Bana sorular hazırlanmış bende cevapladım:)

bugün içimde bir sıkıntı yok. yorgun olmanın verdiği bir huzur var belkide belkide bi kaç gündür işlerin yolunda gitmeyeceğine yönelik inancım azaldı ondanda olabilir. bu soruları bu tür duygular içinde cevaplayabilmek için bir kaç gündür bekliyorum. hayata karşı motivasyonum biraz yükselsin diye..


cihan kaloğlu ‘nun sorduğu sorulara geçelim. ayrıca cevapları friendfeed’ den de takip edebilirsiniz.

işte ilk soru; 




Fırsatlar üzerine…




Karşına çıkan küçük fırsatların kaçının hakkını verebildin hiç sorabildin mi kendine? Ruhunu okşayan o saniyeleri elinden kaçırmadan kaç kez sarabildin? Sonrasında ah keşke demediğin kaç fırsat var ellerinde? Geceleri sarılıp sarılıp uyuduğun kaç mutluluk var?

karşıma çıkan fırsatları hep iyi değerlendirdiğime inandım. hani derler ya yüreğim mi mantığım mı diye ben hep yüreğimin sesini dinledim, tabi çok istediğim şeyler için mantığımın izin vermediği zamanlarda oldu ama hep kandırdım mantığımı. kendimi yüreğimin sesini dinlemem konusunda inandırdım. bu iyi de oldu. pek üzülmedim. kendim seçtim dedim ters bi sonuçla karşılaştığımda. “bu işte de bir hayır vardır demek ki azcık üzülmem gerekiyormuş” dedim. sevdim böyle yapmayı beni ben yaptığını düşündüm. düşünüyorum. gece sarılıp uyumak için bissürü mutluluk bulabilirim. bissürüde sıkıntı bulabilirim içimden bi ses ağla dediğinde. kardeşim sınavını vermiş, semrişin bebeği olacak, hem de ben doğru tahmin ettim kız olacak, varsın evin boyası tutmamış olsun boyarız bi boş vaktimizde.. bunlar için mutsuz olmaya değer mi?




Zorluklar üzerine…




Susup düşünmek mi zor, konuşup saçmalamak mı? Gidip de dönmemek mi zor, kalıp da yol gözlemek mi? Sorgulamak mı zor, yoksa kayıtsız kabullenmek mi? Giden mi terkeden aslında, yoksa kalan mı?

susup düşünmek zor tabi ki. konuşmak ve saçmalamak hep kolay olmuştur. malesef çenem çok düşüktür. bazen saçmalamak ister insan hani böyle içmeden sarhoş olmak gibi. ben çok yaparım onu. pek de güzel yaparım methetmek gibi olmasın kendimi.
 kalıp yol gözlemek daha kolaydır insan kendine güveniyorsa bekleyebileceğinden eminse yol gözlemek daha kolaydır. ama ya giderse ya dönmezse. biraz güven duygusu önemli onu oturtunca herşey daha kolay aslında. 
kayıtsız kabullenmek de kolaydır ama zevkli olan sorgulamaktır o ayrı. kayıtsız kabulleneceğin kişi eğer güvendiğin bir kişi ise o zaman kayıtsız kabullenmek de güzeldir. aynı bir deniz yatağında uzanmak gibi. dalganın asla çıkmayacağını ve istemediğin bir karaya vurmayacağını bildikten sonra güzeldir kayıtsız kabullenmek. sorgulamak istemediğin cevapları bulmaya endişen varsa can acıtır biraz. yürek ister. 
giden terk eder. bekle ki gelsin. beklemezsen de yine terk edilmiş olursun. kalan sensin terk edilen de sensin. o kadar net ki!




Özeleştiri üzerine…




Özeleştiri” kağıt kesiği gibi can yakabilir bazen… Mazeret üretmeden bitirebildiğin varmı?

kendimi eleştiririm çok. canım da o kadar yanmaz. hiç yanmadı. o yüzden uygun bir cevap üretemiyorum..




Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak