 7 yaşında yaptıracaktık ama söylemlerim havaya uçtu. Madem şart bir şey yaptıracağız. Ali 16 aylık. İlaçlarımızı aldık. Antibiyotikler, kremler vs. Hemen kullandık. İyileşme olması gerektiği halde gece durum daha da fena bir hal aldı. Ali acıya dirençli bir çocuk ama acıdan kıvranıyor. Doktorumuza fotoğraf gönderdik. Doktorumuz korkulacak bir şey olduğunu acile gitmemiz gerektiğini söyledi. Gece 11 sularında onun yönlendirmesi ile en yakın hastanenin aciline gittik. Acil doktorları risk almak istemediler. Bizi eve göndermek istediler. Bugün gidip yarın gelecekmişiz. O kısımlar sinir harbi içinde geçti. Kısa kesiyorum. Kapıları çalıp aça aça gecenin 12’sinde bir cerrah bulabildik hastanede. Cerrahın ilk tepkisi burada iltihap yok ki, alerjiden kaynaklı döküntü var siz bu gece gidin yarın gelin korkacak şey yok demek oldu. Tıbbi bir dil ile anlatınca da ikna oldum. Sünnet derisi iltihabı olsaydı şurası şöyle burası böyle olmalıydı vs. gibi izah etti. Ertesi gün aynı hastanenin çocuk cerrahı olan Değer Devecioğlu’ndan randevu aldık. Muayenede ufak çapta bir sorunla karşılaştık. Ali’nin 4. ayda indi denilen testisi meğerse inmemiş. Ayrıca inmesine mani olan fıtık benzeri bir kese var imiş. Alerjiden dolayı olan durum geçince acilen ameliyata girmelisiniz dendi. Ameliyat 1 yaş dolmadan yapılması gerek olan bir ameliyat ve fakat bundan 12 ay önce biz ameliyata gerek kalmadı bilgisi verilince mutlu mesut evine giden insanlarız. İlk iş bizi yanlış yönlendiren, üstelik sünnet derisi iltihabı diyerek bir de yanlış teşhis koyan doktorumuzu bıraktık. Ameliyat günü için randevu aldık.

Alerji durumu 3 güne geçti. Ameliyat günü geldi çattı. Sabah geleceğiz tetkikler yapılacak, ameliyata girecek olan anestezi doktoru Ali’yi görecek. Sonra odamızda ameliyat saatini bekleyeceğiz. Ameliyat 1 – 1,5 saat sürecek sonra 2-3 saat daha Ali’yi izleyecekler ve ardından evimize dönebileceğiz. Teoride bu kadar basit. Pratik öyle olmuyor maalesef. Ali’nin ateşi çıktı. Ameliyat günü 37,5 olan bir ateş. Anestezi uzmanı ameliyata girmesine izin vermiyorum dedi. Çocuk doktoruna yönlendirdi. Çocuk doktoru bence sorun yok ameliyata girebilir dedi. Tabii bu arada ben tedirginim. Yaptırmayalım ameliyatı ateşi var diyorum sürekli. En son doktorla konuştuk. Saat 3 olmuş, çocuk aç kaldı bunca saat. Bu operasyon çabucak olacak bitecek bir şey. Canınızı sıkmayın dedi doktor. Daha rahat ettim. Nihayet Ali ameliyata girdi.

Buraya kadar sabırla okuduğunuz için teşekkürler. O günkü hislerimi yazdığım instagram hesabımdaki postu aşağıda paylaşıyorum. Hala aynı fikirdeyim. Bu tam bir travma.

 


Ameliyattan sonra bebeğiniz size yeşil renk ve steril olduğu söylenen ama ütüsüz ve paçavra gibi göründüğü için aklınızın buna bir türlü inanmadığı ameliyathane giysisi ile geliyor. Tanımadığınız bir adamın kucağında ve tabii ki ağlayarak. En azından bizim durumumuz böyleydi. Ameliyat çıkışında ani bir müdahale gerekebilir diye düşünülerek kolda bir damar yolu açılmış bantlanmış bir iğne giriş yeri var. Bebeğiniz ayılır ayılmaz ameliyat yerlerine dokunmak ve üstündeki kendine ait olmayan şeyleri çıkarmak için tüm eforu sarfedeceği için kucakta tutmakta çokça zorlanıyorsunuz. Anne kucağına gelince bir de anne süt verebiliyor ise bebeği zapt etmek iyice zorlaşıyor. Ameliyattan sonra emzirmek, su vermek vb yasak. En az 2 saat. Oysa Ali için anne demek süt demek. Onu oyalamak için en büyük kurtarıcımız yoldan geçen arabalar oldu. Allahtan arabalara meraklı da Ali biraz ninni, biraz araba, biraz gezinme derken uyuttuk. 2 saat sonra emzirdim. Yine uyudu. 1 saat daha kontrolde kalıp kolundaki iğneleri çıkardılar ve bizi de hastaneden taburcu ettiler. Bize gece kullanmak için bir lokal uyuşturucu verdiler. Ağrı kesici, antibiyotik zaten yapılmıştı. Ameliyattan önce çokça kan aldılar. Bu kanların bir kısmını ameliyata mani bir durum var mı onu öğrenmek için yapılan testlere, bir kısmı da ameliyat yapıldıktan sonra dosyada kalması için yapılan bir takım testleri içeriyordu. O testlerin iyi ya da kötü sonuçlu çıkmasına gerek yok imiş. Ama ameliyat dosyasında durması gerekiyormuş. Bu durum tam olarak saçmalık da neyse. Prosedür böyle imiş.

Gece zor geçti. Ağrısı vardı Ali’nin. Calpol adlı ağrı kesici ilacı günde 4 kere vermemiz söylendi. Günde 1 defa da antibiyotik verildi. Canı acıdıkça da ameliyat yerlerine lokal anestezi damlatabilirsiniz dendi. Günde bir kere de baticon sürmemiz istendi. Ameliyat yerlerine yapıştırılmış hareket kabiliyetini sınırlayan yara bantları vardı. Onlar ilk gecenin sonunda çıktılar. Yerine yenisini takmak için çocuğu bir kişinin tutması gerekti. O kadar istemiyordu ki. Bu bantlar önemli ameliyattan sonra mutlaka takılmalı, yenilenmeli çünkü çiş ve kaka potansiyel iltihap riski taşıyor. Değmemesi gerekiyor. İlk gün ameliyat yeri çok fena idi. İkinci gün şişlik indi renk değişmedi. Üçüncü gün ise hem şişlik indi hem de renkte daha normalleşme başladı. 1 haftanın sonunda şişlik gözle görülür derecede inmişti ama yine de bir miktar şişlik vardı. Doktorumuz haftalık kontrolünde her şeyin yolunda olduğunu söyledi. Tatile gidersek deniz suyunun iyi geleceğini de söyledi. 20 gün sonra denize götürdük. Sorun yaşamadık. Dikişler düzeldi, döküldü.

Tabii sünnetten sonra bez bağlamak, bebeğin altını temizlemek tam bir zulüm. Elletmiyor, taklalar atıyor, ilaç sürdürmüyor, bant taktırmıyor. 15 güne biraz rahatladı. Bir ay sonra denize soktuk. Ameliyattan kalan yara izi halen var ama ileride geçer imiş. 1 ay sonunda yine kontrole gittik. Her şey olması gerektiği gibi ama 3 ay sonra yine kontrol var. Umarım tamamen düzelmiş olur.

Dikkat edilmesi gereken şeyler, ameliyattan çıkınca hastaneden yanınıza lokal bir anestezi mutlaka isteyin.Bir damla ile çocuk uykusuna kaldığı yerden devam edebilidi. Ameliyat yerlerindeki dikişleri örten bantları kullanmak önemli. Eğer yapışkanlığını kaybetmişse yenisini almak gerekiyor. Bebeğin altını sık sık değiştirmek gerekiyor. Mümkün olduğunca temiz kalmalı.

Berna Mutlu Aytekin
Please follow and like us:

1 Yorum

  1. Cigdem   •  

    Tam sunneti dusunurken ne guzel oldu bu yazi. Gerci icim ezildi okurken, Ali ve sizin icin cok uzuldum. Burda 6 aydan once yapilmiyor sunnet. Onunuzdeki hafta kontrol icin gidiyoruz bakalim ne diyecek doktor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir