Aromaterapinin cilde faydaları

Aralık ayı itibariyle şampuansız hayata geçtim. Yurt dışında epey yaygın bu sisteme no poo adını veriyorlar. Şampuanı bıraktım önce karbonat ile daha sonra sirke ile en son olarak da bunları dönüşümlü yaparak saçımın kendi kendini temizlemesini sağladım. 2 ayı geçtik. Saçımın hem renginde, hem de yapısında epey değişim gözlemliyorum.

Hazır banyoda böyle bir arındırma içine girmişken cilt bakım ürünlerime de el atayım dedim. Ve ilk olarak kastil yağı ile tanıştım. Denemek için satın aldığım yağdan memnun kaldım. İçine biberiye katmışlar. Hiç sevmem kokusunu. Daha sonra bu yağın içine sevmediğim kokular katıldığını aslında bu kokular olmadan ya da cildim için başka faydalı uçucu yağları koyarak da bir cilt temizleyici hazırlayabileceğimi öğrendim. Eşime de hazırlarım o zaman dedim. Dedim ve aksiyon başladı.

Başladım araştırmaya. Hangi yağlar cildime uygun? Hangileri eşimin cildine uygun? Bu ürünlerin en kalitelilerini nereden bulurum?

Aromaterapi yağları ikiye ayrılıyor. Sabit yağlar ve uçucu yağlar. (Sentetik yağlar da var ama onlar yalancı yağlar. Kullanmıyoruz onları.) Sabit ve uçucu yağlar demiştik. Evet. Şimdi onların en kalitelileri hangileri onlara bakalım. Organik olanlar en iyileri. Bulursak onlardan, bulamazsak analizleri yapılmış ve bizim de bu analizleri kolayca ulaşıp inceleyebileceklerimizden temin ediyoruz. Uçucu yağlar cilde doğrudan sürülemiyor. Bu yağları sabit yağlara “taşıtmamız” gerekiyor. Sabit yağın içine yüz veya vücut için hasarın boyutuna göre de belirlenebilecek yüzdelerde uçucu yağ ekliyoruz. Yağların soğuk sıkım olması da önemli bir faktör. Soğuk sıkım kullanmazsak yeterince faydalı bir ürün kullanmayacağımızı bilmemiz gerekiyor. Sabit yağlarda dikkat etmemiz gereken şeylerden en birincisi ise yağın komedojenik olup olmadığı. Yani kullandığımızda cildimizde sivilcelenme/ gözeneklerde tıkanma yapıp yapmayacağı. Cilt yapımıza uygun olan yağları seçip içlerinden komedon oluşumuna izin vereneleri eliyoruz. Benim cilt karma. Yani hem yağlı hem kuru bölgeleri var. Yağlı ciltlerin linoleik asidi yüksek yağlar kullanması gerekiyor. Bu asit türü sebum dengesinin düzelmesini sağlıyor. Cildi aşırı yağ üretmekten kurtarıyor.

Linoleik asit sadece akne ya da aşırı yağlanmayı azaltmaz, aynı zamanda cilt lekelerine, hassasiyete, kuruluğuna da iyi gelmektedir. Linoleik asit oranı yüksek yağları cilt bakım rutininize eklemeniz faydalı olacaktır.

Yağlı Ciltlere Uygun Bazı Yağlar

• Üzüm çekirdeği yağı : (% 76 linoleik asit, Komedojenik derecesi 2)

• Ayçiçek yağı (% 72 linoleik asit, Komedojenik derecesi 0)

• Aspir yağı ( % 75 linoleik asit, Komedojenik derecesi 0)

• Kenevir yağı ( % 56 linoleik asit, Komedojenik derecesi 0)

• Çuha çiçeği yağı ( % 73 linoleik asit, Komedojenik derecesi 2)

• Kuşburnu yağı ( % 54 linoleik asit, Komedojenik derecesi 2)

Bir süredir yeterince su içmediğim için cilt mantosunda tahribatlar oluşmuş bu nedenle de cildim hem hassas hem de karma ciltli haline dönüşmüş. Önce su dengesini tamir etmem gerekti ki ardından kullanacağım ürünler işe yarasın.

Cilt tipinin yanında cildin yapısı da önemli. Genç cilt mi, olgun cilt mi, akneli cilt mi vb. hepsini tespit ettikten sonra şu linkten kolayca ulaşabileceğiniz yağ tablosuna bakıyorsunuz. Ve yağ tablosundan size uygun yağları tespit ediyorsunuz. Örneğin benim cildim beyaz, karma ve renk tonlarında eşitsizlikler var. Ayrıca belli bölgelerinde hassasiyetten dolayı dermatit oluşmuş. Kuruluklar var. Yağ tablosunu incelediğimde kendim için kayısı çekirdeği yağı, shea yağı, üzüm çekirdeği yağı, susam yağının uygun olduğunu buldum. Sıkılaştırma gereken göz altı ve kaz ayakları bölümünde ise hodan yağının çok iyi geldiğini bir tesadüf ile öğrendim. Sabit yağlarım belli oldu. Susam yağı beyaz ciltli olduğum için güneş uv koruması sağlıyor, kayısı çekirdeği yağı hem yüz hem de vücut için kadife gibi bir etki sağlıyor, kolay emiliyor, kuruluğu gideriyor. Üzüm çekirdeği yağı göz çevresi için başta olmak üzere ciltteki lekeleri yok ediyor. Göz altı morluklarını ortadan kaldırıyor. Shea yağı nemi ciltte uzun süre tutmak için ideal tabiri caizse ne kokan ne de bulaşan bir yağ. Komedon oluşturmuyor, nemin dışında aşırı bir numarası da yok. Sıvı hale getirip içine diğer yağlardan ilave ederek kendimize özel bir karışım hazırlayabiliyoruz. Kendisi gündüz nemlendiricisi için baz bir katı yağ formülü yapmamı sağladı.

Uçucu yağ olarak ise yine cildime etkilerinden dolayı günlük, palmarosa, selvi, ıtır uçucu yağlarını kullandım. Bu uçucu yağları shea yağına katmadan gayet sıvı olarak serum olarak hazırladığım bir karışımda kullandım, sadece gece uyguluyorum. Bir de azar miktarda gündüz nemlendiricisinde kullandım ve sonuçtan çok çok memnunum. Öncelikle serumu denedim. Baktım çok düzelme var. Gündüz nemlendiricisini de yaptım. Tamamen kişiye özel bir çalışma oldu. Aşağıda reçetelerini paylaşacağım. Belki fikir edinip siz de yapmak istersiniz.

Tüm bu aromaterapi araştırmalarım 2 aylık bir uğraş gerektirdi. Aşağıda linklerini vereceğim kaynakları okuyarak aslında hepsini öğrenebilirsiniz. Biraz zaman alacağını baştan söyleyeyim. Ben araştırma konusunda doymak bilmeyen bir iştaha sahip olduğum için bilgisini cömertçe paylaşanların tüm içeriklerini ezberledim sayılır. Aşağıda linklere ulaşabilirsiniz. Tüm bu uğraş neden derseniz, kimyasal ürünler olmadan vücudumuzun en büyük organı olan cildimizi beslemek, ihtiyacı olan bakımı sağlamak, parabensiz, sülfatsız içerikler ile ona yardımcı olmayı istiyorum.

Ham maddeleri nereden aldığıma gelirsek uçucu yağlar için Simya Evi‘ni kullanıyorum. Facebook grubunda her soruma yanıt alabildiğim Simya evi benim için eşsiz bir kaynak. Çok az damla kullanmam gerektiğinde -örneğin 3-5 damla- eczanemden uçucu yağ satın alıyorum. Cilt bakımı için tonik olarak gül suyu kullanıyordum fakat bu dönem aşırı kuruttuğunu düşündüğüm için kendime hyaluronik asit içeren kombuça sirkesinden faydalanarak bir tonik yapma çabasındayım. Sabit yağlar için farklı markaların arasından seçim yaptım. Beni epey yordu diyebilirim. Bu sabit yağ denen yağlar 30-50-100ml gibi oranlarda satılıyor. Eğer evde bir imalathane açmayacaksanız içinden 5-10 ml kullanacağınız o sabit yağa verdiğiniz para ziyan oluyor. Daha azını bulmak mümkün değil. Ya çok nokta atışı yapıp öyle satın alacaksınız ya da koca şişelerde alıp uygun kremler, serumlar haline dönüştürüp eşe dosta hediye edeceksiniz.

Yazımın ilk bölümünü bu şekilde noktalıyorum.

Eğer reçete istiyorsanız, konu ilginizi çektiyse yazımın ikinci bölümünü okumak için aromaterapi kozmetik reçetelerim yazıma göz atınız.

Ufkumu açan kaynaklar:

www.instagram.com/yildizvelatte

www.dogalivarken.com

 

 

Berna Mutlu Aytekin
Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir