Altın-döviz-kriz

Geçen hafta söylediğim gibi altın ile ilgili beklentileri de sizinle paylaşmak isterim;
Merkez Bankalarının altın rezervlerine baktığımız zaman, toplam rezervlerinin  %10’u altından oluşuyor.Bu oran gelişmiş ülkelerde %50, Çin’de ise %2 civarında. Çin’in bu oranı %10’a çıkarması halinde piyasadan yaklaşık 5900 ton altın alması gerekiyor. Görüşler Çin’in böyle yapacağı yönünde. Geçtiğimiz günlerde IMF’nin altın stoklarından 200 ton altının da Hindistan tarafından satın alındığını biliyoruz. Bu gelişmeler çerçevesinde, Çin’in yapacağı hamleler altın fiyatını etkileyecek unsurlardan biri.
İlk defa yapılan “sabit faiz ödemeli10 yıllık vadeli tahvil ihalesi” ve sonuçları geçen haftanın konuşulan konularından biriydi. 949,9 milyon TL. tutarında bir rakama ulaşıldı. Not artırımları ile yabancı yatırımcı için cazip görünen Türkiye ekonomisine duyulan güvenin test edildiği bir ihale oldu. Daha çok Bireysel Emeklilik Sistemi Şirketleri gibi uzun vadeli getiri arayışı isteyenler tarafından tercih edilen sabit getirili uzun vadeli devlet tahvili yeni bir enstrüman olarak piyasalardaki yerini aldı. Satış rakamı ve faiz beklentisi de umulanın üstünde gerçekleşti %11,10 civarında olan beklenti %11,24 olarak fiyatlandı.
Bu hafta yaşananlara bakarsak;
Dolar şu dönemde çok değerli bir para birimi olmasa da Euro paritesinden dolayı yükseliyor. Dünya da bu sıralar bunun şoku yaşanıyor. Euro son 9 senenin en kötü performansını sergiliyor.
Krizden sonra Yunanistan’ın verilerinin hiç iç açıcı olmadığını yazıp duruyorum. Bunun tetiklediği başka olumsuzluklar da var. İspanya ve Portekiz’in de Yunanistan gibi mali performansının zayıf olması, borçlarını çevirip çeviremeyeceği ile ilgili kaygılar dünya’da bu hafta oldukça büyük bir “kırmızı ekran” sorununa yol açtı. Tüm borsalar düşüşte. Bu düşüşe kaç zamandır yükselen Asya borsaları dahil.
İspanya ve Portekiz’in durumunun da Yunanistan’dan farklı olmadığı ortadaydı ama piyasa henüz bunu fiyatlamamıştı. Bununla beraber ABD’de işsizlik maaşı başvurularının da umulandan fazla çıkması küresel toparlanmanın çok zaman alacağını gösterdi.
Almanya’nın 2009 rakamları da hiç iç açıcı değildi. Oldukça yüksek bir borçlanma paketine de evet diyen “Almanya İspanya, Portekiz ve Yunanistan’ın kötü mali verileri açıklamasıyla Euro’dan çıkmaya hazırlanıyor” dedikodusu da piyasayı sarsıyor. Sonuç olarak şu an dünya borsalarındaki tüm ekranlar kırmızı…
Biz’de ki duruma bakacak olursak;
IMF ile anlaşma imzalanacak söylentileri oldukça değerlenen İMKB, dünya piyasasından etkilenen diğer ülke borsaları gibi hızlı ve yüksek bir düşüşle aşağı iniyor. Buna IMF anlaşmasının mayıs ayına sarkması durumunun söz konusu olduğu iddiasının da etkisi var. S&P ‘nin hala bir not bildiriminde bulunmaması ise işin tuzu biberi oldu.
Haftaya durum nasıl olacak merak ediyorum.
Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak